Çocukların ve gençlerin sosyal medya kullanımını sınırlamaya hazırlanan ülkelerin sayısı hızla artıyor. Avustralya, Aralık 2025’te 16 yaş altındaki çocuklara yönelik yasağı yürürlüğe koyarak bu alanda ilk örneği oluşturdu. Fransa ise 21 Temmuz’da kabul ettiği yeni yasayla 15 yaş altındaki kullanıcıların sosyal medya platformlarına erişimini yasaklama kararı aldı. Avrupa’dan Asya’ya uzanan çok sayıda ülke de benzer düzenlemeler üzerinde çalışıyor.
Hükümetler bu yasakları siber zorbalık, sosyal medya bağımlılığı, uyku bozuklukları, ruh sağlığı sorunları ve çocukların çevrim içi istismarcılarla karşılaşma riski üzerinden savunuyor. Bununla birlikte yaş doğrulama sistemlerinin kullanıcı gizliliğini nasıl etkileyeceği, hükümetlerin dijital hayata ne ölçüde müdahale edebileceği ve çocukların yasakları teknik yöntemlerle aşıp aşamayacağı gibi sorular henüz net yanıt bulmuş değil.
Amnesty Tech gibi kuruluşlar, genel kapsamlı yasakların etkili olmayacağını ve gençlerin dijital dünyayla kurduğu ilişkinin gerçeklerini göz ardı ettiğini savunuyor. Buna rağmen hükümetler geri adım atmıyor. Avustralya’nın uygulaması diğer ülkeler için bir test niteliği taşıyor ve dünyanın farklı bölgelerinde hazırlanan yasa tasarılarının ortak noktası, sorumluluğu büyük ölçüde sosyal medya şirketlerine yüklemek oluyor.
Çocuklara yönelik sosyal medya yasakları artık tek bir ülkeye özgü bir politika değil. Avustralya’nın ardından Fransa, Birleşik Krallık, İspanya, Türkiye, Kanada ve çeşitli Avrupa ülkeleri yaş sınırlarını ulusal mevzuatın parçası hâline getirmeye hazırlanıyor.
Sosyal medya yasaklarının temel gerekçeleri
Çocukların sosyal medya kullanımıyla ilgili tartışmalar yeni değil. Ne var ki son dönemde hükümetler, platformların kendi denetim mekanizmalarının yeterli olmadığı görüşünü daha açık biçimde dile getiriyor. Özellikle kısa video akışları, sonsuz kaydırma sistemleri, kişiselleştirilmiş öneriler ve sürekli bildirimler, genç kullanıcıların platformlarda daha uzun süre kalmasını teşvik ediyor.
Yasa hazırlayan ülkeler yalnızca ekran süresine odaklanmıyor. Siber zorbalık, uygunsuz içerikler, çevrim içi taciz, dolandırıcılık, cinsel istismar riski ve beden algısı gibi başlıklar da düzenlemelerin gerekçeleri arasında bulunuyor. Yunanistan yönetimi, çocuklar arasında artan kaygı ve uyku sorunlarını doğrudan sosyal medya kullanımıyla ilişkilendiriyor. Birleşik Krallık ise sosyal medya platformlarının yanı sıra yapay zekâ tabanlı romantik arkadaşlık sohbet robotlarını da düzenleme kapsamına almayı planlıyor.
Bununla birlikte yasakların uygulanması önemli teknik sorunlar doğuruyor. Platformların kullanıcının yaşını güvenilir biçimde doğrulaması için kimlik belgesi, yüz analizi, banka bilgisi veya üçüncü taraf doğrulama hizmetleri gibi yöntemlerden yararlanması gerekebilir. Bu yöntemler çocukları korumayı amaçlasa da, kullanıcıların kişisel verilerini yeni risklerle karşı karşıya bırakabilir.
Basit bir doğum tarihi sorusu ise hükümetlerin istediği güvenceyi sağlamıyor. Avustralya yönetimi bu nedenle platformların yalnızca kullanıcının kendi beyanına güvenemeyeceğini açıkça belirtiyor. Şirketlerin birden fazla yaş doğrulama yöntemini birlikte kullanması bekleniyor.
