Volkswagen Grubu, satış adetlerini korumasına rağmen kârlılığında yaşanan belirgin gerilemenin ardından önümüzdeki yıllara yönelik kurumsal planlarını yeniden şekillendiriyor. Şirketin CEO’su Oliver Blume tarafından açıklanan yeni yol haritası, maliyetleri azaltmaya yönelik kapsamlı önlemler ile elektrikli otomobil alanındaki yatırımları aynı çatı altında topluyor. Küresel teslimatlar yaklaşık 9 milyon araç seviyesinde kalırken, finansal sonuçlardaki düşüş yönetimi daha kapsamlı kararlar almaya yöneltti. Volkswagen, 2030 yılına kadar hem operasyonel verimliliğini artırmayı hem de elektrikli otomobil pazarındaki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.
Planın en dikkat çekici bölümü, grup genelinde yaklaşık 50 bin kişiyi kapsayan iş gücü azaltımı olacak. Volkswagen markasının yanı sıra Audi, Porsche ve yazılım şirketi CARIAD da bu süreçten etkilenecek. Volkswagen AG bünyesinde ise 2030 yılına kadar 28 binden fazla çalışanın ayrılışını kapsayan bağlayıcı anlaşmaların imzalandığı belirtiliyor. Şirket yönetimi, son bir yıl içinde yürürlüğe giren iş gücü düzenlemeleri ve toplu sözleşmeler sayesinde yaklaşık 1 milyar avroluk maliyet tasarrufu sağlandığını açıkladı. Bu gelişmeler, grubun daha yalın bir organizasyon yapısına geçme isteğini ortaya koyuyor.
Kârlılıktaki düşüş, alınan kararların temel gerekçesi olarak öne çıkıyor. Volkswagen Grubu’nun faaliyet kârı 19,1 milyar avro seviyesinden 8,9 milyar avroya kadar geriledi. Bu tabloyu tersine çevirmek isteyen şirket, 2030 yılı itibarıyla yüzde 8 ila 10 arasında faaliyet kâr marjına ulaşmayı amaçlıyor. Bunun yanında otomotiv bölümünün net nakit akışının, toplam faaliyet sonuçlarının yüzde 60’ından fazlasını oluşturması hedefleniyor. Şirketin bu hedeflere ulaşabilmesi için yıllık bazda 6 milyar avroyu aşan ek net maliyet tasarrufu sağlaması gerekiyor.
Volkswagen elektrikli otomobil yatırımlarını hızlandırıyor
Maliyet azaltma çalışmaları sürerken Volkswagen’in elektrikli otomobil tarafında olumlu bir tabloyla karşı karşıya olduğu görülüyor. Grubun bataryalı elektrikli araç teslimatları küresel ölçekte yüzde 32 arttı. Avrupa pazarında ise büyüme daha da dikkat çekici bir seviyeye ulaştı ve elektrikli model satışları yüzde 66 yükseldi. Bu performans sayesinde Volkswagen Grubu, Avrupa elektrikli otomobil pazarında yüzde 27’lik pay elde etti. Şirket portföyünde yer alan modellerin beşinin, kıtanın en çok tercih edilen ilk on elektrikli otomobili arasında bulunması da bu sonuca katkı sağladı.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tesla için Avrupa’da FSD kaynaklı hukuki baskı artıyor

Dokuz yıldır beklenen Tesla Roadster için takvim yeniden değişti

Hyundai Ioniq V 225 beygir güç ve 650 kilometre menzille geliyor

Stellantis katı hâl bataryalı ilk test aracını yola çıkardı

Yedi koltuklu Škoda Peaq’in tasarımı resmi çizimlerle ortaya çıktı
Volkswagen, mevcut avantajını koruyabilmek için daha uygun fiyatlı elektrikli otomobillere yöneliyor. Şirket, şehir içi kullanıma yönelik kompakt elektrikli modeller üzerinde çalışıyor. Volkswagen ID. Polo, Volkswagen ID. Cross, Cupra Raval ve Škoda Epiq gibi modellerin yanı sıra grup markaları altında önümüzdeki dört yıl içinde yaklaşık 20 yeni modelin kullanıma sunulması planlanıyor. Bu ürün gamının özellikle giriş seviyesindeki kullanıcıları hedeflemesi bekleniyor.
Bunun yanında batarya teknolojileri ve yazılım geliştirme çalışmaları da şirketin gelecek planlarında merkezi bir konumda yer alıyor. Volkswagen, PowerCo adlı iştiraki aracılığıyla kendi batarya hücrelerini üretiyor. Almanya’daki üretim faaliyetleri genişletilirken İspanya ve Kanada’da planlanan tesislerin de devreye alınması hedefleniyor. Yazılım tarafında ise Çin pazarına yönelik yeni elektrik mimarisi XPeng ile birlikte sadece 18 ay içerisinde geliştirildi. Rivian ile yürütülen ortak girişim de Batı pazarlarına yönelik yeni nesil yazılım platformlarının hazırlanması için çalışmalarını sürdürüyor.
Öte yandan şirket yönetimi, ürün geliştirme süreçlerinde karmaşıklığı azaltmaya yönelik adımlar da atıyor. Volkswagen Grubu, markaları arasında kullanılan platform ve elektronik sistem sayısını düşürmeyi planlıyor. Daha az sayıda varyasyona sahip model gamı sayesinde fabrikalarda üretim hacimlerinin artırılması amaçlanıyor. Yönetim, bu yaklaşımın hem mühendislik süreçlerini hızlandıracağını hem de geliştirme maliyetlerini aşağı çekeceğini düşünüyor.
Oliver Blume, açıklanan dönüşüm programının kısa vadeli bir tasarruf projesi olmadığını özellikle vurguluyor. Şirket son dönemde yönetim katmanlarını azaltırken geliştirme, satın alma, üretim ve satış gibi temel faaliyetleri üst yönetimin daha doğrudan kontrolüne bıraktı. Küresel otomotiv sektöründe rekabetin arttığı ve pazar koşullarının hızla değiştiği bir dönemde Volkswagen, daha sade organizasyon yapısı ve elektrikli otomobil odaklı ürün planlamasıyla finansal performansını yeniden güçlendirmeyi hedefliyor. Mevcut göstergeler, özellikle Avrupa’daki elektrikli araç talebinin bu dönüşüm sürecinde şirkete önemli bir destek sağlayabileceğine işaret ediyor.
⚡️⚡️ BU FIRSATLAR İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR ⚡️⚡️
Teknoblog'un satış ortaklıkları vardır. Bunlar, editoryal içeriği etkilemez, ancak Teknoblog, satış ortaklığı bağlantıları üzerinden satın alınan ürünler için komisyon kazanabilir.


