Apple ile OpenAI arasında, eski Apple çalışanlarının şirketin gizli bilgilerini OpenAI’a taşıdığı iddiası üzerine devam eden hukuki anlaşmazlıkta karşılıklı suçlamalar sertleşiyor. Apple, eski çalışanı Chang Liu’ya ait bir MacBook üzerinde yapılan adli incelemenin iddialarını destekleyen dört “şoke edici” kanıt ortaya çıkardığını mahkemeye bildirdi. OpenAI ise aynı gün sunduğu hukuki belgelerde bu değerlendirmeye karşı çıktı. Şirket, yaşanan durumun Apple’ın kendi çalışma ve işten ayrılma prosedürlerinden kaynaklandığını öne sürdü. Böylelikle davadaki tartışma yalnızca dosyaların cihazlara indirilip indirilmediğinden çok, çalışanların Apple verilerine hangi koşullarda erişebildiğine de uzanmış oldu.
Davada Chang Liu ile Tang Tan adlı iki eski Apple çalışanının, şirkette görev yaptıkları sırada eriştikleri gizli bilgileri OpenAI’ın geliştirdiği yapay zekâ donanımında kullanmak amacıyla aldığı iddia ediliyor. Apple’ın suçlamasına göre iki mühendis de şirketten ayrılma süreçlerinin ardından gizli mühendislik dosyalarını indirdi. Bu dosyaların donanım tasarımı dahil olmak üzere Apple’ın fikri mülkiyet kapsamına giren bilgiler içerdiği öne sürülüyor. Davanın temelinde söz konusu erişimlerin normal iş süreçlerinin bir devamı mı yoksa şirket bilgilerinin yetkisiz biçimde alınması mı olduğunun belirlenmesi bulunuyor. Mahkemenin değerlendirmesinde cihazlar üzerindeki teknik kayıtların yanı sıra Apple’ın çalışanlarına uyguladığı veri erişim politikalarının da etkili olması beklenebilir.
Apple, iddialarını araştırabilmek amacıyla Liu’ya ait MacBook üzerinde adli inceleme yapma izni aldı. Şirket daha sonra mahkemeye sunduğu belgelerde bu incelemenin kendi iddialarını desteklediğini ve dört ayrı kanıt bulunduğunu bildirdi. Apple bunları “şoke edici” olarak nitelendirirken OpenAI aynı bulguların şirketin ileri sürdüğü şekilde yorumlanmasına itiraz ediyor. Dolayısıyla MacBook’taki verilerin varlığından ziyade bunların neden cihazda bulunduğu ve hangi koşullarda erişildiği de anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Bu ayrım, Apple’ın ticari sırlarının bilinçli şekilde alınarak başka bir şirkette kullanılmak üzere taşınıp taşınmadığının belirlenmesi açısından davanın dikkat çeken başlıklarından biri hâline geliyor.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Apple’ın OpenAI davasında eski çalışanın MacBook’u gündemde

