Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, eylül sonu itibarıyla 127 bin 355 megavata yükseldi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının açıkladığı veriler, yenilenebilir kaynakların bu kapasitedeki payını yüzde 63,1 olarak gösteriyor. Türkiye’nin enerji yatırımları açısından dikkat çeken tabloda, kurulu kapasiteyle ay içinde gerçekleşen üretimi ayrı değerlendirmek gerekiyor.
Bakanlığın 25 Ekim tarihli açıklamasına göre yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı kurulu güç 80 bin 315 megavat seviyesine ulaştı. Yerli kaynakların toplam kurulu güçteki payı ise yüzde 72,1 oldu. Yenilenebilir ve yerli kaynak tanımları aynı kümeyi ifade etmiyor. Bu nedenle iki oranı birbirinin yerine kullanmak, elektrik sisteminin kaynak yapısını yanlış anlatabiliyor.
Güneş ve rüzgârın birlikte oluşturduğu kapasite 43 bin 762 megavat olarak açıklandı. İki kaynağın toplam kurulu güç içindeki payı yüzde 34,4 seviyesinde bulunuyor. Bu değer, santrallerin belirli koşullarda sağlayabileceği güç kapasitesini anlatıyor. Güneş ve rüzgâr santralleri ayın her saatinde aynı düzeyde elektrik üretmiyor.
Anadolu Ajansının aktardığı eylül üretim verilerinde ise yenilenebilir kaynaklardan 18,10 milyar kilovatsaat elektrik elde edildiği görülüyor. Bunun toplam elektrik üretimindeki karşılığı yüzde 56,9. Yerli kaynaklardan üretim 22,35 milyar kilovatsaat ve yüzde 70,3 olarak veriliyor.
Kurulu güç ile üretilen elektrik aynı oranı anlatmıyor
Burada megavat ile kilovatsaat arasındaki fark da önem taşıyor. Megavat, kurulu gücün büyüklüğünü ifade ediyor. Kilovatsaat ise belirli bir dönemde üretilen veya tüketilen enerji miktarını gösteriyor. Bu yüzden yüzde 63,1 yenilenebilir kapasite payıyla yüzde 56,9 yenilenebilir üretim payının farklı çıkması kendi başına bir tutarsızlık oluşturmuyor.
Elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların daha büyük pay alması, şebekenin esnekliğini de gündeme getiriyor. Üretimin saatlere göre değişmesi, talebin aynı anda karşılanmasını ve farklı santrallerin birlikte yönetilmesini gerektiriyor.
Depolama, iletim ve tüketim zamanlaması gibi başlıkların önemi bu noktada artıyor. Açıklanan kapasite verisi, bu unsurların tamamının durumunu tek başına ölçmüyor.
Öte yandan elektrik üretimindeki yerli kaynak oranından Türkiye’nin bütün enerji tüketimi için aynı sonuç çıkarılamaz. Ulaşımda kullanılan yakıtlar ve diğer enerji türleri farklı hesaplara giriyor. Eylül tablosunun gösterdiği somut gelişme, elektrik sisteminin kurulu gücünün ve kaynak dağılımının ulaştığı seviye. Üretimin gerçek bileşimini görmek için aynı dönemin kilovatsaat verilerini birlikte okumak gerekiyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları





REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir. Satış ortaklığı açıklaması

