Xiaomi Auto, ağustos ayında 30 binin üzerinde otomobil teslim ettiğini açıkladı ve böylelikle aylık teslimatların bu seviyenin üzerinde kaldığı dönem beş aya ulaştı. Şirket bu kez kesin teslimat rakamını paylaşmadığı için ağustos performansının önceki aylarla doğrudan karşılaştırılması mümkün değil. Xiaomi temmuz ayında 31.267 otomobil teslim etmiş, bu rakam yıllık bazda yüzde 2,68 artarken hazirana kıyasla yüzde 9,99 gerilemişti. Geçen yılın ağustos ayında kaydedilen 36.396 adetlik teslimat dikkate alındığında, bu yıl açıklanan “30 binin üzerinde” ifadesi yıllık karşılaştırma açısından da net bir tablo ortaya koymuyor. Buna rağmen şirketin beş ay boyunca 30 bin adet eşiğini koruması, Xiaomi’nin kısa sürede ulaştığı üretim hacminin devam ettiğini gösteriyor.
Yıllık hedef tarafında ise Xiaomi Auto’nun önünde oldukça yüksek bir teslimat temposu bulunuyor. Şirket yılın ilk yedi ayında toplam 216.322 otomobili müşterilerine ulaştırdı. Ağustos ayı için açıklanan 30 bin adetlik alt sınır hesaba katıldığında sekiz aylık toplam teslimat en az 246.322 seviyesine çıkıyor. Bu sayı, CEO Lei Jun tarafından belirlenen 550 bin adetlik yıllık hedefin yüzde 45’inden daha düşük bir bölümüne karşılık geliyor. Dolayısıyla Xiaomi’nin hedefi değiştirmemesi hâlinde eylül ile aralık arasındaki dört ayda yaklaşık 303.678 otomobil daha teslim etmesi gerekiyor.
Bu hesaplama, yılın kalan bölümünde aylık ortalama yaklaşık 75.900 araçlık bir teslimat hacmine ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Söz konusu seviye temmuz ayındaki 31.267 adetlik teslimatın yaklaşık 2,4 katına karşılık geliyor. Talebin bu ölçüde yükselmesi tek başına yeterli olmayacağı gibi, fabrikaların ve tedarik zincirinin de aynı ölçüde daha yüksek kapasiteyle çalışması gerekecek. Otomobil üretiminde kapasite artışı; parça tedariki, kalite kontrolü ve lojistik gibi birbirine bağlı çok sayıda sürecin birlikte ölçeklendirilmesini gerektiriyor. Bu nedenle 550 bin adetlik hedefe ulaşılabilmesi açısından yılın son dört ayındaki üretim kapasitesi satış talebi kadar belirleyici olacak.
Xiaomi SkyNomad N70 ve N90 ile EREV pazarına yöneliyor
Xiaomi’nin yılın son bölümündeki ürün planında SkyNomad serisi öne çıkıyor. Yaz aylarının sonunda tanıtılan seri, şirketin yalnızca bataryalı elektrikli otomobillere odaklanan mevcut yaklaşımından farklı olarak menzil uzatıcı elektrikli araç, yani EREV sistemini kullanıyor. Bu tür otomobillerde içten yanmalı motor tekerlekleri doğrudan hareket ettirmek yerine bataryayı ve elektrik sistemini destekleyen bir jeneratör görevi üstleniyor. Böylelikle özellikle uzun mesafelerde şarj noktası bulma konusunda endişe yaşayan kullanıcılar için daha esnek bir kullanım sunulması hedefleniyor. Xiaomi’nin eylül ayında yedi koltuklu N90 Max ve beş koltuklu N70 Max modellerinin satışına başlaması, serinin yıl sonu teslimat rakamlarına katkı sağlayabilmesi açısından zamanlamayı da kritik hâle getiriyor.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Serinin büyük modeli SkyNomad N90 Max, 5.285 mm uzunluğa, 1.998 mm genişliğe ve 1.825 mm yüksekliğe sahip. Otomobilin aks mesafesi 3.080 mm, ağırlığı ise 2.799 kg olarak veriliyor. Çift elektrik motoruyla dört tekerlekten çekiş sunan güç aktarma sistemi toplam 310 kW, yani yaklaşık 416 beygir güç üretiyor ve N90 Max’in 0’dan 100 km/s hıza 5,9 saniyede çıkmasını sağlıyor. Kabinde park hâlindeyken 180 derece döndürülebilen ön koltuklar, sıfır yer çekimi konumuna geçebilen masajlı koltuklar ve isteğe bağlı açılır masa gibi donanımlar bulunuyor. Bu özellikler N90 Max’i yalnızca performans odaklı bir elektrikli otomobil yerine geniş ailelere ve uzun yol kullanımına yönelik büyük bir SUV olarak konumlandırıyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları





REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir.
