Snap, şirket bünyesinde faaliyet gösteren üretken yapay zekâ video ekibini Dotmo adlı yeni bir şirkete dönüştürme kararı aldığını açıkladı. TechCrunch’a yapılan açıklamaya göre, Dotmo yapay zekâ destekli etkileşimli oyun deneyimleri oluşturabilen modeller geliştirmeye odaklanacak. Snap, bu alanın şirket içinde sürdürülmesinin yüksek maliyetler gerektirdiğini belirtirken, yeni yapılanmanın söz konusu maliyet baskısını azaltmayı amaçladığını ifade etti. Bununla birlikte iki şirket arasındaki bağın tamamen kopmayacağı da vurgulanıyor.
Yeni şirket hukuki açıdan bağımsız bir yapı olarak faaliyet gösterecek olsa da Snap ile yakın ilişkisini sürdürecek. Şirket, Dotmo’ya mevcut teknolojilerini oyun ve etkileşimli eğlence platformlarına uyarlayabilmesi için lisans verecek. Buna ek olarak Dotmo’nun ilk çalışan kadrosu da Snap’ten ayrılarak yeni girişime katılan mevcut ekip üyelerinden oluşacak. Böylece geliştirme sürecinde bilgi birikiminin ve teknik uzmanlığın korunması hedefleniyor.
Dotmo’nun doğrudan Snap tarafından finanse edilmeyeceği belirtiliyor. Buna rağmen Snap’in teknoloji direktörü Bobby Murphy’nin yeni girişimin baş yatırımcısı olacağı ve şirkette kayda değer bir kişisel paya sahip bulunacağı açıklandı. Murphy, yatırımcı kimliğinin yanında Snap’teki görevini tam zamanlı olarak sürdürmeye devam edecek. Aynı zamanda şirketin üretken yapay zekâ araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin yönetiminden de sorumlu olmaya devam edecek.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Google en popüler yapay zekâ araçlarından birinin adını değiştirdi
Apple yapay zekâ için çip şirketi satın almaya hazırlanıyor

Meta’nın işten çıkarma süreci mahkemelik oldu, yapay zekâ suçlaması gündemde

Microsoft CEO’su Satya Nadella’dan şirketlere yapay zekâ uyarısı

Christopher Nolan’dan yapay zeka için sert Truva atı uyarısı
Snap yapay zekâ yatırımlarını farklı bir yapı altında sürdürmek istiyor
Snap, Dotmo’ya teknoloji lisansı ve uzman ekip desteği sağlaması karşılığında yeni şirkette önemli bir hisse payı elde edecek. Şirket yönetimi, Dotmo’nun ilerleyen dönemde başarılı olması durumunda bu ortaklığın finansal açıdan değer yaratabileceğini düşünüyor. Bunun yanında Dotmo’nun gelecekte dış yatırım kaynaklarına da başvurabileceği belirtiliyor. Böyle bir senaryo, girişimin büyüme planlarını hızlandırırken Snap’in doğrudan operasyonel yük üstlenmeden projedeki varlığını sürdürmesini sağlayabilir.
Bu gelişme, Snap’in 2026 yılı içinde gerçekleştirdiği ikinci büyük ayrışma hamlesi olarak dikkat çekiyor. Şirket daha önce artırılmış gerçeklik ve akıllı gözlük çalışmalarına odaklanan Specs birimini bağımsız bir şirkete dönüştürmüştü. Ne var ki Specs markasının kısa süre önce tanıtılan yeni akıllı gözlükleri yatırımcılar tarafından beklenen ilgiyi görmedi. Yaklaşık 2.200 dolarlık fiyat etiketi nedeniyle ürünün ticari başarısına ilişkin soru işaretleri ortaya çıkarken, Snap hisseleri de bu süreçte değer kaybetmişti. Öte yandan şirket yılın başlarında yaklaşık 1.000 kişinin işten çıkarıldığı bir küçülme süreci yaşamıştı.
Günün Öne Çıkan Fırsatları






Teknoblog'un satış ortaklıkları vardır. Bunlar, editoryal içeriği etkilemez, ancak Teknoblog, satış ortaklığı bağlantıları üzerinden satın alınan ürünler için komisyon kazanabilir.
Dotmo’nun ayrılması ise Specs örneğinden farklı bir yapı sunuyor. Snap temsilcilerine göre yeni şirketin faaliyet alanı, mevcut durumda Snap’in temel iş öncelikleri arasında yer almayan dijital deneyimlere odaklanacak. Buna rağmen taraflar arasındaki iş birliğinin tamamen sona ermeyeceği belirtiliyor. İleride uygun fırsatlar oluşması hâlinde Dotmo’nun Snap için stratejik bir iş ortağı konumuna gelebileceği ifade ediliyor.
Teknoloji sektöründe şirket ayrışmaları çoğu zaman maliyet kontrolü amacıyla gerçekleştiriliyor. Bunun yanında yatırımcı ilgisini artırmak, belirli teknolojileri daha görünür hâle getirmek veya ekiplerin daha esnek hareket etmesini sağlamak gibi farklı gerekçeler de öne çıkabiliyor. Snap’in Dotmo kararı da bu çerçevede değerlendirilebilir. Şirket, üretken yapay zekâ projelerinin yüksek maliyetli yapısından kaynaklanan finansal yükü azaltırken, sahip olduğu hisse sayesinde olası büyüme potansiyelinden yararlanma fırsatını elinde tutuyor. Bu yaklaşım, yapay zekâ alanındaki yatırımların giderek daha fazla sermaye gerektirdiği bir dönemde teknoloji şirketlerinin tercih ettiği alternatif modellerden biri olarak öne çıkıyor.


