Samsung, Galaxy Watch 6 üzerinden elde edilen biyosinyallerin kullanıldığı yeni bir klinik araştırmanın sonuçlarını paylaştı. Güney Kore’de Chung-Ang Üniversitesi Gwangmyeong Hastanesi ile yürütülen ortak çalışmada, vasovagal senkop olarak bilinen ani bayılma durumlarının önceden tahmin edilmesinin mümkün olduğu açıklandı. Araştırma kapsamında Galaxy Watch 6’nın topladığı veriler yapay zekâ algoritmalarıyla analiz edildi ve yaklaşan bayılma riskinin dakikalar öncesinden belirlenebildiği ifade edildi. Çalışma, ticari bir akıllı saatin bu alandaki potansiyelini ortaya koyan ilk araştırma olarak dikkat çekiyor.
Vasovagal senkop, yoğun stres veya ani fizyolojik değişimler nedeniyle kalp atış hızının ve tansiyonun hızlı biçimde düşmesi sonucunda ortaya çıkıyor. Bu durum çoğu zaman kısa süreli bilinç kaybına yol açıyor. Bayılma vakalarının kendisi genellikle hayati risk taşımasa da, kişinin düşme sırasında yaşayabileceği kırık veya kafa travması gibi ikincil yaralanmalar ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Bu nedenle olası bir bayılma durumunun önceden fark edilmesi, kullanıcı güvenliği açısından kritik görülüyor.
Araştırmayı yöneten Chung-Ang Üniversitesi Gwangmyeong Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Profesör Junhwan Cho, insanların yaklaşık yüzde 40’ının yaşamlarının bir döneminde vasovagal senkop yaşayabildiğini belirtiyor. Buna ek olarak vakaların üçte birinde tekrar eden bayılmalar görüldüğü aktarılıyor. Cho’ya göre erken uyarı sistemi, kullanıcıların güvenli bir pozisyona geçmesi veya yardım çağırması için zaman kazandırabilir. Böylelikle düşme kaynaklı yaralanmaların azaltılması hedefleniyor.
Samsung Galaxy Watch 6 verileri yapay zekâ ile analiz edildi
Klinik çalışma kapsamında vasovagal senkop şüphesi bulunan 132 hasta üzerinde değerlendirme yapıldı. Testlerde Galaxy Watch 6’nın fotopletismografi yani PPG sensörü kullanıldı. Saat üzerinden elde edilen kalp ritmi değişkenliği verileri, yapay zekâ destekli analiz sistemiyle işlendi. Araştırma sonucunda modelin yaklaşan bayılma durumunu beş dakikaya kadar önceden tahmin edebildiği açıklandı.
Samsung’un paylaştığı verilere göre sistem yüzde 84,6 doğruluk oranına ulaştı. Bunun yanında klinik açıdan anlamlı kabul edilen yüzde 90 hassasiyet ve yüzde 64 özgüllük değerleri elde edildi. Bu oranlar, giyilebilir cihazların sadece günlük sağlık takibi için değil, olası sağlık risklerinin erken belirlenmesi için de kullanılabileceğini gösteriyor. Ne var ki sistemin halen araştırma aşamasında olduğu ve geniş ölçekli kullanım için ek çalışmalara ihtiyaç duyduğu da anlaşılıyor.
Samsung Electronics Mobil Deneyim birimi Sağlık Ar-Ge Grubu Başkanı Jongmin Choi, araştırmanın sağlık teknolojilerindeki yaklaşımın değişmeye başladığını gösterdiğini söyledi. Choi’ye göre giyilebilir ürünler yalnızca hastalık sonrası takip için değil, koruyucu sağlık çözümleri için de kullanılabilecek bir yapıya dönüşüyor. Bunun yanında şirketin sağlık özelliklerini geliştirmek amacıyla farklı sağlık kuruluşlarıyla iş birliklerini sürdürmeyi planladığı belirtildi.
Araştırmanın sonuçları, tıp alanında öne çıkan yayınlardan biri olan European Heart Journal – Digital Health dergisinin 7. cilt 4. sayısında yayımlandı. Samsung’un açıklamasına göre bu çalışma, ticari bir akıllı saatin bayılma riskini önceden tahmin etme potansiyelini ortaya koyan ilk bilimsel araştırma niteliğini taşıyor. Giyilebilir cihazların sağlık alanındaki rolü son yıllarda giderek genişlerken, özellikle kalp ritmi takibi, uyku analizi ve stres ölçümü gibi işlevlerin daha gelişmiş sağlık çözümlerine dönüşmeye başladığı görülüyor.
Bununla birlikte, bu tür sistemlerin günlük kullanıma tam anlamıyla entegre olabilmesi için daha geniş kullanıcı gruplarında test edilmesi gerekiyor. Farklı yaş grupları ve sağlık koşullarında elde edilecek veriler, sistemin güvenilirliğini daha net biçimde ortaya koyabilir. Yine de, Galaxy Watch 6 ile yapılan bu çalışma, akıllı saatlerin gelecekte sağlık takibinde daha aktif rol üstlenebileceğine işaret ediyor.








