Apple, Almanya’nın bağımsız rekabet otoritesi Bundeskartellamt’ın App Tracking Transparency sistemine yönelik incelemesi sonucunda, uygulamalarda kişisel verilerin toplanmasına ilişkin izin ekranlarında değişikliğe gidecek. Kurum, Apple’ın kullanıcılara sunduğu mevcut izin taleplerinin şirketin kendi hizmetleri ile üçüncü taraf geliştiricilerin uygulamalarına eşit koşullar sağlamadığı sonucuna vardı. İncelemenin merkezinde, izin ekranlarında kullanılan ifadelerin yanı sıra görsel tasarım ve kullanıcılara sunulan seçenekler bulunuyor. Bundeskartellamt’a göre, Apple’ın kendi hizmetlerinde gösterdiği talepler kullanıcıları veri paylaşımına izin vermeye yönlendirebilirken, üçüncü taraf uygulamalarındaki ekranlar aynı izni vermekten caydırabilecek unsurlar içeriyor. Kararın ardından Apple’ın bu farklılıkları azaltacak düzenlemeleri dört ay içinde hayata geçirmesi gerekiyor.
App Tracking Transparency, Apple tarafından Nisan 2021’de kullanıma sunulmuştu ve iPhone ile iPad kullanıcılarının uygulamalar arasındaki takip konusunda daha fazla kontrol sahibi olmasını amaçlıyor. ATT kapsamında bir uygulama, kullanıcıyı başka şirketlere ait uygulamalar ve internet siteleri genelinde takip etmek istediğinde önceden izin almak zorunda kalıyor. Kullanıcı bu talebi reddettiğinde uygulamanın reklam amacıyla kullanılan belirli takip yöntemlerine erişimi sınırlandırılıyor. Sistem özellikle reklam gelirleri kullanıcıların farklı hizmetlerdeki davranışlarını ilişkilendirmeye dayanan şirketler açısından kapsamlı sonuçlar doğurdu. Buna rağmen Almanya’daki incelemenin konusu ATT’nin varlığından çok, Apple’ın bu gizlilik mekanizmasını kendi hizmetleri ile rakip uygulamalara nasıl uyguladığı oldu.
Apple ATT izin ekranlarında tarafsız tasarıma geçecek
Bundeskartellamt’ın açıkladığı yükümlülüklere göre Apple, üçüncü taraf sağlayıcılar için önceden tanımladığı izin taleplerinde kullanıcıyı veri paylaşımından caydırma ihtimali bulunan sembolleri ve ifadeleri kaldıracak. Veri toplama onayı isteyen ekranların içerik, ifade biçimi ve görsel düzen bakımından tarafsız olması gerekecek. Böylelikle kullanıcının karşısına çıkan seçeneklerin, uygulamanın Apple’a veya bağımsız bir geliştiriciye ait olmasına göre farklı bir izlenim yaratmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Apple’ın yalnızca ekranları değiştirmesi de yeterli olmayacak; şirketin hazırladığı yeni tasarımları uygulama geliştiricileriyle birlikte test etmesi isteniyor. Bu koşul, geliştiricilerin değiştirilmiş izin akışının pratikte nasıl çalıştığını değerlendirebilmesine olanak sağlayacak.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Apple iOS 26.6.1’i yayınladı, güncellemenin odağı güvenlik

Apple’ın Çin planına ABD’den açık itiraz geldi

Apple’a veda etmeye hazırlanan Tim Cook nasıl hatırlanmak istediğini açıkladı

Apple Çin’e özel Apple Intelligence modelini Alibaba ile tamamladı

Apple ve Epic Games kavgasında sürpriz uzlaşma ihtimali
Düzenlemenin dikkat çeken taraflarından biri de yükümlülüklerin yalnızca kısa süreli bir değişiklikle sınırlı tutulmaması. Bundeskartellamt, Apple’ın verdiği taahhütlerin yedi yıl boyunca geçerli olacağını belirtiyor. Şirketin koşullara uyup uymadığı ise bağımsız bir izleme görevlisi tarafından denetlenecek. Böylece ATT ekranlarının daha sonra yeniden farklılaştırılması veya üçüncü taraf uygulamalar açısından dezavantaj yaratabilecek tasarım unsurlarının geri dönmesi durumunda bağımsız bir kontrol mekanizması bulunacak. Apple’a gerekli teknik ve arayüz değişikliklerini tamamlaması için dört aylık süre tanınması ise şirketin geliştirici testlerini de bu takvim içinde yürütmesini gerektiriyor.
ATT, kullanıma sunulduğu günden bu yana Apple’ın gizlilik yaklaşımının en fazla tartışılan bileşenlerinden biri oldu. Kullanıcı açısından sistem, uygulamalar arası takibin daha görünür hâle gelmesini ve takip izninin doğrudan kontrol edilebilmesini sağlıyor. Bu yönüyle gizlilik bakımından somut bir avantaj sunuyor. Öte yandan reklam teknolojileri ve uygulama geliştiricileri, Apple’ın kendi reklam ve veri işleme faaliyetlerinin üçüncü taraflara getirilen kurallarla aynı şekilde değerlendirilip değerlendirilmediğini uzun süredir sorguluyor. Almanya’daki karar da ATT’nin kullanıcı gizliliğini koruma amacından ziyade, aynı gizlilik tercihinin farklı sağlayıcılara sunuluş biçimindeki rekabet etkisine odaklanıyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları

REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir.
Bundeskartellamt’ın müdahalesi bu nedenle ATT’nin kaldırılması veya kullanıcıların takip izinleri üzerindeki kontrolünün azaltılması anlamına gelmiyor. Esas değişiklik, kullanıcının karar verdiği arayüzün Apple ve üçüncü taraf geliştiriciler açısından daha dengeli hâle getirilmesi olacak. Apple dört aylık süre içinde gerekli düzenlemeleri tamamladığında, geliştiriciler açısından izin isteme sürecindeki bazı görsel ve dilsel farklılıkların ortadan kalkması beklenebilir. Kullanıcılar ise yine kişisel verilerinin hangi koşullarda paylaşılacağı konusunda seçim yapmaya devam edecek. Yedi yıllık denetim süresi de yapılan değişikliklerin geçici kalmamasını sağlarken, yeni sistemin gerçek etkisi güncellenmiş izin ekranlarının uygulamalarda kullanılmaya başlamasıyla daha net görülebilecek.






