WhatsApp, yıl içinde geniş çapta kullanıma sunmayı planladığı kullanıcı adı (username) özelliğini kademeli olarak test etmeye başladı. Telefon numarası yerine kullanıcı adıyla iletişim kurulmasını sağlayacak sistem, gizlilik açısından yeni kolaylıklar sunmayı hedefliyor. Ne var ki, özelliğin erken aşamadaki kullanımı, özellikle kimliğe bürünme ve dolandırıcılık ihtimali nedeniyle güvenlik uzmanları ile düzenleyici kurumların dikkatini çekmiş durumda. Tartışmaların odağında ise WhatsApp’ın en büyük pazarı olan ve 500 milyondan fazla kullanıcıya sahip Hindistan yer alıyor.
Yeni sistemle birlikte kullanıcılar, telefon numaralarını paylaşmadan başkaları tarafından bulunabilecek ve mesaj alabilecek. Meta, bu değişikliğin kişisel bilgilerin korunmasına katkı sağlayacağını savunuyor. Buna rağmen uzmanlar, platform tarafından yönetilen kullanıcı adlarının kötü niyetli kişiler tarafından taklit amaçlı kullanılabilmesinin yeni güvenlik sorunları doğurabileceğini değerlendiriyor.
TechCrunch’ın erken erişim sürecinde yaptığı incelemelerde, Hindistan Başbakanı Narendra Modi, oyuncular Shah Rukh Khan ve Amitabh Bachchan, Mukesh Ambani’nin telekom şirketi Jio ile Hindistan Merkez Bankası’nı çağrıştıran çok sayıda kullanıcı adının hâlâ rezerve edilebildiği görüldü. “indiamodi”, “shahrukh.actor”, “teamamitabh”, “ambanijio” ve “rbi_verify” gibi kullanıcı adlarının kullanılabilir durumda olması, taklit hesap oluşturulmasına ilişkin soru işaretlerini artırdı. Bunun yanında Binance kurucusu Changpeng Zhao da X üzerinden yaptığı paylaşımda, uzun süredir kullandığı “cz_binance” kullanıcı adını WhatsApp’ta rezerve edemediğini açıkladı.
WhatsApp kullanıcı adları düzenleyicilerin incelemesinde
Meta, TechCrunch’a yaptığı açıklamada kamuoyunca tanınan kişiler, devlet kurumları ve bu isimlerin bazı varyasyonlarının önceden rezerve edildiğini, böylece yalnızca gerçek sahipleri tarafından alınabileceğini belirtti. Bununla birlikte şirket, hangi benzer kullanıcı adlarının hangi kriterlere göre koruma altına alındığını açıklamadı. Bu belirsizlik, sistemin kötüye kullanılma ihtimaline ilişkin tartışmaları canlı tutuyor.
Hindistan Elektronik ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı (MeitY) da konuya ilişkin WhatsApp’a resmi bir bildirim gönderdi. Bildirimde, kullanıcı adı sisteminin çevrim içi dolandırıcılık, oltalama saldırıları, dijital gözaltı dolandırıcılıkları ve kimliğe bürünme girişimlerini artırabileceği ifade edildi. Bakanlık ayrıca gerçek kişi, kamu kurumu, finans kuruluşu ve devlet kurumlarını çağrıştıran kullanıcı adlarının kötü niyetli kişiler tarafından kullanılabileceğine dikkat çekti.
Günün Öne Çıkan Fırsatları
Tümünü Gör










Teknoblog'un satış ortaklıkları vardır. Bunlar, editoryal içeriği etkilemez, ancak Teknoblog, satış ortaklığı bağlantıları üzerinden satın alınan ürünler için komisyon kazanabilir.