Ülkelerin sosyal medya yaş sınırları
| Ülke | Planlanan veya uygulanan yaş sınırı | Durum |
|---|---|---|
| Avustralya | 16 yaş altı | Aralık 2025’te yürürlüğe girdi |
| Avusturya | 14 yaş ve altı | Yasa taslağı hazırlanıyor |
| Kanada | 16 yaş altı | Yasa tasarısı sunuldu |
| Danimarka | 15 yaş altı | Parlamento desteği sağlandı |
| Fransa | 15 yaş altı | Yasa 21 temmuzda kabul edildi |
| Almanya | 16 yaş altı | Koalisyon içinde tartışılıyor |
| Yunanistan | 15 yaş altı | Ocak 2027’de başlaması planlanıyor |
| Endonezya | 16 yaş altı | Yasak duyuruldu |
| Malezya | 16 yaş altı | 2026 içinde uygulanması planlanıyor |
| Polonya | 15 yaş altı | Yasa taslağı hazırlanıyor |
| Slovenya | 15 yaş altı | Düzenleme hazırlanıyor |
| İspanya | 16 yaş altı | Parlamento onayı gerekiyor |
| Türkiye | 15 yaş altı | Meclisten geçti, cumhurbaşkanı onayı bekleniyor |
| Birleşik Krallık | 16 yaş altı | İlkbahar 2027 hedefleniyor |
Avustralya 16 yaş sınırını uygulamaya koydu
Avustralya, çocukların sosyal medya kullanımını ülke çapında yasaklayan ilk ülke oldu. Aralık 2025’te yürürlüğe giren düzenleme, 16 yaşından küçük kullanıcıların Facebook, Instagram, Snapchat, Threads, TikTok, X, YouTube, Reddit, Twitch ve Kick hesaplarını kullanmasını engelliyor.
Yasak WhatsApp ile YouTube Kids’i kapsamıyor. Bu ayrım, hükümetin sosyal ağlarla mesajlaşma ve çocuklara özel içerik hizmetleri arasında farklı bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor. Öte yandan YouTube’un ana platformunun yasak kapsamına girmesi, düzenlemenin yalnızca klasik sosyal ağ uygulamalarıyla sınırlı kalmadığını ortaya koyuyor.
Avustralya hükümeti sorumluluğu çocuklara veya ailelere değil, doğrudan teknoloji şirketlerine veriyor. Platformların 16 yaş altındaki kullanıcıları tespit etmek ve hizmetlerinden uzak tutmak için gerekli adımları atması gerekiyor. Kurallara uymayan şirketler 49,5 milyon Avustralya dolarına, kaynakta verilen karşılığıyla yaklaşık 34,4 milyon ABD dolarına kadar cezayla karşılaşabilecek.
Buradaki en kritik konu yaş doğrulama sistemi olacak. Hükümet, platformların yalnızca kullanıcıların doğum tarihi beyanına güvenmesini kabul etmiyor. Şirketlerin birden fazla doğrulama yöntemini kullanmasını istiyor. Avustralya’nın bu sistemi ne ölçüde uygulayabildiği, diğer ülkelerdeki düzenlemelerin geleceğini de doğrudan etkileyebilir.
Fransa 15 yaş altına erişimi yasaklıyor
Fransa, 21 Temmuz’da kabul ettiği yasayla 15 yaşın altındaki çocukların sosyal medyaya erişimini yasaklama kararı aldı. Yasa 1 eylül kadar erken bir tarihte yürürlüğe girebilir. Böylelikle Fransa, Avustralya’nın ardından kapsamlı bir yaş sınırını ulusal düzeyde uygulayan ülkeler arasına katılacak.
Fransız düzenlemesi yalnızca sosyal medya platformlarını ele almıyor. Yasa, liselerde cep telefonu kullanımını da yasaklıyor. Fransa hâlihazırda ilk ve orta dereceli okullarda benzer bir sınırlama uyguluyor. Yeni düzenleme bu uygulamayı lise seviyesine taşıyor.
