Otomotiv sektöründe dijitalleşme artık yalnızca elektrikli güç aktarma sistemleriyle sınırlı kalmıyor. Yazılım tabanlı özellikler, bağlantılı hizmetler ve sürekli güncellenebilen araç içi deneyim, üreticilerin rekabet ettiği en önemli alanlardan biri hâline geldi. Hyundai Motor Group da bu dönüşüm doğrultusunda geliştirdiği yeni nesil Pleos Connect platformunu resmen tanıttı. Android Automotive OS temeli üzerine inşa edilen sistem, Hyundai ve Kia modellerinde araç içi kullanıcı deneyimini daha kapsamlı ve esnek bir yapıya taşımayı amaçlıyor.
Pleos Connect, Hyundai Motor Group’un yazılım iştiraki 42dot tarafından geliştirildi. Şirket, yeni platformun yalnızca mevcut bilgi-eğlence sistemlerinin güncellenmiş bir sürümü olmadığını, araç içindeki tüm dijital deneyimi yeniden tasarlayan kapsamlı bir yazılım mimarisi sunduğunu belirtiyor. Bunun yanında platform, akıllı telefon kullanım alışkanlıklarını otomobile taşıyan uygulama odaklı yapısıyla dikkat çekiyor. Kişiselleştirilebilen ana ekranlar, indirilebilir uygulamalar ve yeni özelliklerin sonradan eklenebilmesi sistemin öne çıkan yönleri arasında yer alıyor.
Pleos Connect uygulama odaklı deneyim ve Gleo AI desteği sunuyor
Yeni platformun merkezinde, Hyundai’nin Gleo AI adını verdiği yapay zekâ destekli sesli asistan bulunuyor. Büyük dil modeli (LLM) teknolojisinden yararlanan bu sistem, yalnızca önceden tanımlanmış komutlara yanıt vermekle yetinmiyor. Kullanıcıyla yapılan konuşmaları analiz edebiliyor, konum bilgisi, sürüş koşulları ve güncel gelişmeler gibi farklı verileri birlikte değerlendirerek daha doğal ve bağlama uygun yanıtlar oluşturabiliyor. Böylece araç içindeki sesli etkileşimin daha akıcı ve günlük kullanıma uygun hâle gelmesi hedefleniyor.

Bunun yanı sıra Pleos Connect, uygulama mağazası mantığıyla çalışan bir ekosistem oluşturuyor. Kullanıcılar belirli yazılım özelliklerini daha sonra araçlarına ekleyebilecek. Son yıllarda birçok otomobil üreticisinin yöneldiği bu model, abonelik tabanlı hizmetleri de beraberinde getiriyor. Ne var ki bu yaklaşımın kullanıcılar tarafından nasıl karşılanacağı, daha önce farklı markalarda görülen örneklerde olduğu gibi önemli bir tartışma konusu olmayı sürdürüyor.
Hyundai ve Kia’nın güncel modellerinde kullanılan 12,9 inç ve 14,6 inç büyüklüğündeki merkezi dokunmatik ekranlar ile dijital gösterge panelleri de Pleos Connect’in sunduğu yeni arayüz için temel donanımı oluşturuyor. Mobil cihazlardan ilham alan tasarım anlayışı sayesinde kullanıcıların araç içindeki dijital deneyimi daha sezgisel biçimde yönetebilmesi amaçlanıyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları






Teknoblog'un satış ortaklıkları vardır. Bunlar, editoryal içeriği etkilemez, ancak Teknoblog, satış ortaklığı bağlantıları üzerinden satın alınan ürünler için komisyon kazanabilir.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Türkiye’de üretilecek Hyundai IONIQ 3 için fiyat 22.245 sterlinden başlıyor

