Meta, kullanıcı adına internetten alışveriş yapabilen, e-posta hazırlayıp gönderebilen ve seyahat planlayabilen kişisel yapay zekâ ajanı Muse’u tanıttı. Şirketin uzun süredir üzerinde çalıştığı sistem, Meta AI’dan farklı olarak yalnızca sorulara yanıt vermek yerine verilen hedef doğrultusunda bağımsız biçimde birden fazla işlemi yürütebiliyor. Meta, Muse’un kurulumu ve kullanımı için herhangi bir teknik bilgi gerekmediğini belirtiyor. Kendine ait uygulamaları ve internet sitesi bulunan yapay zekâ ajanı, kullanıcının hedefini öğrendikten sonra buna uygun bir plan hazırlayabiliyor, zaman ve kaynakları koordine edebiliyor ve belirlenen işleri ilerletebiliyor. Bununla birlikte sistemin ne kadar kapsamlı çalışabileceği, kullanıcının hangi hesaplarına ve kişisel verilerine erişim izni verdiğiyle doğrudan bağlantılı olacak.
Meta CEO’su Mark Zuckerberg daha önce şirketin, insanların günlük işlerini proaktif biçimde yürütebilecek yapay zekâ ajanları geliştirmek istediğini açıklamıştı. Muse bu yaklaşımı OpenClaw gibi daha teknik çözümlerden farklı olarak geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştırmayı amaçlıyor. Meta’nın verdiği bilgilere göre kullanıcı Muse’a yalnızca bir görev vermekle kalmayacak, ulaşmak istediği daha genel bir hedef de tanımlayabilecek. Sistem daha sonra bu hedef için kişiselleştirilmiş bir çalışma planı oluşturup gerekli adımları kendi başına sürdürebilecek. Dolayısıyla Muse, sohbet tabanlı bir yapay zekâ yardımcısından çok, farklı uygulamalar arasında işlem yapabilen ve belirli ölçüde bağımsız çalışan bir yazılım olarak konumlanıyor.
Meta Muse Google Workspace, Spotify ve Apple Health ile çalışabiliyor
Muse’un yetenekleri üçüncü taraf servislerle kurduğu bağlantılar sayesinde genişliyor. Meta’nın kendi uygulamalarının yanında Google Workspace, Ticketmaster, OpenTable, Spotify ve Apple Health desteklenen servisler arasında bulunuyor. Örneğin kullanıcı, Instagram ve Facebook’ta daha önce kaydettiği yemek tarifi videolarının Muse tarafından taranmasını ve bunların daha kolay okunabilecek bir biçimde düzenlenmesini isteyebiliyor. Yapay zekâ ajanı buradan hareketle bir alışveriş listesi oluşturabiliyor, internette fiyat karşılaştırması yapabiliyor ve gerekli ürünleri kullanıcı adına sipariş edebiliyor. Böylelikle farklı uygulamalarda ayrı ayrı yapılması gereken işlemler tek bir görev akışı altında toplanabiliyor.
Muse yalnızca Meta tarafından önceden desteklenen servislerle de sınırlı değil. Bir hizmetin herkese açık bir API sunması durumunda yapay zekâ ajanı bu servisle çalışmak için gerekli bağlantıyı kendi başına oluşturabiliyor. Meta Yapay Zekâ Ürünlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Vishal Shah, Engadget’a yaptığı açıklamada Muse’un kendi yazılımını da oluşturabilecek kapasitede olduğunu ve bu nedenle yapabileceklerinin kesin sınırlarını çizmenin kolay olmadığını belirtiyor. Ne var ki bu esneklik beraberinde erişim izinleri konusunu getiriyor. Muse’un daha karmaşık görevleri yerine getirebilmesi için kullanıcının daha fazla servise erişim vermesi ve sistemle kişisel tercihleri hakkında daha fazla bilgi paylaşması gerekiyor.
Meta, bu düzeyde erişime sahip bir yapay zekâ ajanının kontrolsüz biçimde işlem yapmasını engellemek amacıyla çeşitli güvenlik mekanizmaları geliştirdiğini söylüyor. Muse, e-posta gönderme veya bir satın alma işlemini tamamlama gibi sonuç doğuran işlemler öncesinde kullanıcıdan onay isteyecek. Buna karşılık şirketin düşük riskli olarak sınıflandırdığı bazı görevler ayrıca onay alınmadan gerçekleştirilebilecek. Bunun yanı sıra her kullanıcının Muse örneği özel bir sanal makine üzerinde çalışacak. Meta’ya göre bu yöntem, bir kullanıcının ajanını ve erişebildiği verileri diğer kullanıcıların sistemlerinden ayrı tutmayı amaçlıyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları






REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Google’ın yeni yapay zekâ modeli hava tahminlerini çok daha ayrıntılı yapıyor