Beş koltuklu SkyNomad N70 Max daha küçük ölçülere sahip olsa da kompakt bir otomobil sayılmayacak boyutlarda geliyor. Model 4.960 mm uzunluğa, 1.998 mm genişliğe ve 1.765 mm yüksekliğe sahipken aks mesafesi 2.950 mm olarak belirtiliyor. Donanım ve versiyona göre aracın ağırlığı 2.453 ile 2.610 kg arasında değişiyor. N70 Max’in dikkat çeken teknik özelliklerinden biri, 1,5 litrelik benzinli jeneratör devreye girmeden önce CLTC ölçüm standardına göre 505 kilometreye kadar tamamen elektrikli sürüş menzili sunabilmesi. Bununla birlikte CLTC değerlerinin gerçek kullanım koşullarında farklılaşabileceğini ve aracın pratik menzilinin sıcaklık, hız, yol koşulları ve klima kullanımı gibi değişkenlerden etkileneceğini göz önünde bulundurmak gerekiyor.
Xiaomi’nin EREV modellerine yöneldiği dönemde Çin’deki pazar koşulları ise şirket için ek bir zorluk oluşturuyor. Kaynakta verilen verilere göre ülkedeki EREV perakende satışları yılın ilk yedi ayında yıllık bazda yüzde 15,35 azalarak 535 bin adede geriledi. Çinli tüketicilerin bir bölümü yüksek hızlı şarj desteği sağlayan 800 volt mimarili tamamen elektrikli modellere yönelirken, daha düşük fiyat arayan müşteriler için şarj edilebilir hibrit otomobiller de güçlü bir seçenek olmaya devam ediyor. Bu tablo Xiaomi’nin N70 ve N90 ailesiyle yalnızca kendi ürünleri arasında değil, farklı güç aktarma sistemleri arasında da rekabet edeceği anlamına geliyor. Şirketin yazılım konusundaki deneyimi ve tüketici elektroniğinde oluşturduğu ekosistem otomobillerde bazı kullanım avantajları sağlayabilir, fakat fiyat, verimlilik, servis ağı ve üretim kapasitesi satış performansını doğrudan etkileyen unsurlar olmaya devam edecek.
Üretim tarafındaki yük de SkyNomad ailesinin satış performansı kadar yakından izlenecek. SU7 gibi tamamen elektrikli bir sedanın üretimiyle EREV sistemine sahip, daha ağır ve daha büyük SUV modellerinin seri üretimi aynı teknik gereksinimlere sahip değil. İçten yanmalı jeneratörün elektrikli güç aktarma sistemiyle birlikte çalışması, daha kapsamlı soğutma sistemleri ve ağır kabin donanımları üretim hattındaki parça ve montaj sayısını artırıyor. Xiaomi’nin yıl sonu hedefinin gerektirdiği aylık yaklaşık 76 bin adetlik seviyeye yaklaşabilmesi için yalnızca yeni modellerden yüksek sipariş alması değil, bu araçları istenen kalite seviyesinde ve yeterli hızda üretebilmesi gerekiyor. Tedarik zincirinde ortaya çıkabilecek gecikmeler de bu kadar kısa bir dönemde üretim hacminin yükseltilmesini zorlaştırabilir.
Lei Jun daha önce otomobil girişimini kariyerindeki son büyük girişimcilik projesi olarak tanımlamıştı ve SU7, Xiaomi’nin otomotiv sektöründeki ilk döneminde markaya yüksek görünürlük kazandırdı. Buna karşın yıllık yüz binlerce otomobil teslim eden kalıcı bir üretici hâline gelmek, başarılı bir ilk model geliştirmenin ötesinde daha geniş bir ürün gamı ve istikrarlı üretim kapasitesi gerektiriyor. Ağustos ayında 30 bin adet seviyesinin beşinci kez aşılması bu açıdan şirketin belirli bir teslimat tabanı oluşturduğunu gösterse de 550 bin adetlik yıllık hedefle mevcut rakamlar arasında hâlâ ciddi bir fark bulunuyor. N70 Max ve N90 Max’in satış performansı bu farkın ne ölçüde kapanacağını etkilerken, üretim kapasitesinin aynı hızla artırılıp artırılamaması da yılın kalan dönemindeki temel değişkenlerden biri olacak. Mevcut teslimat temposu korunduğu takdirde 550 bin adetlik hedef oldukça uzakta kalıyor; hedefe yaklaşılması içinse Xiaomi Auto’nun son dört ayda şimdiye kadarki aylık üretim ve teslimat seviyelerinin belirgin biçimde üzerine çıkması gerekiyor.







