Dünya Ticaret Örgütü paneli, Türkiye’nin Çin menşeli elektrikli ve bazı hibrit otomobillere uyguladığı yüzde 40 oranındaki ek mali yükümlülüğün uluslararası ticaret kurallarıyla uyuşmadığı sonucuna vardı. Panel, Türkiye’nin taahhüt ettiği gümrük vergisi sınırlarını aştığını ve Çin’den gelen araçlara daha elverişsiz koşullar sunduğunu belirtti. Ancak 28 Temmuz’da yayımlanan rapor, henüz uyuşmazlık çözüm organının kabul ettiği kesin bir karar niteliği taşımıyor. DTÖ kayıtları dosyanın itiraz aşamasına geçtiğini gösteriyor.
Türkiye, 2023 yılında Çin’den ithal edilen elektrikli otomobillere normal gümrük vergisine ek olarak yüzde 40 vergi veya araç başına en az 7.000 dolar yükümlülük getirmişti. Hükümet daha sonra uygulamanın kapsamını genişleterek hibrit ve içten yanmalı motora sahip Çin menşeli binek otomobilleri de düzenlemeye dahil etti. Türkiye ayrıca belirli ülkelerden gelen elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların ithalatında servis istasyonu, çağrı merkezi, yetkili temsilci ve batarya takibi gibi satış sonrası hizmet şartları aradı.
Çin, bu önlemlerin ülke ayrımı yaptığını savunarak 8 Ekim 2024’te DTÖ nezdinde resmi istişare sürecini başlattı. Taraflar kasım ayında yürüttükleri görüşmelerde uzlaşamayınca Çin, Ocak 2025’te panel kurulmasını istedi. DTÖ Uyuşmazlıkların Halli Organı paneli 24 Şubat 2025’te kurdu ve panel, uzun inceleme sürecinin ardından raporunu 28 Temmuz 2026’da üyelere dağıttı.
Raporun sonuçları, kamuoyundaki “DTÖ bütün Çinli otomobil vergilerini iptal etti” yorumundan daha ayrıntılı bir tablo ortaya koyuyor. Panel, elektrikli otomobiller ile belirli tarife satırlarına giren hibrit araçlara uygulanan ek vergilerin Türkiye’nin DTÖ kapsamındaki tarife taahhütlerini aştığını belirledi. Ne var ki panel, Çin’in içten yanmalı otomobillere ilişkin bazı iddialarını yeterli kanıtla desteklemediği sonucuna da vardı. Bu nedenle rapor, Türkiye’nin Çin’den gelen bütün binek otomobillere yönelik önlemlerini aynı hukuki gerekçeyle reddetmiyor.
Panel Türkiye’nin savunmasını neden kabul etmedi?
Türkiye, elektrikli ve hibrit otomobillere yönelik önlemleri çevrenin korunması, karbon salımının azaltılması, şarj altyapısının geliştirilmesi ve ithalata bağımlılığın sınırlandırılması gibi gerekçelerle savundu. Panel ise Türkiye’nin Çin’den yapılan ithalat ile karbon salımındaki olası artış arasında yeterince somut bir bağ kuramadığını belirtti. Rapora göre Türkiye, ek vergilerin insan, hayvan veya bitki sağlığını korumak için gerekli olduğunu ya da doğal kaynakların korunmasına doğrudan hizmet ettiğini kanıtlayamadı.
Günün Öne Çıkan Fırsatları






Teknoblog'un satış ortaklıkları vardır. Bunlar, editoryal içeriği etkilemez, ancak Teknoblog, satış ortaklığı bağlantıları üzerinden satın alınan ürünler için komisyon kazanabilir.
Panel ayrıca Türkiye’nin bölgesel ticaret anlaşması yaptığı ülkelerden gelen araçlara tanıdığı vergi muafiyetlerini inceledi. Raporda, bu farklılığın genel olarak bölgesel ticaret anlaşmalarına ilişkin GATT hükümleri kapsamında gerekçe bulduğu ifade edildi. Ancak Venezuela’dan gelen araçlara tanınan muafiyet aynı korumadan yararlanmadı. Panel, Türkiye ile Venezuela arasındaki anlaşmanın ilgili otomobil tarife kalemlerinin tamamını serbestleştirmediğini belirledi.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Volkswagen fiziksel düğmeli ID. Cross ile elektrikli SUV yarışını kızıştırıyor

