Akıllı telefon pazarındaki rekabette gözler amiral gemisi cihazlarda olsa da, orta segment cihazlar arasındaki mücadele de oldukça çetin geçiyor. Özellikle üst sınıf özellikleri uygun fiyatla sunan Çinli üreticilerin uluslararası pazardaki varlıklarının daha belirgin hâle gelmesi, orta segmentteki rekabeti de artırmış durumda. LG de bu rekabette söz sahibi olmayı hedefliyor. Q7+, Güney Koreli şirketin bu hedefi doğrultusunda çıkarttığı en yeni cihazlardan biri olma özelliğini taşıyor. LG Q7+ inceleme yazımızda kısa süre önce Türkiye’de de satışa sunulan telefon hakkındaki yorumlarımızı ve detayları bulabilirsiniz.

LG Q7+ inceleme: Tasarım

LG Q7+, akıllı telefon pazarındaki güncel tasarım trendlerini bir arada topladığını ilk bakışta gösteriyor. Cihazın kasasında metal ve cam bir araya geliyor. Metal çerçeveyi dokunulduğunda akrilik gibi hissettiren cam arka panel tamamlıyor. Metal ve camın buluşması sayesinde LG Q7+, görsel açıdan üst segmente biraz daha yakın durmayı başarıyor. Ancak cam arka panele sahip hemen hemen her telefonda olduğu gibi, LG Q7+’ta da parmak izleri biraz yoğun biçimde görülüyor. LG Q7+’ın suya ve toza dayanıklılık konusunda IP68 sertifikasına sahip olduğunu da belirtmek gerekiyor.

143.8 x 69.3 x 8.4 mm. boyutlarındaki telefon, ele oldukça konforlu biçimde yerleşiyor ve bir rahatsızlık hissi yaratmıyor. Bu konforda akıllı telefonun tartıda 145 gram çekmesi de önemli bir rol oynuyor. Tek elle rahatlıkla kontrol edilebilen telefon, kullanıcısını neredeyse hiç yormuyor.

LG Q7+, 5.5 inç büyüklüğünde bir ekran taşıyor. 18:9 görüntü oranına sahip IPS LCD ekran, 2160 x 1080 piksel çözünürlük sunuyor. Ön panelin yüzde 77.3’lük kısmı ekran tarafından kaplanıyor. Ekranın yan kısımlarında çerçeve oldukça incelirken, üst ve alt çerçeveler biraz daha standart boyuta yakın duruyor. Alt çerçeveyi büyük tutmasına rağmen boş bırakan LG, ekranın üstündeki alana ise 8 megapiksel çözünürlüklü ön kamerayı, LED gösterge ışığını ve ahize hoparlörünü yerleştirmiş.

LG Q7+’ın sağ kenarında sadece güç butonu bulunuyor. Sol kenarda ise üst kısımda ses kontrol tuşları, alt tarafta ise SIM kart ve microSD kart tepsisini barındıran yuva bulunuyor. Telefonun üst kenarında sadece mikrofon bulunuyor. Alt kenara inildiğinde ise kullanıcıları soldan sağa doğru sırasıyla kulaklık jakı, USB-C girişi, mikrofon ve hoparlör ızgarası yer alıyor.

Akıllı telefonun arka panelinde ise orta üst kısımda ultra hızlı faz algılamalı otomatik odaklama yeteneğine sahip 16 megapiksel çözünürlüklü kamera bulunuyor. Bu kameranın hemen altında LED flaş yer alıyor. LED flaşın altında ise parmak izi tarayıcısı bulunuyor. Panelin hem ortasında yer alan Q7+ ve alt tarafta görülen LG logosu arka paneli tamamlıyor.

LG Q7+ inceleme: Ekran

LG Q7+’ta daha önce de belirttiğimiz üzere 5.5 inç büyüklüğünde bir ekran bulunuyor. 18:9 görüntü oranına sahip IPS LCD panel, kullanıcılara 2160 x 1080 piksel çözünürlük sunuyor.

18:9 görüntü oranı artık akıllı telefon pazarında neredeyse standart hâline gelmiş durumda. Bu yaklaşımı uzun süre önce uygulamaya başlayan LG, Q7+ ile uzun ekranı iyiden iyiye benimsediğini de gösteriyor. LG çentikli ekran akımına uzak durmasa da, Q7+’ın ekranına çentik yerleştirmeyi tercih etmemiş. Ekranın alt kısmındaki çerçeve boş bırakılırken üst kısımda ahize hoparlörü, ön kamera ve LED gösterge ışığı bulunuyor.

LG Q7+’ın ekranı parlak ışıklar altındayken de rahatlıkla görülebiliyor. Görüş açıları da oldukça yeterli olan telefon, multimedya içerik tüketimi için uygun bir cihaz profili çiziyor.

Android işletim sistemli pek çok telefonda olduğu gibi, LG Q7+’ta da ekranla ilgili değişiklikler Ayarlar menüsü içindeki Ekran sekmesi üzerinden yapılıyor. Günümüzde artık akıllı telefon pazarı için standart bir özellik hâline gelen mavi ışık filtresi, LG Q7+’ta da hazır bulunuyor. Konfor görünümü başlığı altından aktif hâle getirilen mavi ışık filtresi, her gün 22:00-06:00 saatleri arasında devreye girecek biçimde programlanabiliyor.

