Peugeot, 2026 Paris Otomobil Fuarı’nda RCZ Vision ve E-T16 adlarını taşıyan iki yeni elektrikli konsept otomobilini tanıttı. Fransız üreticinin geçmişte ilgi gören modellerinden esinlenen bu iki otomobil, farklı performans özellikleri ve teknolojileriyle dikkat çekiyor. RCZ Vision, markanın gelecek yıllarda kullanmayı planladığı tasarım anlayışını ve elektrikli otomobil teknolojilerini ortaya koyarken E-T16, Peugeot’nun ralli geçmişini yüksek performanslı elektrik motorlarıyla bir araya getiriyor. Her iki konseptte de elektronik direksiyon sistemi gibi teknolojilere yer veriliyor. Bununla birlikte şirket, konseptlerde kullanılan bazı çözümleri ilerleyen dönemde seri üretim otomobillerine taşımayı hedefliyor.
RCZ Vision, Peugeot’nun geçmişte ürettiği RCZ coupe modelinin karakteristik tasarım özelliklerini yeniden yorumluyor. Özellikle çift kavisli tavan yapısı, orijinal RCZ’ye yapılan en belirgin göndermelerden biri olarak öne çıkıyor. Peugeot, bu otomobili doğrudan seri üretime hazırlanan bir model olarak değil, gelecekteki tasarımlarının ve teknolojilerinin nasıl şekillenebileceğini gösteren bir çalışma olarak konumlandırıyor. Bu nedenle şimdilik yeni bir RCZ modelinin üretimine yönelik kesinleşmiş bir plan bulunmuyor. Konseptte kullanılan Feline Future adlı tasarım dili ise markanın ilerleyen yıllarda tanıtacağı otomobillerde kullanılacak görsel özelliklere ilişkin ipuçları veriyor.
RCZ Vision’ın teknik altyapısında 1.000 voltluk elektrik mimarisi bulunuyor. Otomobilde Factorial Energy tarafından geliştirilen ve yalnızca 110 mm kalınlığa sahip katı hâl bataryası kullanılıyor. Peugeot’nun paylaştığı verilere göre konsept, 100 kilometrede 11,5 kWh enerji tüketimiyle tek şarjda 600 kilometreye kadar menzil sunabiliyor. Yüksek voltajlı elektrik sistemi, şarj sürelerinin de oldukça kısa tutulmasını sağlıyor. Şirket, bataryanın yüzde 10’dan yüzde 80 doluluk seviyesine yalnızca 10 dakikada ulaşabildiğini belirtiyor. Bununla birlikte bu değerlerin henüz seri üretim koşullarında doğrulanmış sonuçlar olmadığını hatırlatmak gerekiyor.

Performans tarafında RCZ Vision için açıklanan güç değeri 500 beygir seviyesinde bulunuyor. Peugeot, elektrik motorlarının sayısı veya aktarma düzeni hakkında ayrıntılı bilgi vermiyor. Bu nedenle otomobilin dört tekerlekten çekiş sistemine sahip olup olmayacağı henüz kesinlik kazanmış değil. İç mekânda ise dış tasarımın sportif karakterinden farklı olarak oldukça sade bir yaklaşım benimseniyor. Peugeot, sürücünün dikkatini dağıtabilecek büyük ekranlar yerine yalnızca iki küçük ekrana yer veriyor. Bu ekranlar üzerinden sunulan bilgilerin kişiselleştirilebilmesi ve sürücünün ihtiyaç duyduğu verilere daha kolay ulaşması amaçlanıyor.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Peugeot RCZ Vision, 500 beygir ve katı hal bataryayla döndü

Peugeot E-T16, üç elektrik motoruyla 816 beygire ulaşıyor

Renault 4 E-Tech yenilendi, daha uzun menzil ve yeni batarya seçeneği geldi

Tesla Model Y’nin üç versiyonuna Türkiye’de zam geldi

Volkswagen ID.Tiguan ile fiziksel düğmeleri geri getiriyor ve menzili artırıyor
Peugeot E-T16 konsepti 815 beygir güç ve 2,5 saniyelik hızlanma sunuyor
RCZ Vision’dan farklı olarak E-T16, seri üretim modellerine aktarılabilecek özellikler bakımından daha somut bir konsept niteliği taşıyor. Peugeot, otomobilde kullanılan bazı tasarım ayrıntılarının ve teknolojilerin gelecekteki modellerinde yer alacağını belirtiyor. E-T16’nın tasarımında markanın ralli geçmişinde özel bir yere sahip olan 205 T16 modelinden esinleniliyor. Genişletilmiş çamurluklar, büyük arka kanat ve belirgin aerodinamik gövde parçaları, otomobilin sportif karakterini güçlendiriyor. Bunun yanında E-T16, yalnızca geçmişteki bir yarış otomobilinin görünümünü yeniden yorumlamakla kalmıyor, elektrikli motorların sunduğu performans olanaklarını da sergiliyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları





REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir.

