YouTube’un yanlış bilgileri yayan videoları engelleme politikası olumlu sonuçlar verdi

Yeni bir araştırma, YouTube tarafından seçimlerle ilgili yanlış bilgileri engellemek amacıyla uygulamaya konulan politikaların, Facebook ve Twitter’daki yanlış ve yanıltıcı videoların sayısı üzerinde önemli bir etkisi olduğunu ortaya çıkardı.

Bulgular, New York Üniversitesi Sosyal Medya ve Politika Merkezi‘nden bir araştırmacı ekibinin The New York Times ile paylaştığı bir rapordan geliyor. 3 Kasım 2020’deki ABD Başkanlık Seçimlerinin hemen ardından, araştırmacılar Twitter’da paylaşılan YouTube seçim hileleri videolarının sayısında çarpıcı bir artış kaydetti. O ay içinde bu klipler, platformda paylaşılan seçimle ilgili tüm videoların yaklaşık üçte birini temsil ediyordu.

8 Aralık’tan, yani YouTube’un yaygın hataların ve sahtekarlığın seçimin sonucunu değiştirdiğini iddia eden videoları kaldıracağını söylediği günden sonra, Twitter’da yanıltıcı seçim iddialarında çarpıcı bir düşüş oldu. O dönemde YouTube’dan Twitter’da paylaşılan seçim hileleri videolarının oranı yüzde 20’nin altına düştü. Bu oran, YouTube’un seçim sonuçları hakkında yanlış bilgi yayan herhangi bir kanala ihtar dağıtacağını söylediği ABD Kongre Binası baskınının ardından tekrar düştü. Başkan Biden, 20 Ocak’ta yemin ederek görevine başladığında ise, Twitter’daki tüm seçim hileleri videolarının yalnızca yüzde beşi YouTube’dan geliyordu.

Araştırmacılar aynı eğilimin Facebook’ta da devam ettiğini saptadılar. YouTube’un 8 Aralık’taki politika değişikliği kararından önce, platformda paylaşılan tüm videoların yaklaşık yüzde 18’i seçim hilelerine dair teorilerle ilgiliydi. Yemin töreni gününde ise bu sayı yüzde dörde düştü.

New York Üniversitesi’ndeki ekip, bulgularını derlemek için her gün tüm tweet’lerin yüzde 10’unun rastgele bir örneğini topladı ve ardından YouTube videolarına bağlananları izole etti. Aynısını şirketin CrowdTangle adlı aracını kullanarak Facebook’ta yaptılar.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Firefox Focus Android kullanıcılarını çerezlerden kurtaracak

Her ne olursa olsun bulgular, içinde bulunduğumuz anda bilgilerin nasıl paylaşıldığı konusunda YouTube’un oynadığı büyük rolü gösteriyor. İnternetteki en yaygın video platformu olan şirket, siyasi söylemi şekillendirmek için muazzam bir güce sahip. Politikaları hem büyük zarar hem de fayda sağlayabilir. Sosyal Medya ve Politika Merkezi’nde araştırmacı olan Megan Brown, New York Times’a, “Bu, bilgi ekosisteminin büyük bir parçası” dedi. “YouTube’un platformu daha sağlıklı hale geldiğinde diğerleri de aynı şeyi yapıyor.”

İLGİLİ HABERLER