Teknoblog Röportaj: PlusClouds Genel Müdürü Harun Barış Bulut

EN SON HABERLER

iOS 13 ve watchOS 6 yayınlandı, nasıl indirilir?

Apple, daha önce duyurduğu üzere iOS 13 ve watchOS 6 güncellemelerini yayınladı. iOS 13 ile birlikte başta Koyu Mod...

Porsche Design Huawei Mate 30 RS lüks geleneği devam ettiriyor

Huawei, Mate serisini tanıtırken lüks bir Porsche Design versiyonu tanıtma geleneğini bu yıl da bozmadı. Porsche Design Huawei Mate...

Huawei’den TV sürprizi: Huawei Vision

Huawei, Mate 30 serisini tanıtırken sürpriz bir haber daha verdi. Şirket, ilk akıllı televizyonu olan Vision'ın duyurusunu gerçekleştirdi. Huawei...

Huawei Watch GT 2 uzun pil ömrü ve gelişmiş egzersiz takip özellikleriyle geliyor

Huawei, akıllı saat portföyünü odak noktasında zindelik bulunan bir ürünle genişletiyor. Hakkındaki sızıntılar bir süredir etrafta dolaşan Huawei Watch...

Disney CEO’sundan dikkat çekici Apple itirafı

Disney CEO'su Bob Iger, geçtiğimiz hafta Apple'ın yönetim kurulu üyeliğinden ayrılmıştı. Iger, bu kararı Disney'in de Apple gibi bir...

“Bulut” eskiden sadece meteoroloji bilimiyle ilgili bir kavram olarak bilinirdi, ancak son yıllarda bilişim dünyası da bu kelimeyi daha sık telaffuz eder hâle geldi. Geniş bant internet alt yapısının gelişmesiyle birlikte insanlar sahip oldukları sistemde her türlü veriyi veya teknik bileşeni bulundurmak zorunda değil. İstedikleri takdirde bunları uzakta bulunan çeşitli noktalardan temin etme şansına sahip. Yüksek internet bağlantı hızı sayesinde bu uzaktaki sistemlerden sanki kendi sistemimizin çatısı altındaymış gibi yararlanabiliyoruz. En basitinden, bulut teknolojisi sayesinde dosyalarımızı bir yerden bir yere hızlı şekilde iletebiliyor, Dropbox, Box gibi konumlarda depoladığımız dosyalara her yerden rahatlıkla erişebiliyoruz.

Tabii ki, bulut teknolojisi son kullanıcının anladığından çok daha geniş bir kapsama sahip. İşte bu sayede sadece bireysel kullanıcıların değil kurumsal kullanıcıların da hayatını kolaylaştıran, onların maliyetlerini azaltan işlere imza atılmasına olanak sağlıyor. Türkiye ise bulut teknolojileri alanında henüz emekleme aşamasında, ortada fazla bir oyuncunun olduğu söylenemez. Ancak bu durum kaydadeğer faaliyetlerin sürdürülmediği anlamına gelmesin. Mevcut olan oyuncular arasında yer alan ve bizim de sayelerinde bulut teknolojisinin nimetlerinden yararlanmaya başladığımız PlusClouds Türkiye’de daha fazla kişi ve kurumun bulut teknolojileriyle buluşması için çalışmalar yapıyor.

Şirketin kurucusu ve CEO’su Harun Barış Bulut‘u ofisinde ziyaret ettik; PlusClouds ve çalışmalarıyla ilgili bilgileri yerinde aldık. Aşağıda detaylarını bulacağınız röportaja en tepeden, “bulut” kavramının anlamını sorarak başladık:

Bulut nedir?

Bulut aslında çok geniş bir kavram ancak kısaca şöyle bir tanım yapabiliriz;

“Bir takım yazılımların veya hizmetlerin, göreceli olarak mevcut yöntemlerine nazaran daha uygun fiyatlara, alt yapıdan bağımsız veya alt yapının veya güncelleştirmelerin düşünülmek zorunda kalınmayacağı şekilde tedarik edebileceğiniz bir platformdur.”

