Yapay zeka şirketleri, dil modellerini eğitmek için milyonlarca basılı kitabı satın aldı, sayfalarını taradı ve fiziksel kopyaları imha etti. Mahkeme kayıtları, Anthropic’in tek bir çalışma kapsamında 2 milyondan fazla kitabı dijital ortama aktardığını gösteriyor. Şirketlerin sahaflardan topladığı eserler arasında eski bilgisayar kılavuzları, yerel tarih kitapları ve baskısı tükenmiş akademik yayınlar da bulunuyor. Kitapların tarama sonrasında kâğıt hamuruna dönüşmesi, telif tartışmasını kültürel mirasa kadar taşıdı.
Anthropic, şirket içinde Project Panama adını verdiği çalışma için ikinci el kitap toptancılarından on binlerce eseri aynı anda satın aldı. Ardından şirket, kitapları Illinois eyaletindeki bir tesise taşıdı ve ciltlerini keserek sayfalarını yüksek hızlı tarayıcılardan geçirdi. Ekipler taranan metinleri yapay zeka eğitimi için dijital dosyalara dönüştürürken fiziksel nüshaları yeniden satışa çıkarmadı. Bunun yerine şirket, tarama işlemi tamamlanan kitapları kâğıt hamuruna gönderdi.
Washington Post’un incelediği mahkeme belgelerine göre Anthropic, bu fiziksel kitap arşivi için on milyonlarca dolar harcadı. Şirket böylece internette hazır dijital kopyası bulunmayan eserleri kendi veri havuzuna ekledi. Bunun yanı sıra yöntem, korsan kaynaklardan indirilen kitaplarla yasal yollarla satın alınan fiziksel nüshalar arasında hukuki bir ayrım kurdu. Anthropic daha önce Books3 gibi korsan arşivlerden yüz binlerce kitabın dijital kopyasını indirmişti.
ABD’de görev yapan bir federal yargıç, yasal yollarla satın alınan kitapların belirli koşullarda adil kullanım kapsamında yapay zeka eğitimine girebileceğine karar verdi. Ancak mahkeme, korsan kütüphanelerden indirilen dosyalar için aynı hukuki korumayı tanımadı. Ardından Anthropic, yazarların açtığı telif davasında en az 1,5 milyar dolarlık bir uzlaşmayı kabul etti. Anlaşma, kapsam içindeki her kitap için yaklaşık 3 bin dolar ödeme öngördü.
Teknoloji şirketleri sahaflardan az bulunan eserleri de topluyor
Avrupa’daki sahaflar, toplu alımların yalnızca çok satan romanları veya güncel araştırma kitaplarını kapsamadığını belirtiyor. Alıcılar eski bilgisayar kılavuzlarından seyahat rehberlerine, yerel tarih çalışmalarından yeni baskısı çıkmayan akademik eserlere kadar uzanan kataloglar istiyor. Hollanda ve İspanya’daki kitap satıcıları, yurt dışından gelen bazı şirketlerin tek siparişte binlerce kitap topladığını aktarıyor. Böylece yapay zeka şirketleri, internette kolayca bulunmayan uzmanlık metinlerini de eğitim verisine ekliyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları






Teknoblog'un satış ortaklıkları vardır. Bunlar, editoryal içeriği etkilemez, ancak Teknoblog, satış ortaklığı bağlantıları üzerinden satın alınan ürünler için komisyon kazanabilir.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Claude Reflect, yapay zekaya hangi işleri bıraktığınızı açıklıyor

Anthropic’ten Claude Fable 5 için süreli ücretsiz erişim kararı

Samsung Health yapay zeka iznini reddedenlerin verilerini koruyacak

OpenAI evinizde yaşayan bir yapay zeka arkadaşı tasarlıyor

Meta’nın işten çıkarma süreci mahkemelik oldu, yapay zekâ suçlaması gündemde
Bununla birlikte “sahafları boşaltma” ifadesi, bütün ikinci el kitap pazarının tükendiği anlamına gelmiyor. Mevcut kayıtlar, belirli teknoloji şirketlerinin ve onlarla çalışan aracılık hizmetlerinin büyük miktarda kitap satın aldığını doğruluyor. Küresel sahaf pazarının tamamını gösteren ayrıntılı bir envanter ise bulunmuyor. Yine de satıcıların anlattığı sipariş biçimi, normal okuyucu ve koleksiyoncu alımlarından açık biçimde ayrılıyor.
Şirketler, ikinci el kitabı satın aldıklarında fiziksel nüshanın mülkiyetini elde ediyor. Ancak yazarlar ve yayınevleri, ikinci el satıştan yeni bir telif geliri kazanmıyor. Şirket kitabı bir kez satın alırken içeriği ticari modellerin eğitiminde tekrar tekrar kullanabileceği dijital veriye dönüştürüyor. Bu süreç özellikle baskısı tükenmiş eserlerin yazarları için gelir, izin ve kontrol tartışmalarını büyütüyor.
Kitapların taramadan sonra imha edilmesi, konuyu yalnızca telif hakkıyla sınırlı bırakmıyor. Seri üretimle basılan ve kolay bulunan eserlerde fiziksel kayıp sınırlı kalabilir. Öte yandan az bulunan baskılar, yerel yayınlar ve kütüphanelerde yeterli sayıda korunmayan kitaplar geri getirilemeyen kayıplarla karşılaşabilir. Bir metnin dijital kopyası, kitabın kâğıdını, baskı tekniğini, el yazısı notlarını, düzeltmelerini ve sahiplik geçmişini korumuyor.
Sahafların kültürel miras konusundaki kaygısı da bu fiziksel ayrıntılardan kaynaklanıyor. Bir kitabın taranmış metni içeriği saklarken eserin üretim ve kullanım geçmişine ait izleri dışarıda bırakıyor. Nadir bir nüshadaki kenar notları, eski sahiplerin işaretleri veya baskıya özgü farklılıklar dijital metne geçmiyor. Tarama şirketleri ise satın aldıkları kitapları depolamak yerine imha ederek maliyetlerini azaltıyor.
Mahkemelerin ilk kararları, yasal olarak satın alınan kitaplarla model eğitmek ve korsan dosya indirmek arasında belirgin bir çizgi çekiyor. Buna karşılık yazarlar ile yayınevleri, fiziksel kitabı satın alma hakkının içeriği ticari bir modele aktarma hakkı vermediğini savunuyor. Google, Meta, OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerin karşılaştığı davalar, lisans sözleşmeleri ve eser sahiplerine yapılacak ödemeler konusunda yeni kararlar doğurabilir. Davaların merkezinde şirketlerin eğitim verisini hangi kaynaklardan, hangi izinlerle ve hangi kayıtlarla topladığı sorusu yer alıyor.
Anthropic’in çalışması, basılı kitapların yapay zeka sektörü için nasıl büyük ölçekli bir eğitim kaynağına dönüştüğünü açıkça gösteriyor. Şirket, milyonlarca kitabı satın alarak metinlerini dijitalleştirdi ve fiziksel nüshaları tarama sonrasında imha etti. Avrupa’daki sahaflar ise az bulunan eserlerin de bu siparişlere girdiğini bildiriyor. Telif davaları ve mahkeme kararları, şirketlerin hangi kitapları hangi koşullarda kullanabileceğini belirlemeyi sürdürüyor.