BMW i4 Convertible için tarih belli oldu, Neue Klasse 2028’de geliyor

BMW’nin ilk elektrikli cabrio modeli testte görüntülendi

Volkswagen’in açıkladığı rakamlar elektrikli otomobil algısını değiştirebilir

Volkswagen fiyatı düşürdü, elektrikli araç talebi sıçradı
İthal izin belgesi düzenlemesi de raporun önemli bir bölümünü oluşturuyor. Türkiye, belirli ülkelerden gelen elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçlar için ithalatçılardan ülkede servis ağı kurmalarını, çağrı merkezi işletmelerini, yetkili temsilci bulundurmalarını ve batarya sistemleriyle ilgili taahhüt vermelerini istedi. Panel, bu şartların Çin menşeli araçlara Türkiye’de üretilen benzer araçlardan daha elverişsiz koşullar getirdiğini belirledi. Türkiye tüketiciyi koruma gerekçesini öne çıkarsa da panel, şartlarla mevcut tüketici koruma mevzuatı arasında gerekli hukuki bağlantıyı kuramadığı sonucuna vardı.
Panel bu bulgular doğrultusunda Türkiye’ye önlemlerini GATT 1994 kapsamındaki yükümlülükleriyle uyumlu hâle getirmesini tavsiye etti. Bununla birlikte Türkiye’nin vergileri hemen kaldırması gerekmiyor. Tarafların itiraz süreci, raporun kabulü ve uygulama takvimi tamamlanmadan Çin doğrudan misilleme önlemlerine başvuramaz. Çin ancak nihai kararın ardından Türkiye’nin yükümlülüklerini makul süre içinde yerine getirmemesi ve tarafların tazminat konusunda anlaşamaması hâlinde DTÖ’den ticari karşı önlem izni isteyebilir.
Otomobil fiyatları ve Türkiye’deki üretim nasıl etkilenebilir?
Türkiye ek vergiyi azaltır veya kaldırırsa Çin’de üretilen elektrikli ve hibrit modellerin ithalat maliyeti düşebilir. Ancak vergi değişikliğinin tamamının etiket fiyatlarına yansımasını beklememek gerekir. Döviz kuru, ÖTV matrahları, KDV, lojistik giderleri, distribütör marjları ve üreticilerin fiyat politikaları nihai satış fiyatını belirlemeye devam eder. Bu nedenle DTÖ süreci tek başına otomobil fiyatlarında hemen ve aynı oranda düşüş yaratmaz.
Daha düşük ithalat maliyeti, BYD, Chery, MG, Skywell ve diğer Çinli markaların Türkiye’deki fiyat rekabetini güçlendirebilir. Rekabetin artması, Avrupa ve Güney Kore merkezli üreticilerin elektrikli otomobil fiyatlarını ve donanım paketlerini yeniden değerlendirmesine de yol açabilir. Tüketici açısından daha fazla model ve daha güçlü fiyat rekabeti olumlu bir tablo sunabilir.
Öte yandan Türkiye’nin uyguladığı ticaret politikası yalnızca ithalatı sınırlamayı hedeflemiyor. Hükümet, yerli otomotiv üretimini korumak, cari açığı kontrol etmek ve yabancı üreticileri Türkiye’de yatırım yapmaya yönlendirmek istiyor. BYD’nin Türkiye’de üretim tesisi kurma planı gibi yatırımlar, vergi muafiyetleri ile yatırım teşviklerinin şirket kararlarında ne kadar önemli rol oynadığını gösteriyor. Panel raporu, Türkiye’nin otomotiv yatırımlarını teşvik etmesine engel koymuyor, ancak ülke bazlı ayrım yapan araçları DTÖ yükümlülükleriyle uyumlu biçimde tasarlamasını istiyor.
Türkiye önümüzdeki dönemde ek mali yükümlülüğü yeniden düzenleyebilir, vergiyi menşe ayrımı yapmadan uygulayabilir veya damping ve sübvansiyon iddiaları için DTÖ kurallarına uygun ayrı soruşturmalar başlatabilir. Hükümet ayrıca yatırım teşvikleri, şarj altyapısı destekleri, yerlilik odaklı satın alma programları ve üretim destekleri üzerinden otomotiv sanayisini güçlendirmeyi sürdürebilir. Ancak bu politikaların ithal ürünlere doğrudan ya da dolaylı ayrımcılık yaratmaması gerekiyor.
Uzun lafın kısası, DTÖ panelinin raporu Çinli otomobillere uygulanan bütün vergileri tek hamlede ortadan kaldırmıyor. Rapor, elektrikli ve bazı hibrit araçlara yönelik ek yükümlülükler ile ithalat izin sisteminin önemli bölümlerini kurallara aykırı buluyor, fakat içten yanmalı araçlara ilişkin bazı Çin iddialarını kabul etmiyor. İtiraz sürecinin sonucu, Türkiye’nin mevzuatta nasıl bir değişiklik yapacağını ve bunun otomobil fiyatlarına ne ölçüde yansıyacağını belirleyecek. Sizce Türkiye yerli üretimi desteklerken ithal otomobillerde rekabeti hangi araçlarla korumalı?


