Tesla Full Self-Driving (Supervised) sürücü destek sistemi Avrupa’da bir ülkede daha kullanıma açılıyor. Danimarka Karayolu Trafik Otoritesi (Færdselsstyrelsen), şirketin gelişmiş sürüş destek yazılımına geçici onay verdiğini doğruladı. Böylece Danimarka, son sekiz hafta içinde Tesla’nın bu teknolojisine izin veren dördüncü Avrupa ülkesi oldu. Karar, Avrupa Birliği genelinde ortak bir düzenleme beklemek yerine bazı ülkelerin ulusal düzeyde hareket etmeye daha istekli olduğunu gösteriyor.
Danimarkalı düzenleyici kurumun açıklamasına göre izin süreci kapsamlı bir teknik değerlendirme sonrasında tamamlandı. Dikkat çeken noktalardan biri ise Danimarka’nın daha önce diğer İskandinav ülkeleriyle birlikte Tesla’nın sürücü destek teknolojilerine yönelik çeşitli çekinceler dile getirmiş olmasıydı. Buna rağmen ülke, Hollanda tarafından oluşturulan ön güvenlik çerçevesini temel alan bir yaklaşımı kabul etti. Yetkililer, onayın yalnızca başka bir ülkenin değerlendirmesine dayanmadığını, ilgili mühendislik belgelerinin bağımsız şekilde incelendiğini de özellikle vurguladı.
Tesla’nın FSD (Supervised) sistemi, adındaki ifadeye rağmen aracı tamamen otonom hâle getirmiyor. Resmî belgelerde sürücünün direksiyon başında kalması, çevreyi sürekli izlemesi ve gerektiğinde müdahaleye hazır olması gerektiği açık biçimde belirtiliyor. Sistem; şerit takibi, öndeki araçla mesafenin korunması ve standart yol koşullarında yönlendirme gibi görevleri yerine getiriyor. Bu nedenle teknoloji, sürücünün yerini alan bir çözümden ziyade sürüşü destekleyen gelişmiş bir yardımcı sistem olarak değerlendiriliyor.
Avrupa’da ulusal onay modeli giderek daha fazla ülke tarafından tercih ediliyor
Danimarka’nın attığı adım, daha önce Hollanda, Litvanya ve Estonya tarafından benimsenen yöntemi takip ediyor. Avrupa Birliği içerisindeki karşılıklı tanıma mekanizması sayesinde bazı ülkeler, başka bir üye devlet tarafından verilen belirli otomotiv sertifikalarını geçici olarak kabul edebiliyor. Bu yaklaşım, Avrupa Komisyonu seviyesinde yürüyen ve oldukça uzun sürebilen süreçleri beklemek istemeyen ülkeler için alternatif bir yol sunuyor.
Bununla birlikte Danimarka’nın tutum değişikliği otomotiv sektöründe birçok gözlemciyi şaşırttı. Geçmişte Danimarka, İsveç, Finlandiya ve Norveç’teki düzenleyici kurumlar Tesla’nın sistemine yönelik çeşitli soru işaretleri dile getirmişti. Tartışmaların merkezinde, yazılımın bazı durumlarda trafik akışına uyum sağlamak amacıyla yasal hız sınırlarının üzerine çıkabilmesi yer alıyordu. Bunun yanında kuzey ülkelerinde sık görülen yoğun buzlanma ve kaygan yol koşullarında çekiş kontrolünün nasıl yönetildiği de mercek altına alınmıştı. İsveçli bir araştırmacının testler sırasında sistemin sürüş karakteristiğini beklediğinden daha agresif bulduğunu açıklaması da dikkat çekmişti.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tesla’nın otonom sürüş sistemi Çin’de aktif hale geldi

Tesla FSD sistemi Hollanda’dan sonra Litvanya’da kullanımda

Tesla Supercharger Afyonkarahisar Dörtyol’da 12 stall ile açıldı

Dokuz yıldır beklenen Tesla Roadster için takvim yeniden değişti

Tesla’nın sansürlenen Robotaxi kaza raporları ilk kez yayımlandı
Öte yandan Avrupa Birliği genelinde ortak bir düzenleme oluşturulması konusunda henüz somut ilerleme sağlanabilmiş değil. Hollanda araç otoritesi güvenlik değerlendirmelerini mayıs ayı başında Motorlu Taşıtlar Teknik Komitesi’ne sunmuş olsa da süreç yavaş ilerliyor. Komitenin haziran ayının sonlarında yeniden toplanması planlanıyor. Ne var ki sektör uzmanları, resmî bir oylamanın sonbahar aylarından önce gerçekleşmesini beklemiyor. Bu nedenle Avrupa genelinde geçerli ortak bir düzenlemenin 2027 yılına kadar uzayabileceği belirtiliyor.
Tesla açısından bakıldığında Avrupa çapında geçerli bir düzenlemenin kabul edilmesi kolay görünmüyor. Birlik genelinde ortak mevzuatın yürürlüğe girmesi için en az 27 üye ülkeden 15’inin desteği gerekiyor. Buna ek olarak destek veren ülkelerin toplam AB nüfusunun yüzde 65’ini temsil etmesi şartı bulunuyor. Bu durum, belirli ülkelerin ortak itirazlarının süreci yavaşlatabilmesine olanak tanıyor.
Danimarkalı yetkililer, mevcut iznin kalıcı olmadığının da altını çiziyor. Avrupa’daki merkezi düzenleyici kurumlar ilerleyen dönemde ilgili sistemi reddederse, ulusal düzeyde verilen geçici onaylar da geçerliliğini kaybedecek. Böyle bir senaryoda yazılımın pazarlanması ve satılması mümkün olmayacak. Aktif abonelerin kullandığı özelliklerin de devre dışı bırakılması gündeme gelebilir.
Tüm bunlara ek olarak Avrupa’daki rekabet ortamı da değişiyor. Mercedes-Benz ve BMW son dönemde Seviye 3 otonom sürüş teknolojilerine yönelik görünür çalışmalarını azaltmış durumda. Mercedes’in bazı yeni modellerinde Drive Pilot donanımını öne çıkarmadığı, BMW’nin ise belirli otomatik sürüş projelerini sonlandırdığı belirtiliyor. Bu tablo, gelişmiş sürüş destek özellikleri arayan kullanıcılar için Tesla’yı Avrupa’da daha görünür seçeneklerden biri hâline getiriyor.
Tesla’nın FSD (Supervised) hizmeti Avrupa pazarlarında aylık 99 avro abonelik ücretiyle sunuluyor. Daha önce Enhanced Autopilot paketini satın alan kullanıcılar ise aylık 49 avroluk indirimli tarifeden yararlanabiliyor. Belçika ve Yunanistan’ın da benzer ulusal onay süreçleri üzerinde çalıştığı belirtilirken, Almanya, Fransa ve İspanya gibi büyük otomotiv pazarlarında test ve değerlendirme çalışmaları sürüyor. Avrupa genelindeki düzenleyici süreç tamamlanana kadar Tesla’nın sürücü destek teknolojisinin farklı ülkelerde farklı kurallarla kullanılmaya devam etmesi bekleniyor.
🌡️❄️ SERİNLİK ARAYANLARA MÜJDE: KLİMA FIRSATLARI DEVAM EDİYOR! ❄️🌡️





Teknoblog'un satış ortaklıkları vardır. Bunlar, editoryal içeriği etkilemez, ancak Teknoblog, satış ortaklığı bağlantıları üzerinden satın alınan ürünler için komisyon kazanabilir.


