Mazda elektrikli otomobil pazarında MX-30 modeliyle boy gösteriyor. MX-30’un aynı segmentte olduğu rakiplerine kıyasla daha mütevazı bir pile sahip olması ise dikkat çekiyor. Şirketin Avrupa araştırma direktörü Christian Schultze, 35.5 kWh kapasiteli pilin “gezegeni korumak” adına tercih edildiğini belirtti.
Automotive News sitesine konuşan Schultze; görece küçük bataryanın karbondioksit salınımı ayak izinin 100 bin kilometrelik sürüşten sonra bile ,dizel motorlu bir Mazda 3 hatchback’e kıyasla daha küçük olacağını belirtti. Schultze, uzun menzilli bataryaların çevre için daha kötü olabileceğini dile getirdi.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yüksek kilometreli elektrikli otomobiller muayeneden daha sık geçiyor

GM, yeni LMR bataryası için Tennessee tesisini seçti

Yeni BMW 3 Serisi tanıtıldı: Elektrikli i3 ve M350 aynı ailede

Dondurucu soğukta elektrikli otomobillerin menzili yarıya düştü

Volkswagen ID.4’e veda ediyor, elektrikli Tiguan geliyor
Mazda’nın hesaplamalarına göre; Tesla Model S ve Model X gibi otomobillerde bulunan 95kWh kapasiteli bataryalar, motorun çalıştırılmasında da sürüş sırasında da daha fazla emisyon salınımı yapıyor. Sürüş menzilinin uzaması, salınımı daha da artırıyor. Mazda 100 bin kilometrenin sonunda batarya değişimi yapılmasının da işleri daha kötü hâle getirebileceğini belirtti.
Mazda elektrikli otomobil hesaplarını şimdiki zamana göre yapıyor
Ancak bu noktada da bir problemin olduğunu söylemek gerekiyor. Mazda’nın hesaplamalarının temelinde Avrupa’nın 2016’daki elektrik üretme ortalamaları bulunuyor. Enerji üretiminin sıfır emisyonla yapıldığı yerlerde veya Mazda’nın pil üretimini sıfır emisyonla gerçekleştirdiği senaryolarda karbon ayak izleri ciddi ölçüde küçülebilir. Ancak Mazda’nın hesaplamalarında enerji üretimi ve tüketim değerlerinin kısa vadede değişmesi beklenmiyor.
[irp]
Günün Öne Çıkan Fırsatları

REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir.
Mazda, dünyanın geleceğinde elektrikli otomobillerin önemli bir yeri olduğuna inanıyor. Ancak şirket üretim çalışmalarında gelecekten ziyade şimdiki zamana odaklandığı düşünülüyor. Bu durum, Mazda’nın uzun menzil arayan kişilere ulaşma fırsatını kaçırabileceği anlamına geliyor.