Bu yaklaşım, hükümetin çocukların dijital alışkanlıklarını yalnızca platform hesapları üzerinden değerlendirmediğini gösteriyor. Fransa, okul içindeki telefon kullanımını ve okul dışındaki sosyal medya erişimini aynı politikanın parçaları olarak ele alıyor. Aslına bakarsanız bu model, diğer Avrupa ülkelerinin hazırladığı düzenlemelerden daha geniş bir müdahale alanı oluşturuyor.
Birleşik Krallık 2027 için hazırlanıyor
Birleşik Krallık’ın bir önceki başbakanı Keir Starmer, 15 Haziran’da yaptığı açıklamada hükümetin 16 yaşından küçük çocuklara sosyal medya yasağı getireceğini duyurdu. Plan Snapchat, TikTok, YouTube, Instagram, Facebook ve X gibi yaygın platformları kapsıyor.
WhatsApp ve Signal gibi mesajlaşma hizmetleri yasak dışında kalacak. Böylelikle hükümet, kamuya açık veya algoritmik içerik akışına sahip sosyal ağlarla özel mesajlaşma servislerini birbirinden ayırıyor. Avustralya da WhatsApp için benzer bir istisna uyguluyor.
Birleşik Krallık’ın planı yapay zekâ hizmetlerine yönelik özel hükümler de içeriyor. Yapay zekâ tabanlı romantik arkadaşlık sohbet robotları yalnızca 18 yaşından büyük kullanıcılara hizmet verebilecek. Bu ayrıntı, çocuk güvenliği tartışmasının sosyal medyanın ötesine geçmeye başladığını gösteriyor.
Uzmanlar genel kapsamlı bir yasağın uygulanabilirliği konusunda soru işaretleri taşıyor. Starmer da uygulamadaki zorlukları kabul ediyor, fakat hükümetin bu sistemi hayata geçirebileceğini savunuyor. Mevcut plana göre yasak 2027 ilkbaharında başlayabilir.
Türkiye’de yasa cumhurbaşkanı onayını bekliyor
Türkiye Büyük Millet Meclisi, nisan ayında 15 yaşından küçük çocukların sosyal medyaya erişimini sınırlandıran yasa tasarısını kabul etti. Düzenlemenin kanun hâline gelmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayı gerekiyor.
Türkiye’deki uygulamanın hangi platformları kapsayacağına, şirketlerin hangi yaş doğrulama yöntemlerini kullanacağına veya kurallara uymayan hizmetlere hangi cezaların verileceğine ilişkin ayrıntılar henüz netleşmedi. Bu noktalar, düzenlemenin pratik etkisini belirleyecek temel unsurlar olacak.
Türkiye açısından bir başka önemli konu, çocukların sosyal medya hesabı açmasıyla platformlardaki içeriklere erişmesi arasındaki ayrım olacak. Bir kullanıcı hesap oluşturmasa bile birçok platformun internet sitesi, arama sonuçları veya paylaşılan bağlantılar üzerinden içeriğe ulaşabiliyor. Dolayısıyla düzenlemenin yalnızca yeni hesap açılışlarını mı sınırlayacağı, yoksa erişimi daha geniş şekilde mi ele alacağı önem taşıyor.
Bunun yanı sıra platformların yaş doğrulama sürecinde kimlik bilgisi istemesi, kişisel verilerin korunmasına ilişkin yeni tartışmalar yaratabilir. Türkiye’de uygulamanın kapsamı, teknik yöntemi ve denetim modeli açıklığa kavuştuğunda yasanın çocuk güvenliği ile kullanıcı gizliliği arasında nasıl bir denge kurduğu daha net görülecek.
Avrupa ülkeleri farklı modeller üzerinde çalışıyor
Avusturya, 14 yaşına kadar olan çocukların sosyal medya kullanımını yasaklamayı planlıyor. Hükümet mart ayının sonlarında duyurduğu düzenlemenin taslak metnini hazirana kadar tamamlamayı hedefliyor. Avusturya’nın önerdiği yaş sınırı, diğer birçok ülkedeki 15 veya 16 yaş sınırından daha düşük kalıyor.
