Blue Origin, mayıs ayında testler sırasında meydana gelen New Glenn roketi patlamasının ardından yürüttüğü incelemelerde henüz kesin sonuca ulaşabilmiş değil. Şirketin Üst Yöneticisi (CEO) Dave Limp tarafından paylaşılan yeni açıklama, teknik ekiplerin patlamaya yol açan temel nedeni belirlemek ve gerekli düzeltmeleri yapmak için çalışmalarını sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Buna rağmen şirket, New Glenn’i yıl bitmeden yeniden uçuşa hazır hâle getirme hedefinden vazgeçmiş değil. Bu doğrultuda hem roket sistemleri hem de fırlatma altyapısı üzerinde kapsamlı çalışmalar devam ediyor.
Dave Limp’in Blue Origin’in internet sitesinde yayımlanan açıklamasına göre ilk teknik değerlendirmeler, sorunun roketin ilk kademesinin arka bölümünde meydana gelmiş olabileceğini gösteriyor. Mühendislik ekipleri farklı kamera kayıtları ile çok sayıdaki sensörden elde edilen verileri ayrıntılı biçimde inceleyerek patlamanın kesin nedenini ortaya çıkarmaya çalışıyor. Şirket, elde edilen ilk bulguların önemli ipuçları sunduğunu belirtse de soruşturmanın tamamlanması için daha fazla analiz yapılması gerektiğini ifade ediyor. Bu nedenle patlamaya ilişkin nihai teknik rapor henüz hazırlanmış değil.
Blue Origin, New Glenn programını geliştirmek için uzun yıllar boyunca temkinli bir yaklaşım benimsedi. On yılı aşkın süren geliştirme çalışmalarının ardından roket ilk kez Ocak 2025’te uzaya gönderildi. Sonraki görev hazırlıkları daha hızlı ilerlerken, 28 Mayıs’ta gerçekleştirilen yer testleri sırasında meydana gelen patlama programın takvimini etkiledi. Olay sırasında herhangi bir yaralanma yaşanmaması ise şirket açısından en olumlu gelişmelerden biri oldu.
Blue Origin hem roketi hem de fırlatma altyapısını yeniden hazırlıyor
New Glenn’in yeniden uçabilmesi için yalnızca teknik arızanın giderilmesi yeterli olmayacak. Şirketin Florida’daki Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri İstasyonu’nda bulunan ve New Glenn’i destekleyebilen tek fırlatma kompleksinde de önemli onarım çalışmaları yürütülüyor. Patlama sırasında yıldırım koruma kulesi ile roketi montaj tesisinden fırlatma rampasına taşıyıp dik konuma getiren transporter-erector sistemi tamamen kullanılamaz hâle geldi. Bunun yanında çevredeki bazı yapılar da patlamadan zarar gördü.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Euclid teleskobu Samanyolu’nun kalbindeki yıldız denizini görüntüledi

NASA Mars ve Ay için daha hızlı hareket eden yeni keşif aracını test ediyor

NASA, yörüngesi hızla alçalan Swift teleskobunu kurtarmaya hazırlanıyor

NASA, Mars görevi için Eric Schmidt’in uzay şirketini seçti

James Webb teleskobu, Terzan 5’te Samanyolu’nun eski izini buldu
Bununla birlikte tesisin kritik altyapısının önemli bölümü ayakta kalmayı başardı. Dave Limp’in verdiği bilgilere göre su kulesi, gaz depolama tankları ve roket entegrasyon binasında ciddi bir hasar oluşmadı. Bu durum, şirketin yeniden inşa sürecini beklenenden daha kısa sürede tamamlayabilmesi açısından avantaj sağlıyor. Blue Origin yönetimi de mevcut sağlam altyapıyı değerlendirerek çalışmaları hızlandırmayı planlıyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları
Tümünü Gör










Teknoblog'un satış ortaklıkları vardır. Bunlar, editoryal içeriği etkilemez, ancak Teknoblog, satış ortaklığı bağlantıları üzerinden satın alınan ürünler için komisyon kazanabilir.
Şirket, yaşanan olayın ardından fırlatma operasyonlarında da bazı değişikliklere gitme kararı aldı. Daha önce New Glenn’i fırlatma rampasına taşıyarak dik konuma getiren transporter-erector sistemi yerine artık büyük bir vinç kullanılacak. Roket, uçuş öncesinde bu vinç yardımıyla fırlatma platformuna yerleştirilecek. Blue Origin’e göre bu yöntem yalnızca onarım sürecini kısaltmayacak, aynı zamanda ilerleyen dönemde fırlatma hazırlıklarının daha verimli yürütülmesine de katkı sağlayacak.
Öte yandan New Glenn’in yeniden hizmete dönmesi Blue Origin açısından yalnızca ticari faaliyetler bakımından değil, NASA ile yürütülen programlar açısından da önem taşıyor. Şirket, Artemis programı kapsamında geliştirilen insanlı Ay görevlerinde farklı roller üstleniyor ve ağır yük taşıma kapasitesine sahip New Glenn roketinin bu projelerde kullanılması planlanıyor. Bu nedenle patlamanın nedeninin kesin olarak belirlenmesi ve benzer bir sorunun tekrar yaşanmaması, hem güvenlik hem de görev takvimi açısından öncelikli konular arasında yer alıyor.
Blue Origin, mayıs ayındaki patlama öncesinde 2026 yılı içinde 12’ye kadar New Glenn fırlatması gerçekleştirmeyi hedefliyordu. Yaşanan olay bu planların yeniden gözden geçirilmesine neden olsa da şirket, teknik incelemeleri tamamlayıp gerekli onarımları bitirdikten sonra uçuş programını yeniden hızlandırmayı amaçlıyor. Bunun ne kadar kısa sürede gerçekleşeceği ise patlamanın kesin nedeninin ortaya çıkarılması ve Cape Canaveral’daki çalışmaların planlandığı şekilde ilerlemesine bağlı olacak.