Yukarıdaki tanım biraz kafa karıştırabilir o sebepten izniniz ile but anımı açmak isterim. Örneğin Gmail veya Hotmail gibi bir e-posta hizmeti aslında bir Bulut hizmetidir. Çünkü biz sadece ilgili web sitesinden bir hesap açarız ve gerisini düşünmeyiz. Acaba depolama alanı yetecek mi, yetmezse artıramayacak mıyım, buna ne kadar işlemci lazım, ne kadar RAM lazım, yazılım problem çıkarttığından düzeltebilir miyim, gibi soruları sormak zorunda kalmadığınız bir yapıdır Bulut.

Elbette ki Bulut’un da son kullanıcıdan ziyade yazılım tarafında var olan şirketleri için çok daha farklı anlamlar ifade etmektedir, zira ilgili yazılımları geliştirecek olan onlardır ve onlar yukarıda son kullanıcı tarafından bilinmemesi gereken birçok şeyi aslında bilmek zorundadırlar.

Bulut’a yazılımcı veya hizmet tedarikçisi gözünden bakacak olursak ise Bulut 3 farklı şeydir; Bunlardan ilki ve bizim üzerinde çokça durduğumuz yapı olan IaaS yani alt yapının hizmet olarak verilmesi. İkinci olarak SaaS geliyor ki Gmail ve Hotmail’de bu hizmete bir örnektir, yani yazılım hizmetinin belli bir bedel karşılığı kullanıcı başına lisanslayarak satılması. Üçüncüsü ise PaaS ki bu da alt yapıdan ve sistemlerden bağımsız olarak önceden hazırlanmış platformlar üzerine doğrudan yazılım geliştirilebilmesini sağlayan yapılardır. Bu noktada öncü firmalara Amazon AWS ve Google Application Engine’i örnek olarak verebiliriz.

PlusClouds nedir?

PlusClouds’un çekirdek anlamda yaptığı iç bir IaaS tedarikçisi olmaktır. Buna ek olarak son zamanlarda PlusClouds’un geçirdiği evrimden dolayı SaaS ve IaaS’in karışık olarak hizmetinin verildiği bir platforma dönüşmektedir.

Önümüzdeki aylarda ise PlusClouds biraz daha şekil değiştirerek son kullanıcıya ve KOBİ’lere özel çözümlerini de ön plana çıkartarak müşteri kitlesini genişletecektir.

Bu noktada yazılım şirketleri için, yazılımlarını PlusClouds’a yükleyip onu dilediği gibi satabileceği bir platform yaratacak ve öte yandan son kullanıcılar için yazılım firmalarının ürettiği ürünleri kullandığın kadar öde modeliyle alabileceği bir platforma dönüşmektedir.

PlusClouds altında müşterilere hangi hizmetler sunuluyor?
 
PlusClouds altında verilen hizmetleri 3 ana kategori ile anlatabiliriz;

Bunlardan ilki müşterilere IaaS öncelikli olmak üzere, IaaS’in çevresinde tamamlayıcı olarak, DNS, Firewall, Load Balancer, Backup ve High Availability gibi hizmetleri sunmaktadır.

İkincisi ise yazılım şirketlerinin ve çözüm ortaklarının geliştirdikleri Sanal Masaüstü (VDI), VoIP gibi hizmetlerden tutunda WordPress, OpenX, SugarCRM gibi uygulamalara kadar, tamamen çözüm ortakları ve yazılım şirketlerinin katkısıyla geliştirilmiş yazılımlar ve hizmetler sunmaktadır.

Son olarak ise özel ihtiyaçlara özel çözümler sunmaktadır. Bunlara Private Cloud ve Hybrid Cloud hizmetlerini örnek olarak verebiliriz.

PlusClouds’u diğer rakip bulut hizmetlerinden farklı kılan nokta nedir?
 
Öncelikle PlusClouds’u yurt dışındaki firmalardan farklı kılan en önemli özellik, bu platforma hâkim, gerektiğinde yazılım noktasında da destek verebilecek ve bulunduğu coğrafya olarak Türkiye’de bulunan alt yapısını örnek olarak verebiliriz.

