İnsansı robot üreticileri 2026’nın ilk altı ayında dünya genelinde yaklaşık 25 bin cihaz sevk etti. Araştırma şirketi IDC’nin yeni pazar değerlendirmesine göre bu sayı geçen yılın aynı döneminden yüzde 432,1 yüksek. Teknoblog’da geçen hafta 2025’in insansı robot satışlarına farklı bir kuruluşun verileriyle bakmıştık. Ölçümlerin kapsamı ve “sevkiyat” ile “satış” tanımı değişebildiğinden iki rakamı doğrudan aynı seri gibi karşılaştırmamak gerekiyor.
IDC, ilk yarıdaki pazar büyüklüğünün 740 milyon doları geçtiğini ve yıllık artışın yüzde 322,7’ye ulaştığını belirtiyor. Cihaz adedi gelirden daha hızlı büyümüş görünüyor; ancak bu fark tek başına robotların ortalama fiyatının aynı oranda düştüğünü kanıtlamıyor. Ürün türü, boyut, hizmet paketi ve coğrafi dağılım toplam geliri etkiliyor. Araştırma, endüstrinin laboratuvar gösterilerinden daha geniş ticari denemelere yöneldiğini söylüyor.
Çin pazarı bu yükselişte büyük pay sahibi. Ülkedeki sevkiyat 19 bin adedi aştı ve küresel toplamın yaklaşık yüzde 77,9’unu oluşturdu. IDC’ye göre Çin merkezli üreticilerin dünya genelindeki sevkiyat payı ise yüzde 95’in üzerinde. Bu iki oran farklı şeyleri anlatıyor: İlki robotların Çin pazarına teslimatını, ikincisi üretici şirketlerin menşeini ifade ediyor. Çinli üreticilerin bir bölümü cihazları başka ülkelere de gönderiyor.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Bir laptop test raporu nasıl okunmalı? Casper Excalibur G915’in SGS verileri üzerinden teknik inceleme

Huawei Alpha 6000 anten serisi dijital ikizle tanıtıldı

GLM-5.3’ün siber yetenekleri güvenlik tartışması başlattı

Kuveyt Türk yapay zekâ laboratuvarını açtı

Samsung’un akıllı gözlüğü kasımda satışa çıkabilir
Sevk edilen robotlar hangi işleri yapıyor?
Araştırma, kullanım alanlarının üretim, perakende, taşımacılık ve lojistik ile turizm ve ev uygulamalarına doğru genişlediğini aktarıyor. Bu liste bütün sevk edilen 25 bin robotun fabrikalarda tam zamanlı çalıştığı anlamına gelmiyor. Araştırma, eğitim, gösteri, veri toplama ve pilot uygulamalar hâlâ pazarın önemli bir bölümü. Nitekim bağımsız üretici duyurularında da “teslim edilen”, “kurulan” ve “günlük iş akışında çalışan” robotlar için farklı sayılar verilebiliyor.
Teknoblog’un daha önce aktardığı Xiaomi fabrika denemesi bu ayrımı somutlaştırıyor. Bir robotun üretim hattında belirli parçaları düzenlemesi, aynı görevi haftalar boyunca arızasız ve ekonomik biçimde sürdürebildiğini ayrıca ölçmeyi gerektiriyor. Bundan dolayı sevkiyat artışını, insan çalışanların kitlesel biçimde yerini robotların aldığı şeklinde yorumlamak için erken.
Günün Öne Çıkan Fırsatları






REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir.
IDC, 2030’da yıllık küresel sevkiyatın 750 bin adedi aşabileceğini öngörüyor. Bu gerçekleşmiş bir satış verisi değil, bugünkü büyüme ve kullanım varsayımlarına dayalı tahmin. Daha önce yayımlanan tahminlerin değişmiş olması da pazarın henüz erken aşamada olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde asıl ölçüt robotların kaç adet üretildiğinden çok, ücretini ödeyen kurumlarda hangi işleri ne kadar güvenilir ve verimli yaptığı olacak.
Bunun yanında yalnızca cihaz adedi, robotların kullanım süresi, bakım maliyeti veya iş güvenliği performansı hakkında bilgi vermiyor. Kurumların büyük ölçekli siparişlere geçmesi için bu ölçümlerin karşılaştırılabilir ve bağımsız biçimde ortaya konması gerekecek. IDC verileri pazarın büyüme yönünü gösterse de birim başına ekonomik getiriyi henüz açıklamıyor.


