Tesla Model 3 ile Teksas’ta meydana gelen ve bir kişinin yaşamını yitirdiği kazaya ilişkin ön inceleme raporu, olayın ilk aşamada aktarılandan farklı ayrıntılar içeriyor. ABD Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu’nun (NTSB) yayımladığı ön bulgulara göre, sürücü Michael Butler aracın Full Self-Driving (Supervised) sistemini gaz pedalına yüzde 100 oranında basarak manuel olarak devre dışı bıraktı. Raporda, çarpışma sırasında aracın hızının saatte 70 milin (yaklaşık 113 km/s) üzerinde olduğu bilgisine de yer veriliyor.
Kazanın ardından yerel yetkililer, Haziran ayında yaptıkları ilk açıklamada Tesla’nın gelişmiş sürüş destek sisteminin olay sırasında etkin olduğunu belirtmişti. Ne var ki NTSB’nin ön raporu, sürücünün tam gaz vermesiyle birlikte Full Self-Driving (Supervised) sisteminin devreden çıktığını ortaya koyuyor. Bu bulgu, Tesla’nın yapay zekâ çalışmalarının başındaki isim olan Ashok Elluswamy’nin kazanın ardından X platformunda yaptığı açıklamayla da örtüşüyor. Elluswamy, sürücünün yerleşim bölgesinde gaz pedalına sonuna kadar basarak kendi kendine sürüş işlevini manuel şekilde geçersiz kıldığını ifade etmişti.
Kazanın en dikkat çekici yönlerinden biri ise sürücünün neden bu şekilde hızlandığının henüz netlik kazanmamış olması. The Wall Street Journal’ın aktardığı bilgilere göre Butler, olay sırasında DoorDash teslimatı gerçekleştirdiğini söyledi. İfadesinde Tesla’nın orta konsolundaki dokunmatik ekrandan müzik değiştirirken Full Self-Driving özelliğini etkinleştirdiğini, ardından ise bilincini kaybettiğini öne sürdü. Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde sürücünün kanında alkol ya da uyuşturucuya rastlanmadı. Bunun yanında, çarpışmadan önceki son dakikalarda fren pedalına hiçbir şekilde basılmadığı da tespit edildi.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tesla, ölümle sonuçlanan Full Self-Driving kazası davasını kapattı

Ölümlü Tesla kazasında yeni iddia: Sürücü FSD’yi devre dışı bıraktı

Tesla’nın FSD sistemi açıkken yaşanan ölümlü kazada sürücüye “taksirle adam öldürme” suçlaması

Tesla’nın sürüş sistemi ölümlü kazanın ardından yeniden mahkemelik oldu

Autopilot açık Tesla evin içine daldı, bir kişi hayatını kaybetti
Tesla Full Self-Driving sistemi yeniden inceleme altında
Kazada yaşamını yitiren Martha Avila’nın ailesi, 24 Haziran tarihinde hem sürücü Michael Butler hem de Tesla aleyhine ihmal gerekçesiyle tazminat davası açtı. Davada, ölümle sonuçlanan kazada tarafların gerekli özeni göstermediği iddia ediliyor. Bunun yanı sıra Butler hakkında Temmuz ayında taksirle adam öldürme suçlamasıyla ceza davası da açıldı.
Tesla’nın Full Self-Driving (Supervised) sistemi, ismindeki “Supervised” ifadesinin de işaret ettiği üzere sürücünün sürekli dikkatini yola vermesini gerektiriyor. Sistem; şerit değiştirme, kavşaklardan geçiş ve rota takibi gibi işlevleri yerine getirebilse de direksiyon başındaki kişinin gerektiğinde anında müdahale etmesi bekleniyor. Bu nedenle sistem, tamamen otonom sürüş çözümü olarak sınıflandırılmıyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları






Teknoblog'un satış ortaklıkları vardır. Bunlar, editoryal içeriği etkilemez, ancak Teknoblog, satış ortaklığı bağlantıları üzerinden satın alınan ürünler için komisyon kazanabilir.
Bununla birlikte son yıllarda Full Self-Driving özelliğinin etkin olduğu çeşitli kazalar, ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi’nin (NHTSA) dikkatini çekmiş durumda. Kurum, Teksas’ta yaşanan bu ölümcül kazaya ilişkin ayrı bir soruşturma yürütüyor. Buna ek olarak, NHTSA Ekim 2025’te Tesla’nın kendi kendine sürüş teknolojisini kapsayan daha geniş kapsamlı bir inceleme başlatmıştı. Bu süreçte sistemin sürücü davranışlarıyla nasıl etkileşime girdiği, güvenlik mekanizmalarının yeterliliği ve olası tasarım eksiklikleri değerlendiriliyor.
NTSB tarafından yayımlanan mevcut rapor ön bulgu niteliği taşıyor ve nihai değerlendirmeyi içermiyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında aracın teknik kayıtları, sürücünün sağlık durumu ve kazaya yol açan diğer etkenlere ilişkin daha kapsamlı sonuçların paylaşılması bekleniyor. Elde edilecek nihai bulgular, hem devam eden hukuki süreç hem de Tesla’nın sürüş destek sistemlerine yönelik düzenleyici incelemeler açısından belirleyici rol oynayabilir.


