NASA, gelecekteki Mars ve Ay görevlerinde kullanılabilecek yeni nesil bir keşif aracı üzerinde yürüttüğü çalışmalar kapsamında Ernest adlı prototipin son test sonuçlarını paylaştı. Tam adı Exploration Rover for Navigating Extreme Sloped Terrain olan Ernest, mevcut gezegen keşif araçlarına kıyasla daha yüksek hareket kabiliyeti ve daha yüksek hız sunmayı hedefliyor. Uzay ajansı tarafından Colorado Çölü’nde gerçekleştirilen saha denemeleri, aracın engebeli yüzeylerde nasıl performans gösterdiğini ortaya koydu. Çalışmaların odağında ise zorlu arazilerde daha verimli hareket edebilen ve Dünya’daki operatörlerden daha bağımsız görev yapabilen sistemler geliştirmek bulunuyor.
NASA’nın Mars yüzeyinde görev yapan keşif araçları bugüne kadar çok sayıda bilimsel başarıya imza attı. Buna rağmen hareket kabiliyeti ve hız konusunda çeşitli sınırlamalar devam ediyor. Örneğin NASA’nın en gelişmiş araçlarından biri olarak gösterilen Perseverance, düz zeminde saatte yaklaşık 0,16 kilometrelik azami hıza ulaşabiliyor. Bunun yanında kayalık yüzeyler ve sert arazi koşulları zamanla tekerleklerde aşınmaya neden olurken, dik eğimler, gevşek kum alanları ve büyük kaya oluşumları hedef noktalara ulaşmayı zorlaştırabiliyor. Bu durum bazı bölgelerin incelenebilmesi için uzun ve dolaylı rotalar izlenmesini gerektirebiliyor.
Ernest, söz konusu zorluklara çözüm üretmek amacıyla geliştirilen farklı bir tasarıma sahip. Mevcut Mars keşif araçlarının çoğunda altı tekerlek bulunurken Ernest dört tekerlekli bir yapı kullanıyor. Yaklaşık 1,2 metre uzunluğundaki prototipin görevlerde kullanılabilecek nihai versiyonunun ise bunun iki katı büyüklüğünde olması planlanıyor. Aracın en dikkat çekici özelliklerinden biri, her tekerleğin bağımsız şekilde yukarı kaldırılabilmesi. Böylece sistem, engellerin üzerine çıkabiliyor veya onların üzerinden geçmek için tekerlek konumlarını ayrı ayrı ayarlayabiliyor.
Ernest aktif süspansiyon sistemiyle farklı hareket biçimlerini destekliyor
NASA’nın paylaştığı verilere göre Ernest, Colorado Çölü’ndeki son testler sırasında yedi gün içinde toplam 37 saatten fazla hareket etti. Bu süreçte yaklaşık 26 kilometre yol kat eden araç, saatte yaklaşık 1 kilometrelik azami hıza ulaştı. Bu değer, günümüzde Mars yüzeyinde görev yapan keşif araçlarının hızlarıyla karşılaştırıldığında kayda değer bir artış anlamına geliyor.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

NASA’nın yeni uzay teleskobu için geri sayım başladı

NASA, Psyche’nin Mars yakın geçişinden yeni kareler paylaştı

NASA X-59 sessiz süpersonik uçuşlar için gerekli koşullara ulaştı

NASA, yörüngesi hızla alçalan Swift teleskobunu kurtarmaya hazırlanıyor

NASA astronotları Ay’da Prada tasarımı özel giysi giyecek
Jet Propulsion Laboratory’de Ay görevleri üzerinde çalışan gezegen bilimci James Keane, Ernest’in sunduğu hareket kabiliyetinin gelecekte daha geniş bölgelerin incelenmesini mümkün kılabileceğini belirtiyor. Keane’e göre bu tür bir keşif aracı, Ay veya Mars yüzeyinde uzun mesafeli bilimsel araştırma rotalarının oluşturulmasına olanak tanıyabilir. Böylece araştırma ekipleri daha kısa süre içinde daha fazla noktaya erişebilir ve bilimsel veri toplama kapasitesi artabilir.
NASA’nın Mars görevlerinde kullandığı Sojourner’dan bu yana keşif araçlarında ağırlıklı olarak rocker-bogie adı verilen pasif süspansiyon sistemi tercih ediliyor. Bu yapı, aracın ağırlığını tekerlekler arasında dengeli şekilde dağıtarak engebeli arazilerde ilerlemeyi kolaylaştırıyor. Ernest ise buna ek olarak aktif süspansiyon teknolojisini test ediyor. NASA’nın açıklamasına göre ön bölümde bulunan iki motorlu eklem, aracın farklı hareket biçimlerini kullanmasına imkan tanıyor. Sistem gerektiğinde sürünmeye benzer hareketler gerçekleştirebiliyor, tekerleklerini adım atar gibi kullanabiliyor veya doğrudan engellerin üzerine tırmanabiliyor.
Bununla birlikte Ernest, görev ihtiyaçlarına ve enerji tüketimine bağlı olarak aktif ve pasif süspansiyon modları arasında geçiş yapabiliyor. Dört tekerleğinin de yönlendirilebilir olması sayesinde yalnızca ileri veya geri değil, farklı yönlerde de hareket edebiliyor. Bu özellik özellikle dar alanlarda ve karmaşık arazi koşullarında manevra kabiliyetini artırıyor. Bunlara ek olarak son prototip sürümünde bağımsız karar verme yeteneklerinin geliştirildiği ifade ediliyor.
2022 yılında başlayan Ernest programı kapsamında birden fazla prototip geliştirildi ve ekip aktif süspansiyon için yaklaşık on farklı yapılandırmayı test etti. NASA’nın uzun vadeli hedefi, daha hızlı hareket eden, daha geniş alanları tarayabilen ve Dünya’dan gelen komutlara daha az ihtiyaç duyan keşif araçları geliştirmek. Mevcut çalışmalar, gelecekte Mars ve Ay yüzeyinde gerçekleştirilecek bilimsel araştırmaların kapsamını genişletebilecek teknolojilere yönelik önemli veriler sunarken, aynı zamanda zorlu arazi koşullarında hareket kabiliyetinin nasıl geliştirilebileceğine dair yeni yaklaşımların da önünü açıyor.
⚡️⚡️ BU FIRSATLAR İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR ⚡️⚡️
Teknoblog'un satış ortaklıkları vardır. Bunlar, editoryal içeriği etkilemez, ancak Teknoblog, satış ortaklığı bağlantıları üzerinden satın alınan ürünler için komisyon kazanabilir.