Üç elektrik motoruyla donatılan Peugeot E-T16, toplamda 815 beygirlik azami güç üretiyor. Şirketin açıkladığı verilere göre otomobil, 0’dan 100 km/sa. hıza yalnızca 2,5 saniyede ulaşabiliyor. Sıfırdan 180 km/sa. hıza çıkması ise 16 saniye sürüyor. Peugeot, bu güç değeriyle E-T16’yı bugüne kadar geliştirdiği en hızlı otomobil olarak tanımlıyor. Konseptte her iki aks üzerinde de tork yönlendirme sistemi bulunuyor. Bu teknoloji, motorlardan gelen gücün tekerlekler arasında sürüş koşullarına göre dağıtılmasına olanak tanıyor ve özellikle virajlarda çekişin daha hassas biçimde kontrol edilmesini sağlıyor.
E-T16’da üç farklı sürüş moduna ek olarak sürücünün tercihleri doğrultusunda tamamen yapılandırılabilen dördüncü bir mod sunuluyor. Fren sisteminde 380 mm çapında diskler kullanılırken iç mekânda dikey konumlandırılmış hidrolik el freni bulunuyor. Bu donanım, özellikle ralli kullanımına yönelik tasarım anlayışını yansıtıyor. Öte yandan Peugeot, yüksek performansın uzun süre korunabilmesi için otomobile özel bir batarya soğutma sistemi geliştirmiş durumda. Geleneksel çözümlerden farklı olarak bataryanın tabanından değil, yan yüzeylerinden ısı uzaklaştırılıyor. Şirketin açıklamasına göre bu sistem, Nürburgring Nordschleife pistinde üç tur boyunca güç kaybı yaşanmadan sürüş yapılmasına olanak tanıyor.
İki konseptin ortak teknolojileri arasında mekanik direksiyon bağlantısının yerini elektronik kontrolün aldığı steer-by-wire sistemi bulunuyor. RCZ Vision’da bu teknoloji alışılmışın dışında bir direksiyon tasarımıyla birlikte kullanılırken E-T16’da Hypersquare adı verilen köşeli direksiyon tercih ediliyor. Peugeot, Hypersquare direksiyon tasarımını gelecekte E-208 modeline de taşımayı planlıyor. Bunun yanı sıra RCZ Vision’da geleneksel hidrolik fren sisteminin yerini elektronik kontrolün aldığı brake-by-wire teknolojisine yer veriliyor. Bu sistem, frenleme kuvvetinin daha hassas yönetilmesine ve rejeneratif frenlemenin daha verimli kullanılmasına yardımcı olabiliyor. Ne var ki elektronik kontrol sistemlerinin seri üretime aktarılması, sürüş hissi, güvenilirlik ve maliyet açısından kapsamlı mühendislik çalışmaları gerektiriyor.

Peugeot’nun iki konsepti, elektrikli otomobillerde performansın yalnızca motor gücüyle sınırlı olmadığını da gösteriyor. RCZ Vision’da düşük enerji tüketimi, yüksek voltajlı şarj altyapısı ve ince katı hâl bataryası öne çıkarken E-T16’da güç dağıtımı, batarya sıcaklığının kontrolü ve sürüş dinamikleri üzerinde duruluyor. Özellikle 1.000 voltluk mimari ve 10 dakikalık hızlı şarj hedefi, uygun şarj altyapısı ve batarya koşulları sağlandığında kullanıcıların şarj için harcadığı süreyi azaltabilecek özellikler arasında bulunuyor. Buna rağmen her iki otomobilin teknik verileri de konsept aşamasında açıklanan değerler olarak değerlendirilmeli. RCZ Vision’ın doğrudan üretime geçmesi planlanmazken E-T16’da kullanılan bazı çözümlerin gelecekteki Peugeot modellerinde görülmesi bekleniyor. Dolayısıyla bu çalışmaların kullanıcılar açısından somut karşılığı, söz konusu teknolojilerin seri üretim otomobillerine hangi özelliklerle ve ne ölçüde aktarılacağına bağlı olacak.