Yurt içinde ise yine yazılım ve alt yapı dâhil her konuda destek verebilen, kullandığın kadar öde modelini destekleyen, IaaS’nin haricinde hazır yazılımları ve hizmetleri de bünyesinde bulunduran tek gerçek bulut bilişim markası olduğunu söyleyebiliriz. Zira bir işin bulut olabilmesi için daha öncede söylediğimiz gibi alt yapıyı düşünmeden hizmet alabiliyor olmanız gerekiyor. PlusClouds son kullanıcılar için hazır sistemlere ek olarak yazılım şirketleri için de tam anlamıyla kontrol edilebilen yapıyı bir arada sunarak zaten bu konuda rakipsiz olduğunu göstermektedir.

[pullquote_right]Rekabet noktasında PlusClouds’un yine rakiplerine nazaran farklılaştığı nokta, yazılımların son kullanıcıya çok daha rahat satabilmesini sağlayan bir platform kurmuş olmasıdır. [/pullquote_right]

Rekabet noktasında PlusClouds’un yine rakiplerine nazaran farklılaştığı nokta, yazılımların son kullanıcıya çok daha rahat satabilmesini sağlayan bir platform kurmuş olmasıdır. Bu platform üzerinde, ürünün tedariki ve doğru çalışmasını PlusClouds garanti ederken aynı zamanda Yazılım firmasına yapılacak ödemeleri garanti altına almaktadır. Dünyada bu tip bir platform şu anda sadece Amazon AWS’de ve SalesForce’un force.com markasında bulunmaktadır. Ayrıca PlusClouds’da dünyadaki rakiplerinden farklı olarak ise hizmet de alabiliyorsunuz. Hizmetlere örnek olarak ise, teknik destek hizmeti ve güvenlik hizmetlerini örnek verebiliriz.

İşte bizi farklı kılan bu temel özellikler.

PlusClouds güvenlik ve süreklilik açısından kullanıcılara ne gibi avantajlar sunuyor?

Bulut deyince haklı olarak akla ilk gelen soru güvenlik ve süreklilik. Ancak güvenlik ve süreklilik konuları bulut hizmetinin tipine bağlı olarak büsbütün değişiyor. Örneğin IaaS bir yapıda güvenliği sunuculara alt yapıdan girilebilme ihtimali olarak algılarken, SaaS tipi bulut hizmetinde güvenlik SQL injection olabiliyor. PlusClouds temelde IaaS tedarikçisi olduğundan bizim sorumluluğumuz sunuculara müşterinin izin verdiği kanalların haricindeki kanallardan erişimin olmamasını sağlamakla başlıyor ve müşterinin sunucu üzerine kurduğu her hangi bir yazılım noktasında bitiyor. Yani diyelim müşteri sunucuya MySQL kurdu ve dışarıdan bağlanma izni verdi. Bu izin ile istenmeyen bir de sisteme giriş yaptı ve veritabanını sildi, bu noktada  bizim yapabileceğimiz hiçbir şey maalesef yok. Ancak biz aynı MySQL’e hypervisor üzerinden ulaşılması veya kişinin datacenter’a gidip fiziksel olarak müdahale edebilmesi konusunda sorumluyuz. Bunların haricinde sorumlu değiliz.

Süreklilik bizim asıl sorumlu olduğumuz nokta. PlusClouds olarak bizim sorumluluğumuz bu yapının çökmemesini sağlamaktır. Örneğin standart bir fiziksel sunucu çökerse müşterinin tüm sistemleri duruyor ancak PlusClouds’da aynı şey geçerli değil. Çünkü sistem sunucu bağımsız olarak çalışmaktadır. Yine geçtiğimiz ay tüm sistemlerimizde bir yükseltme yaptık ve tüm uygulama sunucularını değiştirdik. Ancak müşterilerimizin hiç birisi bunu fark etmediler bile. Tek fark ettikleri şey sunucuların artık daha hızlı çalışıyor olduğuydu. Hızlandığını fark ettiler ama.

