Elektrikli otomobillerin düşük sıcaklıklardaki menzil kaybını ortaya koyan kapsamlı bir test, hava sıcaklığı -15 dereceye kadar düştüğünde üreticilerin açıkladığı menzil değerlerinin yaklaşık yarısına ulaşılabildiğini gösterdi. Daha önce 8 ila 10 derece arasında gerçekleştirilen nispeten ılıman kış testinin ardından bu kez gerçek kış koşullarına daha yakın sıcaklıklarda 40’tan fazla model karşılaştırıldı. Test boyunca hava sıcaklığı -10 ile -15 derece arasında değişirken araçların klima sistemleri otomatik modda 24 dereceye ayarlandı. Otomobiller ortalama 50 km/s hızla kırsal yollarda kullanıldı ve bataryaları tamamen tükenene kadar sürüşe devam edildi. Tesla ve Mercedes-Benz gibi küresel üreticilerin modellerinin de bulunduğu sonuçlar, düşük sıcaklığın elektrikli otomobiller üzerindeki etkisinin yalnızca teorik menzil değerleri üzerinden değerlendirilemeyeceğini gösteriyor.
Testteki araçların ortalama menzil koruma oranı yaklaşık yüzde 50 seviyesinde kaldı ve yalnızca birkaç model yüzde 60 sınırına yaklaşabildi. En yüksek oranı BYD Han EV 4WD elde etti ve otomobil, açıklanan menzilinin yüzde 60’ını soğuk hava koşullarında koruyabildi. Nio ET7’nin 100 kWh bataryalı versiyonu ise yüzde 55’lik oranla üçüncü sırada yer aldı. Tesla Model Y tarafında sonuç daha düşük oldu ve otomobil açıklanan menzilinin yüzde 48’ine ulaşabildi. Burada üreticilerin menzil değerlerini belirlemek için kullandıkları test standardının da dikkate alınması gerekiyor; laboratuvar koşullarında elde edilen resmi değerlerle düşük sıcaklıkta, kabin ısıtması açık biçimde gerçekleştirilen gerçek kullanım testi doğrudan aynı koşulları temsil etmiyor.
Elektrikli otomobillerin kış menzili kadar şarj performansı da düşüyor
Yüzdesel menzil kaybı yerine otomobillerin katettiği toplam mesafeye bakıldığında sıralama değişiyor. Nio ET7 100 kWh, bataryası tamamen tükenmeden önce 376 kilometre yol alarak testteki en uzun gerçek sürüş mesafesine ulaştı. Mercedes-Benz EQE ise 331 kilometrelik sonuçla dördüncü sıraya yerleşti. EQE’nin açıklanan menzili koruma oranı yalnızca yüzde 46 seviyesinde kalmasına rağmen büyük kapasiteli bataryası toplam mesafenin yüksek olmasına katkıda bulundu. Tesla Model Y 319 kilometrede enerjisini tüketirken Model 3 Performance 312 kilometre yol alabildi. Bu veriler, kış kullanımında yalnızca menzilin yüzde kaçının korunduğuna değil, batarya kapasitesi ve başlangıçtaki resmi menzil gibi değişkenlere de bakılması gerektiğini ortaya koyuyor.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

BYD’nin yeni bataryası elektrikli otomobillerde menzili değiştirebilir

Volkswagen ID.4’e veda ediyor, elektrikli Tiguan geliyor

GM, eski elektrikli araç bataryalarından yeni hücre üretti
GM ve PG&E, elektrikli otomobil alana ev tipi şarj paketi sunuyor

Yüksek kilometreli elektrikli otomobiller muayeneden daha sık geçiyor
Soğuk havanın etkisi sürüş menziliyle sınırlı kalmıyor. Lityum iyon bataryaların hızlı şarj sırasında uygun çalışma sıcaklığına ulaşması gerektiği için otomobiller düşük sıcaklıklarda bataryayı ısıtmak amacıyla ek enerji harcıyor. Batarya koşullandırma sistemi bu nedenle normalden daha yoğun çalışırken şarj istasyonundan alınan enerjinin bir bölümü doğrudan hücreleri doldurmak yerine bataryayı uygun sıcaklığa getirmek için kullanılıyor. Bunun yanında soğuk bataryalarda yüksek şarj gücünün uzun süre korunması da zorlaşıyor ve araç yönetim sistemi hücreleri korumak amacıyla şarj hızını sınırlandırabiliyor. Dolayısıyla kış koşullarında uzun yol planlayan kullanıcılar açısından daha düşük menzile ek olarak şarj için ayrılan sürenin de uzaması söz konusu olabiliyor.
Test sonuçları bu farkın bazı modellerde oldukça belirgin hâle geldiğini gösterdi. BYD Seal tam şarjı 69 dakikada tamamlayarak karşılaştırmadaki en iyi sonucu elde etti. Tesla Model 3’ün tam şarj olması ise 100 dakikadan uzun sürdü ve otomobil test boyunca açıklanan 250 kW’lık en yüksek şarj gücüne yaklaşamadı. Toyota bZ4X ise dondurucu sıcaklıklarda şarj performansı bakımından testin en fazla zorlanan modellerinden biri oldu. Bu noktada şarj süresinin başlangıçtaki batarya sıcaklığı, şarj istasyonunun kapasitesi, bataryanın doluluk oranı ve aracın ön koşullandırma sistemi gibi çeşitli etkenlerden etkilenebileceğini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bu nedenle tek bir test bütün kullanım senaryolarını temsil etmese de aynı koşullarda çok sayıda otomobilin karşılaştırılması, modeller arasındaki farkların görülmesini kolaylaştırıyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları






REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir.
Ortaya çıkan tablo, elektrikli otomobil kullanıcılarının sert kış koşullarında katalog menzilinden belirgin biçimde daha düşük değerlerle karşılaşabileceğini gösteriyor. -10 ile -15 derece arasındaki sıcaklıklarda test edilen modellerin ortalama olarak açıklanan menzillerinin yaklaşık yarısını koruyabilmesi, özellikle uzun mesafeli yolculuklarda daha sık şarj molası gerektirebilir. Bununla birlikte büyük batarya kapasitesi her zaman daha yüksek menzil koruma oranı anlamına gelmese de toplam sürüş mesafesinde avantaj sağlayabiliyor. Batarya ön koşullandırma sisteminin verimliliği ve düşük sıcaklıklardaki hızlı şarj eğrisi de kış kullanım deneyimini doğrudan etkileyen unsurlar arasında bulunuyor. Bu nedenle soğuk iklimlerde elektrikli otomobil değerlendirirken resmi menzil değerinin yanında düşük sıcaklık testleri ve gerçek hızlı şarj performansına da bakmak daha kapsamlı bir karşılaştırma yapılmasını sağlıyor.