Apple, OpenAI davasında deliller için süreyi 30 güne indirmek istiyor

Apple’da Tim Cook dönemi bitti, John Ternus görevi devraldı

Apple’ın tanınan ismi Phil Schiller görevlerini bırakıyor

Apple iOS 27 Public Beta 6’yı yayınladı, final sürüm yaklaşıyor
OpenAI Apple’ın veri erişim ve işten ayrılma süreçlerini eleştirdi
Reuters’ın aktardığı mahkeme dosyasına göre, OpenAI Apple çalışanlarının şirket belgelerine erişirken kişisel iCloud hesaplarını kullanmaya teşvik edildiğini savunuyor. OpenAI’a göre, bu uygulama kurumsal dosyalar ile çalışanların kişisel cihazları ve hesapları arasındaki sınırların bulanıklaşmasına yol açabiliyor. Şirket bunun yanında işten ayrılan personele Apple cihazlarını teslim etmek, dosyaları şirkete aktarmak ve görevlerini devretmek için yeterli zaman tanınmadığını iddia ediyor. OpenAI’ın üçüncü itirazı ise çalışanların Apple’dan ayrıldıktan sonra eski ekip arkadaşları tarafından yardım amacıyla yeniden aranabilmesiyle ilgili. Savunmaya göre böyle durumlarda eski çalışanların daha önce kullandıkları şirket bilgilerine yeniden erişmesi gerekebiliyor.
OpenAI mahkeme belgesinde daha sert bir ifadeyle, çalışanların yapay zekâyı benimsemekte zorlandığını ileri sürdüğü Apple gibi bir şirketten ayrılarak yenilikçi ürünler geliştiren bir girişime geçebileceğini belirtti. Şirkete göre Apple bu çalışan tercihlerini beğenmeyebilir, fakat bunları tek başına hukuka aykırı olarak nitelendiremez. OpenAI aynı zamanda Apple’ın kendi prosedürlerindeki eksikliklerden kaynaklandığını savunduğu sorunların sorumluluğunu eski çalışanlara veya yeni işverenlerine yükleyemeyeceğini ileri sürdü. Bu ifadeler OpenAI’ın savunmasını yalnızca Liu ve Tan’ın belirli dosyalara erişimiyle sınırlamadığını gösteriyor. Şirket bunun yerine Apple’ın bilgi yönetimi, kişisel hesap kullanımı ve çalışanların ayrılış süreçlerinin de mahkeme tarafından dikkate alınmasını istiyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları

REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir.
Apple’ın iddiaları ise iki eski çalışanın şirketten ayrılmalarıyla bağlantılı dönemde gizli mühendislik bilgilerine erişmiş olması üzerinde yoğunlaşıyor. Bu nedenle çalışanların dosyalara teknik olarak erişebilmesi ile söz konusu bilgileri OpenAI’ye aktarmak veya burada kullanmak amacıyla edinmesi arasında hukuki açıdan belirleyici bir fark bulunuyor. OpenAI’ın açıklamaları Apple’ın ortaya koyduğu adli inceleme bulgularının varlığını tek başına ortadan kaldırmıyor; bunun yerine bu bulguların nasıl yorumlanması gerektiğine yönelik farklı bir açıklama sunuyor. Benzer şekilde Apple’ın bir cihazda şirket dosyaları veya bunlara ilişkin kayıtlar tespit etmiş olması da tek başına tüm suçlamaların kanıtlandığı anlamına gelmiyor. Davanın ilerleyen aşamalarında erişim zamanları, dosyaların niteliği, çalışanların ayrılış sürecindeki yükümlülükleri ve bilgilerin OpenAI çalışmalarında kullanılıp kullanılmadığı gibi ayrıntıların belirleyici olması bekleniyor.
Anlaşmazlığın diğer tarafında OpenAI’ın geliştirmekte olduğu yapay zekâ odaklı donanım çalışmaları bulunuyor. Apple, eski çalışanlarının sahip olduğu donanım mühendisliği bilgisinin ve şirket içi belgelerin bu projede kullanılabileceğini ileri sürerken OpenAI bu yöndeki hukuka aykırılık iddialarını reddediyor. Tarafların aynı teknik bulgulara oldukça farklı açıklamalar getirmesi, mahkemenin yalnızca cihazlarda bulunan verileri değil, bu verilerin nasıl ve hangi amaçla elde tutulduğunu da değerlendirmesini gerektirecek. Şimdilik Apple’ın sunduğu bulgular şirketin iddiaları, OpenAI’ın veri erişim süreçlerine ilişkin açıklamaları ise savunması niteliğinde bulunuyor. Bu nedenle davanın sonucu açısından asıl ayrım, eski çalışanların Apple bilgilerine erişmiş olmasından ziyade ticari sır niteliğindeki verilerin yetkisiz biçimde alınarak OpenAI’ın ürün geliştirme çalışmalarına aktarılıp aktarılmadığının kanıtlanması olacak.






