Ulaşım

BYD açıkladı: Sürüş destek sistemi kazaları yüzde 80 azalttı

BYD açıkladı: Sürüş destek sistemi kazaları yüzde 80 azalttı

BYD, Şanghay’da düzenlenen 13. Akıllı Bağlantılı Araç Teknolojileri Yıllık Konferansı kapsamında paylaştığı verilerle sürüş destek teknolojilerinin güvenlik üzerindeki etkisini ortaya koydu. Şirketin açıkladığı bilgilere göre aktif sürüş destek sistemleri kullanılan araçlarda ciddi trafik kazalarının oranı insan sürücülere kıyasla büyük ölçüde düşüyor. Çinli üretici, Level 2 seviyesindeki sürüş destek çözümlerinin artık neredeyse tüm binek elektrikli modellerinde standart olarak sunulduğunu belirtiyor. BYD’nin sistemleri bugün dünya genelinde yaklaşık 3 milyon araçta aktif şekilde kullanılıyor ve 60’tan fazla farklı modeli kapsıyor. Elektrikli otomobil pazarında yazılım tabanlı güvenlik çözümlerinin önem kazandığı bir dönemde gelen bu veriler, gerçek kullanım senaryolarına dayanan somut sonuçlar sunması açısından dikkat çekiyor.

Şirketin Otomotiv Yeni Teknoloji Araştırma Enstitüsü Başkanı Yang Dongsheng tarafından paylaşılan bilgilere göre BYD, 2025’in ilk aylarından itibaren akıllı sürüş yazılımlarının dağıtımını hızlandırdı. Şirketin hesaplama yönteminde ciddi kaza oranı, her 10 milyon kilometrede gerçekleşen hava yastığı açılma sayısına göre belirleniyor. BYD’nin verilerine göre sürüş destek sistemi aktif olan araçlarda ciddi kazalar, yalnızca insan kontrolündeki sürüşe kıyasla altıda bir seviyesine geriliyor. Bu da yüzde 80’in üzerinde bir düşüş anlamına geliyor. Buna ek olarak kullanıcıların sürüş destek özelliklerini günlük kullanımda yoğun biçimde tercih ettiği görülüyor. Navigasyon destekli sürüş sistemlerinin aktif kullanım oranı yüzde 50’nin üzerine çıkarken park destek sistemlerinde bu oran yüzde 86 seviyesine ulaşıyor.

BYD Xuanji platformu araç içindeki sistemleri tek merkezde birleştiriyor

Şirketin açıkladığı teknik detaylara göre bu performansın temelinde “Xuanji Architecture” adı verilen birleşik elektronik altyapı bulunuyor. Geleneksel araç mimarisinde bilgi-eğlence sistemi, motor kontrolü ve güvenlik sistemleri farklı işlem birimleri üzerinden çalışırken BYD tüm bu yapıları tek platform altında topluyor. Böylece araç içerisindeki veri akışı daha hızlı gerçekleşirken sistemler arasında gecikme de azaltılıyor. Bunun yanında araç içinde çalışan fizik tabanlı yapay zekâ modelleri, olası tehlikeleri önceden tahmin ederek sürücü tepki vermeden önce savunmacı manevralar hesaplayabiliyor.

BYD’nin sensör altyapısında kamera sistemlerine ek olarak tavana yerleştirilen LiDAR sensörleri de yer alıyor. Bu sistem özellikle kameraların algılamakta zorlandığı boşluklu veya havada duran nesnelerin tespit edilmesinde kullanılıyor. Dar park alanlarında ya da düşük görüş koşullarında LiDAR destekli haritalama sisteminin hata payını düşürdüğü belirtiliyor. Şirket aynı zamanda her gün yaklaşık 190 milyon kilometrelik sürüş verisini bulut tabanlı simülasyon sistemine aktarıyor. Bu veriler sayesinde araç algoritmaları üç günde bir güncellenebiliyor. Sürekli veri akışıyla çalışan bu yapı, sürüş destek sistemlerinin kısa aralıklarla geliştirilmesine olanak sağlıyor.

BYD mühendislik ekiplerinin özellikle zorlu hava koşulları ve riskli sürüş senaryolarına odaklandığı ifade ediliyor. Yüksek hızda lastik patlaması, yoğun yağmur, kar veya çamurlu yol gibi durumlarda platform; elektrik motorları ile şasi sistemini birlikte yönetiyor. Şirketin verdiği bilgiye göre lastik patlaması durumunda araç yalnızca 200 milisaniye içerisinde dengelenebiliyor. BYD’nin test ekipleri bu sistemi 200 km/s üzerindeki hızlarda özel test pistlerinde denemiş durumda. Bunun yanında park destek sistemlerinin düşük hızlı çarpışmaları ciddi ölçüde azalttığı belirtiliyor. Şirket, küçük göçük ve sürtme gibi hasarların geleneksel sürüşe kıyasla yaklaşık 50’de 1 seviyesine indiğini söylüyor.

Tüm bunlara ek olarak BYD’nin 28 Mayıs tarihinde gerçekleştireceği yeni akıllı sürüş etkinliğinde “God’s Eye” güvenlik sistemiyle ilgili güncellemeler paylaşması bekleniyor. Şirket son dönemde yalnızca yazılım tarafında değil, donanım tarafında da yeni ürünlerini duyurmayı sürdürüyor. Çin’de yenilenen Atto 3 modeli daha hızlı şarj desteği ve CLTC standardına göre 120 kilometre ek menzil sunmaya başladı. Bunun yanında Seal 08 sedan modelinin de ikinci çeyrek bitmeden tanıtılması planlanıyor. Araçta arka aks yönlendirme sistemi ve yeni hızlı şarj teknolojilerinin yer alacağı belirtiliyor.

Buna rağmen şirketin küresel satış performansı tamamen istikrarlı bir tablo ortaya koymuyor. BYD, Nisan 2026 döneminde dünya genelinde toplam 314 bin 100 elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araç teslimatı gerçekleştirdi. Bu rakam mart ayına göre yüzde 6,2 artış anlamına geliyor. Ne var ki geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 15,7 oranında düşüş dikkat çekiyor. Şirket bir yandan akıllı sürüş teknolojilerini yaygınlaştırırken diğer yandan küresel pazardaki talep dalgalanmalarıyla mücadele etmeyi sürdürüyor.

Haberleri Kaçırma! Teknoblog'u Google Arama'da tercihli kaynağın yap ve En Çok Okunan Haberler'de bizi daha sık gör.
Tercihli Kaynak Ekle
📡 Teknoblog'u takip et Teknoloji gündemini kaçırmamak için 📰 Google Haberler'e ekle, 💬 WhatsApp kanalımıza katıl, ▶ YouTube'a abone ol, 📷 Instagram'da ve 𝕏 X'te bizi takip et.