Danimarka ise 15 yaşın altındaki çocuklara sosyal medya yasağı getirmeye hazırlanıyor. Hükümet, kasım 2025’te üç koalisyon partisinin ve iki muhalefet partisinin desteğini aldığını açıkladı. Associated Press’in aktardığı takvime göre düzenleme 2026 ortalarında kanunlaşabilir.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avrupa Birliği 13 yaş altına sosyal medya kapısını kapatıyor

Google AI Plus ve AI Pro, Gemini uygulamasında neleri açıyor?

Siri AI sadece bu iPhone modellerine gelecek

Samsung Galaxy Z Flip 8’i tanıttı: Kapak ekranı artık daha fazla iş yapıyor

Meta çocuklara özel yapay zekâ masal uygulamasını test etmeye başladı
Danimarka Dijital İşler Bakanlığı ayrıca yaş doğrulama araçlarını içeren bir “dijital kanıt” uygulaması hazırlıyor. Bu uygulama, yasağın teknik altyapısında rol oynayabilir. Doğrusunu söylemek gerekirse hükümetlerin yaş sınırı ilan etmesi kolay, fakat bu sınırı kullanıcı gizliliğini ihlal etmeden doğrulaması çok daha zor görünüyor.
Almanya’da Başbakan Friedrich Merz’in muhafazakâr partisi, şubat ayının başında 16 yaş altına sosyal medya yasağını tartıştı. Ancak merkez sol koalisyon ortakları genel bir yasağa mesafeli yaklaşıyor. Bu nedenle Almanya’daki teklif henüz siyasi uzlaşmaya ulaşmış değil.
Polonya’nın iktidar partisi 15 yaş altındaki çocukları kapsayan yeni bir yasa taslağı hazırlıyor. Slovenya hükümeti de aynı yaş grubuna yönelik bir yasak üzerinde çalışıyor. Slovenya, TikTok, Snapchat ve Instagram gibi kullanıcıların içerik paylaştığı sosyal ağları düzenlemenin merkezine yerleştiriyor.
İspanya Başbakanı ise şubat ayının başında 16 yaşından küçük çocuklar için sosyal medya yasağı planladığını açıkladı. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için parlamentonun onay vermesi gerekiyor. İspanyol hükümeti ayrıca platform yöneticilerini hizmetlerindeki nefret söyleminden şahsen sorumlu tutacak yeni bir yasa hazırlamak istiyor.
Yunanistan Ocak 2027 tarihini belirledi
Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, nisan ayında yaptığı açıklamada 15 yaş altına sosyal medya yasağının Ocak 2027’de başlayacağını duyurdu. Hükümet bu kararı çocuklar arasında artan kaygı, uyku problemleri ve sosyal medya platformlarının bağımlılık oluşturan tasarımıyla ilişkilendiriyor.
Yunanistan’ın yaklaşımı, yalnızca uygunsuz içeriklere maruz kalma riskine dayanmıyor. Hükümet, platformların arayüzlerini ve öneri sistemlerini de sorunun bir parçası olarak değerlendiriyor. Sonsuz içerik akışları, otomatik video oynatma ve kişiselleştirilmiş bildirimler gibi özellikler bu tartışmanın merkezinde bulunuyor.
Belirtmek gerek, bir yaş yasağı bu tasarım unsurlarını ortadan kaldırmıyor. Yasak yalnızca belirli bir yaş grubunun platformlara erişimini sınırlıyor. Daha büyük gençler ve yetişkinler aynı mekanizmalarla karşılaşmaya devam ediyor. Buna rağmen Yunanistan yönetimi, çocukların en azından gelişimlerinin erken döneminde bu sistemlerden uzak tutulmasını hedefliyor.