Bakanlık, WhatsApp’tan Hindistan’ın bilgi teknolojileri mevzuatı kapsamında neden işlem başlatılmaması gerektiğini açıklamasını isterken, görüşmeler tamamlanıncaya kadar özelliğin ülkede kullanıma sunulmamasını talep etti. Konuya yakın bir hükümet yetkilisi de bakanlığın WhatsApp ile görüşmelerini sürdürdüğünü doğruladı.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Öte yandan Yeni Delhi merkezli dijital haklar kuruluşu Internet Freedom Foundation (IFF), bakanlığın yaklaşımını eleştirdi. Kuruluş, gönderilen bildirimin açık bir hukuki dayanağa sahip olmadığını ve yürütme organına dijital ürünlerin tasarımına doğrudan müdahale etme yetkisi verebileceğini savundu. IFF’ye göre kimliğe bürünme ve dolandırıcılık ciddi sorunlar olsa da bunlarla mücadele, ürün özelliklerini idari yazışmalar yoluyla sınırlamak yerine mevcut ceza hukuku çerçevesinde yürütülmeli.
Benzer tartışmalar daha önce Telegram hakkında görülen bir davada da gündeme gelmişti. Delhi Yüksek Mahkemesi, telefon numarası yerine kullanıcı adı kullanılmasının kullanıcı kimliğinin gizlenmesini kolaylaştırabileceğine ve yasa dışı içeriklerin daha hızlı yayılmasına zemin hazırlayabileceğine işaret etmişti. Söz konusu dava doğrudan WhatsApp ile ilgili olmasa da benzer değerlendirmeler yeniden kamuoyunun gündemine taşınmış durumda.
Güvenlik şirketi SocialProof Security’nin CEO’su Rachel Tobac ise kullanıcı adlarının genel anlamda gizlilik açısından olumlu bir gelişme olduğunu düşünüyor. Telefon numarasının paylaşılmaması sayesinde SIM değiştirme saldırıları, kimlik avı girişimleri ve hesap ele geçirme risklerinin azalabileceğini belirten Tobac, buna rağmen benzer kullanıcı adlarının taklit hesap oluşturmak isteyen kişiler için fırsat yaratabileceğini söyledi. Bu nedenle kullanıcıların tahmin edilmesi zor ve benzersiz kullanıcı adları seçmelerini tavsiye ediyor.
Bunun yanında WhatsApp da kullanıcı adı sisteminin her kullanıcı için aynı şekilde kullanılmayacağını kabul ediyor. Şirket, X üzerinden yayımladığı soru-cevap metninde çoğu kullanıcının WhatsApp’a özgü bir kullanıcı adı tercih etmesini önerirken, isteyenlerin Instagram veya Facebook hesaplarını bağlayarak aynı kullanıcı adını kullanabileceklerini belirtti. Meta’ya göre bu seçenek özellikle içerik üreticileri, işletmeler ve kurumların farklı platformlarda tutarlı bir kimlik oluşturmasına yardımcı olacak ve taklit hesapların önüne geçilmesini kolaylaştıracak.
Mozilla Foundation ise bu yaklaşımın farklı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Vakfa göre telefon numarasının doğrulama amacıyla kullanılmasının ortadan kalkması bazı dolandırıcılık yöntemlerini kolaylaştırabilir. Bunun yanında Meta’nın Facebook, Instagram ve WhatsApp arasında kullanıcı kimliğini bir araya getirebilmesi, platformlar arası birlikte çalışabilirlik ve rekabet açısından yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor. Kullanıcılar Meta ekosistemi içinde ortak kimlik oluşturabilirken, aynı kimliği veya kişi listesini rakip platformlara taşıyamıyor.
WhatsApp ise kullanıcı adı özelliğini aceleye getirmeyeceğini belirtiyor. Şirket, geri bildirimleri değerlendirmeye devam ettiğini ve yıl içinde gerçekleşecek geniş kapsamlı dağıtım öncesinde sistemi mümkün olduğunca güvenli ve sorunsuz hâle getirmeyi hedeflediğini ifade ediyor. Özelliğin küresel kullanıma sunulmasıyla birlikte hem gizlilik avantajlarının hem de kimliğe bürünmeye karşı alınan önlemlerin uygulamadaki etkisi daha net şekilde ortaya çıkacak.