PlusClouds altında sunulan müşteri hizmetleri hakkında detay verir misiniz? Verilen desteğin belli bir sınırı var mı?

PlusClouds diğer hosting firmalarına nazaran çok sıra dışı bir firma. Bizim için müşterinin sistemlerinin sağlıklı çalışması esastır. Bu sebepten aslında teknik desteği veren kişiler bizde sistemci değil yazılımcıdır. Çünkü biz biliyoruz ki problemlerin 95%’i aslında sistemlerde değil, sistem üzerinde çalışan uygulamalarda çıkıyor. Yani aslında MySQL’de Apache’de veya SMTP sunucularında çıkıyor. Veya PHP, Asp.NET, Ruby kodunda çıkıyor. Çoğu müşterimiz maalesef kullandıkları sistemleri 100% doğru kullanamıyorlar. Açıkçası haksız da sayılmazlar, bu kadar büyük yapıları nasıl bilebilirler ki? İşte bu noktada biz devreye giriyoruz ve müşterilerin takıldıkları yerde onlara yardımcı olabiliyoruz. Çünkü aslında biz de yazılım temelli bir şirketiz ve geliştirdiğimiz platform A’dan Z’ye tanıyoruz, biliyoruz.

Ancak bu hizmeti çoğu zaman iyi niyet çerçevesinde ücretsiz olarak sunsak dahi, aslında saatlik ücrete tabii olarak müşteriye fatura ediyoruz. Dediğim gibi bu her zaman böyle olmuyor. Mesela 5-10 dakikada çözülebilecek problemlerden şu ana kadar hiç para almadık, ki çoğu problem de 5-10 dakika arasında çözülüyor.

Önümüzdeki dönem için PlusClouds yol haritasında ne gibi yenilikler var?

PlusClouds 2013 yılına çok farklı girecek. Bugün bile hala Türkiye için çok sıra dışı bir hizmet veriyor olmasına rağmen 2013 yılında tüm kuralları değiştirecek bir yapıyla yoluna devam edecek. Bu yapıda sadece PlusClouds ürün ve hizmetleri olmayacak, bilakis PlusClouds’un çözüm ortaklarıyla geliştirdiği ürünlere daha fazla önem veriyor olacağız.

[pullquote_right]PlusClouds 2013 yılında tüm kuralları değiştirecek bir yapıyla yoluna devam edecek. [/pullquote_right]

Aslına bakacak olursanız dünyada da çok sıra dışı bir hale getireceğiz olayı. Bizim asıl hedefimiz Türk firmaların ürünleri ile yurt dışında isim ve pazar payı sahibi olmak. Bizim önceliğimiz Türkiye hiçbir zaman olmadı.

Bunu kısmen üstü kapalı olarak anlatmak şu anda en doğrusu olacaktır. Birkaç ay içinde bu yenilikleri sürpriz olarak yine ilk sizinle duyururuz diye umuyorum.

PlusClouds girişimcilere ne gibi fırsatlar sunuyor?

PlusClouds girişimcilere 1 yıl boyunca ücretsiz sunucu kullanma hakkı sunuyor. Ayrıca bunun için özel bir taahhüt de istemiyoruz. Sadece gerçek bir projeleri olması bizim için yeterli. Bu sayede onların projelerini geliştirdikleri dönemde onların geliştirme maliyetlerini düşürmeyi hedefliyoruz.

Ayrıca bu girişimcilere özel olarak yeri geldiğinde mentorluk ve ihtiyaçları olabilecek başka kaynaklara da ulaşabilme imkânı sunmaya çalışıyoruz.

[pullquote_right]Bir girişimin ortaya çıkış sürecini iyi biliyoruz ve bu konuda girişimcilerin sayısını artırabilmek için onlara destek olmaya çalışıyoruz. [/pullquote_right]

Tüm bunları yapmamızın da bir sebebi var; o da bizim de tüm bu yollardan geçmiş ve nasıl zor bir yol olduğunu bilmemizdir. Bir girişimin ortaya çıkış sürecini iyi biliyoruz ve bu konuda girişimcilerin sayısını artırabilmek için onlara destek olmaya çalışıyoruz. Şu anda elimizden maalesef bu kadarı geliyor, ancak gelecekte ayrıca imkânımız olursa parasal destek vermek istiyoruz.