Kanada şirketlere istisna sunabilir
Kanada hükümeti haziran ayının başında 16 yaşından küçük çocukların sosyal medya kullanımını yasaklayacak bir dijital güvenlik tasarısı sundu. Ancak Kanada’nın modeli diğer ülkelere göre daha esnek bir yapı içeriyor.
Sosyal medya şirketleri, genç kullanıcıları koruyan yeterli politikalar uyguladıklarını kanıtlarsa yasaktan muaf tutulabilir. Bu yaklaşım, doğrudan platform erişimini engellemek yerine şirketleri daha sıkı güvenlik mekanizmaları geliştirmeye teşvik ediyor.
Ne var ki “yeterli koruma” ölçütünün nasıl tanımlanacağı büyük önem taşıyor. Şirketlerin yalnızca ebeveyn denetimleri sunması mı yeterli olacak, yoksa algoritmaları, bildirimleri, mesajlaşma özelliklerini ve reklam sistemlerini de çocuklara göre değiştirmeleri mi gerekecek? Tasarının yasalaşmasının yaklaşık bir yıl sürebileceği belirtiliyor.
Endonezya ve Malezya da 16 yaş sınırını seçiyor
Endonezya, mart ayının başında 16 yaşından küçük çocukların sosyal medya ve çeşitli popüler çevrim içi platformları kullanmasını yasaklayacağını açıkladı. İlk aşamada YouTube, TikTok, Facebook, Instagram, Threads, X, Bigo Live ve Roblox düzenleme kapsamına girecek.
Roblox’un listede bulunması, Endonezya’nın sosyal medya tanımını geniş tuttuğunu gösteriyor. Roblox temelde bir oyun ve kullanıcı üretimli içerik platformu olarak çalışıyor. Bununla birlikte platformun sosyal özellikleri, mesajlaşma sistemleri ve kullanıcılar tarafından oluşturulan sanal ortamları, onu çocuk güvenliği tartışmalarının parçası hâline getiriyor.
Malezya hükümeti de Kasım 2025’te 16 yaş altına sosyal medya yasağı getirmeyi planladığını duyurdu. Ülke, düzenlemeyi 2026 içinde uygulamayı hedefliyor. Kaynak, Malezya’nın hangi platformları kapsayacağı veya yaş doğrulama sistemini nasıl kuracağı konusunda ayrıntı vermiyor.
Yaş doğrulama sistemleri gizlilik tartışmasını büyütüyor
Sosyal medya yasaklarının ortak sorunu, kullanıcının yaşının nasıl doğrulanacağı sorusunda düğümleniyor. Platformlar kullanıcıların yalnızca doğum tarihini yazmasına izin verirse çocuklar birkaç saniye içinde yanlış bilgi girerek yasağı aşabilir. Hükümetler bu nedenle daha güvenilir yöntemler talep ediyor.
Kimlik belgesiyle doğrulama en açık seçeneklerden biri olsa da, sosyal medya şirketlerinin pasaport veya kimlik kartı verilerini toplaması ciddi güvenlik riskleri yaratabilir. Yüz analiziyle yaş tahmini de kesin sonuç vermeyebilir. Ayrıca bu sistemler biyometrik verilerin işlenmesi ve saklanması konusunda yeni sorunlara yol açabilir.
Üçüncü taraf yaş doğrulama şirketleri, platformlara yalnızca kullanıcının gerekli yaş sınırını geçtiğini bildirebilir. Böyle bir sistem, sosyal ağların doğrudan kimlik bilgisi toplamasını önleyebilir. Fakat bu kez kullanıcıların hassas verilerini doğrulama hizmetini sunan şirketler işleyecek.
Bir başka seçenek, mobil operatörler, bankalar veya devlet tarafından sunulan dijital kimlik sistemleri üzerinden yaş doğrulaması yapmak olabilir. Danimarka’nın hazırladığı dijital kanıt uygulaması bu modele yakın bir yapı sunabilir. Yine de merkezi sistemler, devletin vatandaşların hangi platformlara eriştiğini takip edebileceği yönündeki endişeleri artırabilir.