Apple MacBook Ultra şimdiye kadarki en büyük tasarım değişikliğiyle gelebilir

Anthropic CEO’suna göre yapay zekâdaki en büyük risk açık modeller değil

BMW iX3 siparişleri 100 bine yaklaştı

Mercedes GLA 657 km menzili 320 kW şarjla birleştiriyor
Hyundai, yeni yazılım platformunu ilk olarak Güney Kore’de yeni Grandeur modeliyle test etti. Şirketin paylaştığı verilere göre model ilk ayında 10 binden fazla satış rakamına ulaşırken, bu sonuç Haziran 2025 dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 80’lik bir artış anlamına geliyor. Elde edilen bu sonuç sonrasında Hyundai, Pleos Connect’i daha geniş kitlelere hitap eden modellerine taşımaya hazırlanıyor. Yılın son çeyreğinde yenilenen Avante ile Tucson modellerinin yeni yazılım mimarisiyle satışa sunulması planlanıyor.
Öte yandan Hyundai, küresel pazara yönelik Pleos mimarisini kısa süre önce düzenlenen Goodwood Festival of Speed etkinliğinde sergilenen yeni IONIQ 3 üzerinde de gösterdi. Markanın elektrikli platformunu kullanan kompakt hatchback model, 4.155 mm uzunluk, 1.800 mm genişlik ve 1.505 mm yükseklik ölçülerine sahip. Yaklaşık 1.550 kilogram boş ağırlığa sahip araç, Avrupa’da giderek büyüyen kompakt elektrikli crossover segmentinde rekabet edecek modeller arasında yer alıyor.

IONIQ 3, boyut açısından Ford Puma Gen-E ve Renault 4 E-Tech gibi yeni nesil elektrikli modellerle benzer bir konumda bulunuyor. Ford Puma Gen-E 4.214 mm uzunluğa ve 1.563 kilogram başlangıç ağırlığına sahipken, Renault 4 E-Tech daha kısa gövdesine rağmen daha yüksek yapısıyla dikkat çekiyor. Bu karşılaştırmalar, Hyundai’nin Avrupa pazarında doğrudan rekabet etmeyi hedeflediği segmenti de ortaya koyuyor.
Hyundai Motor Group açısından Pleos Connect yalnızca yeni bir bilgi-eğlence sistemi anlamına gelmiyor. Şirket, geçmişte eleştirilen yavaş çalışan navigasyon sistemleri ve sınırlı yazılım deneyiminden uzaklaşarak araç içindeki tüm dijital altyapıyı kendi kontrolünde geliştirmeyi hedefliyor. 42dot tarafından geliştirilen yazılım mimarisi, Hyundai’nin yanı sıra Kia ve grubun diğer markalarında da ortak bir temel oluşturacak. Böylece güncellemelerin daha hızlı dağıtılması, yeni özelliklerin daha kolay eklenmesi ve kullanıcı deneyiminin tüm modellerde daha tutarlı hâle gelmesi planlanıyor.

Kia cephesinde ise Pleos Connect’in 2027 yılı itibarıyla daha fazla modelde kullanılmaya başlanması bekleniyor. Resmî olarak hangi modellerin ilk sırada yer alacağı açıklanmasa da K9 ve EV9 gibi üst segment araçların öncelikli adaylar arasında bulunduğu belirtiliyor. Şirketin yeni platformu önce amiral gemisi modellerde sunması, gelişmiş yapay zekâ özellikleri ve bağlantılı hizmetlerin daha geniş kapsamda test edilmesine de imkân sağlayabilir.
Otomotiv sektöründe rekabet artık yalnızca motor performansı, sürüş dinamikleri veya donanım listeleri üzerinden şekillenmiyor. Kablosuz yazılım güncellemeleri, bulut tabanlı hizmetler ve yapay zekâ destekli kullanıcı deneyimi giderek daha fazla önem kazanıyor. Hyundai ve Kia’nın Pleos Connect platformu da bu dönüşümün son örneklerinden biri olarak öne çıkarken, önümüzdeki yıllarda araçların dijital yeteneklerinin satın alma kararları üzerinde daha belirleyici bir rol üstlenmesi bekleniyor.