H2B’nin Whoppsy adında bir sunucu izleme projesi vardı, o ne durumda?

Whoppsy açıkçası bizim için çok önemli bir adım ve dönüm noktasıydı. Açıkçası biz Whoppsy’de çok güzel bir yükselme eğrisi yakaladık ancak aynı anda birden fazla projeye odaklanamazdık, yani bir taraftan PlusClouds ve bir taraftan Whoppsy ile ilgilenemezdik. O sebepten Whoppsy’yi bir tarafa bırakıp maalesef PlusClouds’a yöneldik. Ancak PlusClouds kullanıcıları için Whoppsy her zaman kullanılabilir bir ürün olarak kalacak çünkü Whoppsy’yi PlusClouds’un içine gömeceğiz ve PlusClouds müşterileri ücretsiz olarak Whoppsy’yi kullanabilecekler.

H2B’nin PlusClouds ve Whoppsy dışında internet teknolojileri alanında planladığı başka projeler bulunuyor mu?
 
H2B’nin bu iki proje dışında projeleri var ancak şu anda Whoppsy gibi hepsini bir tarafa bırakmış durumdayız. Tüm ekibi PlusClouds’a yönlendirdik ve öncelikle PlusClouds’u belli bir noktaya getirmeyi hedefliyoruz. O noktaya gelene kadar da H2B olarak her hangi bir projenin altına direk imza atmayacağız gibi görünüyor. Ancak PlusClouds çevresinde büyüyebilecek projeler olursa 2012 yılının 3’ününcü çeyreğinden sonra o projelere de yatırım yapma ihtimalimiz var.

14,217BeğenenlerBeğen
11,763TakipçilerTakip Et
4,880TakipçilerTakip Et
39,700AboneAbone Ol
video

Apple Arcade nedir, nasıl abone olunur, abonelik nasıl iptal edilir?

Apple'ın abonelik tabanlı oyun servisi Apple Arcade 19 Eylül tarihinden itibaren kullanıcılara sunuluyor. Giderek daha çok ilgi gören mobil oyunlar konusunda Apple, ciddi bir...

MANŞETLER

video

iOS 13 İncelemesi

Apple'ın yaza girilirken düzenlediği WWDC 2019 etkinliğinde ön gösterimini gerçekleştirdiği iOS 13 için çıkış zamanı geldi. 19 Eylül itibarıyla...
video

watchOS 6 İncelemesi

Apple bir yandan yeni nesil akıllı saati Apple Watch Series 5'i yurt dışında satışa sunuyor, bir yandan da mevcut Watch sahiplerine watchOS 6 güncellemesini...

Huawei Mate 30 Pro tanıtıldı: Kirin 990 işlemci, 6.53 inç Horizon Display, dört arka kamera

Huawei Mate 30 Pro hakkındaki sızıntılar uzun süredir etrafta dolaşıyordu. Hem tasarımı hem de teknik özellikleri resmi duyuru öncesinde ortaya çıkan telefon, sonunda Münih'te...

Huawei Mate 30 resmiyet kazandı: 6.62 inç ekran, dört arka kamera, Kirin 990 işlemci

Huawei Mate 30 serisinin üyeleri hakkında pek çok detay, resmi duyuru öncesinde ortaya çıkmıştı. Gölgede kalan noktalar da Almanya'nın Münih şehrinde gerçekleştirilen tanıtım etkinliğinde...

iOS 13 bu akşam yayınlanıyor, hazır mısınız?

Apple'ın ilk kez haziran ayındaki WWDC 2019 etkinliğinde gösterdiği mobil işletim sistemi iOS'in yeni ana sürümü iOS 13, şirketin daha önce söz verdiği gibi,...