Genel yasaklar çocukları gerçekten koruyabilir mi?
Çocuklara yönelik sosyal medya yasakları siyasi açıdan açık ve anlaşılır bir mesaj veriyor. Hükümetler belirli bir yaşın altındaki kullanıcıların platformlara girmesini istemediğini net biçimde ortaya koyuyor. Ancak bu kararın uygulamada aynı ölçüde net sonuç vermesi zor görünüyor.
Çocuklar sanal özel ağlar, farklı ülke ayarları, başkalarına ait hesaplar veya sahte yaş bilgileri aracılığıyla sistemleri aşabilir. Platformlar daha sıkı kimlik kontrolleri uyguladığında ise yetişkin kullanıcılar da kişisel bilgi paylaşmak zorunda kalabilir. Böylelikle çocuk güvenliği için hazırlanan bir düzenleme tüm internet kullanıcılarının gizliliğini etkileyebilir.
Amnesty Tech gibi eleştirmenler, yasakların genç kuşakların dijital yaşamını görmezden geldiğini ve etkili sonuç vermeyeceğini söylüyor. Sosyal medya yalnızca eğlence amacıyla kullanılmıyor. Gençler bu platformlardan arkadaşlarıyla iletişim kurmak, topluluklara katılmak, eğitim içeriklerine ulaşmak ve kendilerini ifade etmek için de yararlanıyor.
Öte yandan platformların mevcut çocuk güvenliği araçlarının sorunu çözemediğini de söylemeliyiz. Yaş sınırları uzun süredir birçok sosyal ağın kullanım koşullarında yer alıyor, fakat şirketler bu sınırları çoğunlukla kullanıcının beyanıyla uyguluyor. Hükümetler artık bu modeli yeterli görmüyor ve teknoloji şirketlerinden doğrulanabilir önlemler talep ediyor.
Sosyal medya şirketlerini zor bir dönem bekliyor
Farklı ülkeler farklı yaş sınırları, platform listeleri ve doğrulama kuralları belirliyor. Bu durum Meta, TikTok, Google, Snap, X ve Reddit gibi şirketlerin her ülkeye özel sistemler geliştirmesini gerektirebilir. Bir ülkede 15, başka bir ülkede 16 yaş sınırı uygulanırken bazı hükümetler mesajlaşma servislerini muaf tutuyor, bazıları ise YouTube ve Roblox gibi daha geniş hizmetleri kapsama alıyor.
Şirketler küresel bir yaş doğrulama altyapısı kurmayı tercih edebilir. Fakat böyle bir altyapı, veri toplama ve gizlilik risklerini de küresel ölçekte büyütebilir. Alternatif olarak platformlar her ülke için farklı hesap kuralları uygulayabilir. Bu seçenek de teknik karmaşıklığı ve işletme maliyetlerini artıracaktır.
Uzun lafın kısası, çocuklara sosyal medya yasağı getiren ülkelerin sayısı artmaya devam ediyor. Avustralya uygulamayı başlattı, Fransa yasayı kabul etti, Birleşik Krallık ile Yunanistan uygulama takvimi açıkladı ve Türkiye’de yasa cumhurbaşkanı onayını bekliyor. Önümüzdeki dönemde asıl tartışma yaş sınırının gerekli olup olmadığından çok, hükümetlerin bu sınırı gizlilikten ödün vermeden nasıl uygulayacağı üzerinde yoğunlaşacak.
Çocukların çevrim içi risklerden korunması gerektiği konusunda geniş bir uzlaşma bulunuyor. Fakat yaş doğrulama, veri güvenliği, ifade özgürlüğü ve dijital erişim başlıkları birlikte ele alınmadan hazırlanan genel yasaklar yeni sorunlar yaratabilir. Avustralya’nın deneyimi bu nedenle yalnızca kendi vatandaşlarını değil, benzer düzenlemeler hazırlayan bütün ülkeleri ilgilendiriyor. İlk uygulama sonuçları, Sosyal Medya yasaklarının kalıcı bir küresel modele dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyecek.


