NASA’nın Artemis III görevinin zamanlaması yeniden şekillendi. Uzay ajansının tepe yöneticisi Jared Isaacman’ın yaptığı açıklamaya göre, görev daha önce öngörülen takvimin gerisine düşerek en erken 2027 yılının sonlarına ertelendi. SpaceX ve Blue Origin tarafından geliştirilen insanlı iniş araçlarının bu tarihte Dünya yörüngesinde hazır olabileceği ifade edilirken, görev planının önemli ölçüde değiştiği de dikkat çekiyor. Bu gelişmeyle birlikte Artemis III’ün Ay yüzeyine iniş gerçekleştirmeyeceği netlik kazanmış durumda.
Yeni plana göre, NASA Orion kapsülü ile astronotları Dünya yörüngesine gönderecek ve burada SpaceX’in Starship aracı veya Blue Origin’in Blue Moon iniş sistemiyle kenetlenme ve sistem uyumluluğu testleri yapılacak. Buna rağmen görev profiline ilişkin bazı teknik detaylar hâlâ netleşmiş değil. Özellikle görev yörüngesinin yüksekliği ve Space Launch System (SLS) roketinin hangi konfigürasyonla kullanılacağı konusunda değerlendirmeler sürüyor. Düşük Dünya yörüngesinin tercih edilmesi durumunda mevcut üst kademe roketlerin korunması mümkün olurken, daha yüksek yörüngeler Ay görevine daha yakın koşullar sunma avantajı sağlayacak.
Artemis III görevi Ay yerine Dünya yörüngesinde testlere odaklanacak
Artemis III’ün bu yeni yaklaşımı, geçmişteki Apollo görevlerinden Apollo 9 ile benzerlik taşıyor. Apollo 9’da Ay iniş modülü Dünya yörüngesinde test edilmişti. Benzer şekilde Artemis III de iniş araçlarının gerçek görev öncesi performansını değerlendirmeyi amaçlıyor. Bu yöntem, olası riskleri azaltma açısından da daha güvenli bir seçenek olarak görülüyor çünkü Dünya yörüngesindeki bir aksaklıkta mürettebatın geri dönüş süresi oldukça kısa oluyor.
Öte yandan hangi iniş aracının görevde kullanılacağı da henüz kesinleşmiş değil. NASA’nın hem SpaceX hem de Blue Origin ile milyarlarca dolarlık sözleşmeleri bulunuyor. Her iki şirketin geliştirdiği sistemler de Ay görevleri için yörüngede yakıt ikmali gerektiriyor. Buna rağmen Dünya yörüngesinde gerçekleştirilecek bir test uçuşunda bu karmaşık sürecin gerekli olmaması, görev planlamasında esneklik sağlıyor. Buna ek olarak NASA’nın her iki sistemi de aynı görev kapsamında test etmeyi değerlendirdiği belirtiliyor.
Starship ve Blue Moon, Apollo döneminde kullanılan iniş araçlarına kıyasla çok daha büyük ve gelişmiş sistemler olarak öne çıkıyor. Uzun vadede bu araçların Ay yüzeyi ile yörünge arasında tekrar kullanılabilir şekilde çalışması hedefleniyor. Bununla birlikte bu sistemlerin insanlı uçuşa hazır hâle gelmesi için gelişmiş yaşam destek sistemleri, insan dereceli motorlar ve güvenli kenetlenme mekanizmaları gibi kritik bileşenlerin tamamlanması gerekiyor. Şirketler bu süreçteki ilerlemeye dair sınırlı bilgi paylaşmış durumda.
NASA’nın Artemis III görevini daha sınırlı kapsamda gerçekleştirme ihtimali de bulunuyor. Bu senaryoda yalnızca kenetlenme ve temel testler yapılabilir, iniş araçlarının bağımsız insanlı uçuşu ise daha sonraki görevlere bırakılabilir. Ajansın bu konudaki nihai kararının önümüzdeki aylarda verilmesi bekleniyor. Karar sürecinde SpaceX’in yeni nesil Starship versiyonlarıyla gerçekleştireceği testler ve Blue Origin’in insansız Ay inişi planları belirleyici olacak.
Bunun yanında NASA, Artemis III kapsamında Axiom Space tarafından geliştirilen ticari uzay giysilerinden en az birini de test etmeyi planlıyor. Bu giysilerin Ay yüzeyinde kullanılmadan önce gerçek uzay koşullarında denenmesi hedefleniyor. Aynı zamanda Orion kapsülü ve SLS roketi tarafında da hazırlıklar sürüyor. Artemis II görevinde elde edilen başarılı sonuçlara rağmen bazı teknik sorunlar üzerinde çalışmalar devam ederken, Artemis III için gerekli donanımlar Kennedy Uzay Merkezi’nde entegrasyon aşamasına geçmiş durumda.