WhatsApp hesabına beş farklı yapay zeka ajanı bağlanabilecek

Gazeteler OpenAI’dan içeriklerinin ve yapay zekâ modellerinin imhasını istiyor

OpenAI günler süren araştırma görevlerini yapabilen yapay zekâ geliştirdi

OpenAI’ın yapay zeka ajanları Alman wiki sitesini ele geçirdi
Tüm bu önlemlere rağmen, Meta Muse’un hatasız çalışacağını ileri sürmüyor. Şirket, yapay zekâ ajanlarının doğası gereği öngörülemeyen davranışlar gösterebileceğini ve Muse’un da zaman zaman hata yapacağını açık biçimde kabul ediyor. Meta, oluşturduğu güvenlik sistemleri sayesinde bu hataların daha seyrek yaşanmasını ve ortaya çıkabilecek zararın sınırlanmasını bekliyor. Kullanıcı onayı gerektiren işlemlerin kapsamı bu noktada belirleyici olacak. Özellikle alışveriş, mesajlaşma ve kişisel hesaplara erişim gibi alanlarda sistemin kolaylık ile kullanıcı kontrolü arasındaki dengeyi nasıl kuracağı, gerçek kullanım sırasında daha net görülebilecek.
Muse’un kullanım alanı masaüstü veya bağımsız uygulamalarla sınırlı tutulmayacak. Meta, yapay zekâ ajanını WhatsApp ve şirketin akıllı gözlükleriyle de bütünleştirmeyi planlıyor. Böylece kullanıcıların hareket hâlindeyken Muse’a görev vermesi ve devam eden işlemler hakkında bilgi alması mümkün olabilecek. Zuckerberg’in yapay zekâ ajanlarına ilişkin daha önce yaptığı açıklamalar, Meta’nın bu sistemleri yalnızca gerektiğinde açılan yardımcılar yerine arka planda sürekli çalışabilen araçlara dönüştürmek istediğini gösteriyor. Muse’un günlük küçük görevlerin yanında daha uzun süreye yayılan ve birden fazla aşama içeren hedefler üzerinde de çalışabilmesi planlanıyor.
Bununla birlikte Muse’un yaygın biçimde kullanılmasının önündeki en belirgin soru işaretlerinden biri gizlilik olacak. Sistemin kişiselleştirilmiş biçimde çalışabilmesi için e-postalardan sağlık verilerine, sosyal medya etkinliklerinden alışveriş tercihlerine kadar farklı türde bilgilere erişebilmesi mümkün. Meta ise kullanıcıların Muse ile gerçekleştirdiği etkileşimlerin daha sonraki yapay zekâ eğitimlerinde kullanılmasını devre dışı bırakmasına izin verecek. Şirket, Muse konuşmalarındaki ayrıntıların reklam sistemleriyle paylaşılmayacağını da belirtiyor. Buna rağmen alışveriş gibi bazı etkileşimlerin kullanıcılara gösterilen reklamları dolaylı biçimde etkileyebileceğini kabul ediyor.
Meta’nın yakın dönemde yapay zekâ özellikleri nedeniyle gizlilik tartışmalarıyla karşı karşıya kalmış olması da Muse açısından dikkate değer bir arka plan oluşturuyor. Şirketin yapay zekâ destekli gözlükleri gizlilik konusunda eleştirilmiş, herkese açık Instagram gönderilerinden yapay zekâ görselleri üretilmesine imkân veren tartışmalı bir özellik ise gelen tepkilerin ardından geri çekilmişti. Muse çok daha geniş veri erişimi gerektirebildiği için kullanıcıların hangi izinleri vermeyi kabul edeceği sistemin pratik kullanımını doğrudan etkileyebilir. Buna karşılık her işlem için ayrı uygulamalara geçme ihtiyacını azaltması, karmaşık görevleri tek bir komut üzerinden yürütebilmesi ve üçüncü taraf servislerle bağlantı kurabilmesi Muse’un dikkat çeken avantajları arasında bulunuyor. Bu kolaylığın karşılığında kullanıcıların Meta’ya ve kendi yapay zekâ ajanlarına daha geniş bir dijital erişim sağlaması gerekecek.
Muse’un ücretlendirme modeli ise henüz tamamen açıklanmış değil. Meta, kullanıcıların ihtiyaç duyacağı özelliklerin büyük bölümünün ücretsiz olacağını ifade ediyor. Daha kapsamlı görevler gerçekleştirmek isteyenlerin ise ilerleyen dönemde ücretli bir Meta AI aboneliğine ihtiyaç duyabileceği belirtiliyor. Hangi özelliklerin ücretsiz kullanım sınırları içinde kalacağı ve aboneliğin hangi noktada gerekli hâle geleceği şimdilik belirsiz. Muse bu haliyle Meta AI’a kıyasla çok daha fazla işi kendi başına gerçekleştirebilen bir sistem sunarken, erişim izinleri, hata ihtimali, gizlilik ve ücretlendirme gibi başlıklar ürünün kullanıcılar açısından ne kadar kullanışlı olacağını belirleyecek temel unsurlar olarak öne çıkıyor.