Yine aynı sekme üzerinden telefonun ekran parlaklığı, yazı tipi yazı tipi boyutu, görüntüleme boyutu gibi ayarlar yapılabiliyor. Parlaklığı otomatik olarak ayarlanabilen ekran, doğal güneş ışığı altındayken de bir sıkıntı yaşamadan görülebiliyor.

LG Q7+ inceleme: Donanım

LG Q7+’ın kalbinde 1.5 GHz sekiz çekirdekli MediaTek MT6750 yonga seti bulunuyor. Bu yonga setine 4 GB RAM ve 64 GB dahili depolama alanı eşlik ediyor. MicroSD kart desteği sayesinde dahili depolama alanının üstüne 512 GB daha eklenebiliyor. Telefonun grafik yükünü ise ARM Mali T860 çekiyor. Bu teknik kadronun LG Q7+’ın içinde bulunduğu üst orta segmentin dinamiklerine uygun olduğunu belirtmek gerekiyor.

Sekiz çekirdekli MediaTek MT6750 yonga seti ve eşlikçileri, genel olarak telefonun yükünü çekme konusunda somut bir problem yaşamıyor. LG Q7+ ile bir problem yaşamadan internette dolaşılabiliyor, sosyal medya uygulamaları kullanılabiliyor veya e-posta alınıp gönderilebiliyor. Bütün bu işlemler sırasında hızın kayda değer biçimde yüksek olduğunu belirtmek gerekiyor.

Söz konusu işlemler yapılırken, arkada Spotify gibi bir çevrimiçi müzik uygulamasının çalışması da gözler görülür bir sıkıntı yaratmıyor. Kısacası LG Q7+ arka planda uygulama çalıştırdığı zamanlarda somut bir performans teklemesiyle karşı karşıya kalmıyor.

LG Q7+’ta biyometrik güvenlik çözümü olarak arka panele yerleştirilen parmak izi tarayıcısı bulunuyor. Bu parmak izi tarayıcısı oldukça hızlı biçimde çalışıyor. Parmağın tarayıcıya temas etmesinin ardından çok kısa bir süre içinde telefonun kilidi açılıyor. Bunun da ciddi bir kullanım kolaylığı sağlayacağı söylenebilir.

LG Q7+ sahipleri diledikleri takdirde parmak izi tarayıcısına başka işlevler de kazandırabiliyor. Telefonun Ayarlar menüsündeki Genel sekmesi üzerinden “Kısa yol tuşu” isimli menü üzerinden söz konusu işlevler aktif hâle getirilebiliyor. LG Q7+’ın parmak izi tarayıcısı kamera modunda selfie çekerken bir deklanşöre dönüşebiliyor, ekran görüntüsü almayı sağlayabiliyor veya kullanıcıları cihazın bildirim paneline götürebiliyor. Kısa yol tuşu menüsü üzerinden güç ve ses kontrol butonları için de ekstra işlevler atanabiliyor.

LG Q7+’ın standart görevleri sıkıntısız biçimde yerine getirmesinde LG’nin yazılım tercihlerinin de önemli bir katkı sağladığı söylenebilir. Telefonda Android 8.1 Oreo işletim sistemini LG’nin yaptığı küçük dokunuşlar tamamlıyor. Arayüzü gereksiz biçimde şişirilmeyen LG Q7+, menü geçişlerinde ve uygulama başlangıçlarında sıkıntı yaşamıyor.

Orta sınıf akıllı telefonların öncelikleri arasında yüksek bir oyun performansı sunmak bulunmuyor. Buna rağmen, LG Q7+ oyuncuları yüz üstü bırakmıyor. Telefonu kaynak tüketimi bakımından çok fazla zorlamayan oyunlarda LG Q7+ bir sorun yaşamıyor. Kaynak talebi arttıkça bazı sıkıntılar gözlemlense de, bu telefonun genel görünümüne olumsuz bir etki yapmıyor.

LG Q7+, AnTuTu benchmark testinden 55835 puan alıyor. Cihaz Geekbench benchmark testini ise tek çekirdekte 640, çok çekirdekte 2126 puan ile tamamlıyor. Söz konusu puanların LG Q7+’ın içinde bulunduğu fiyat segmentinin standartlarına uygun olduğunu belirtmek gerekiyor.

LG Q7+ inceleme: Pil

LG Q7+ enerjisini 3000 mAh kapasiteli pilinden alıyor. Bu pil kağıt üzerinde biraz küçük görünüyor. Ancak hem LG Q7+’ın teknik kadrosu hem de gerçek kullanım sonucunda ulaşılan gözlemler, ilk bakışta yaşanan bu şüpheyi ortadan kaldırıyor.

Sosyal medyada dolaşmak, internette gezinmek, yaklaşık 3-4 saat bir süre boyunca Spotify’da müzik dinlemek, YouTube üzerinden birkaç video izlemek, Facebook Messenger üzerinden mesajlaşmak gibi eylemlerin dahil edilebileceği ortalama yoğunluklu bir kullanım senaryosunda LG Q7+ bir günü rahatlıkla çıkarabiliyor.

Multimedya içerik tüketimi biraz arttığında, işin içine uzun süre boyunca kamera kullanmak, telefonu kablosuz bağlantı noktası olarak kullanmak ve biraz da oyun oynamak girdiğinde ise kullanım süresinde bir miktar düşüş yaşanabiliyor. Ancak bu tarz yoğun senaryolarda bile Q7+ günü tamamlamayı başarıyor. Bu noktada güç tasarrufu özelliğinin de hatırı sayılır bir katkı sağladığını belirtmek gerekiyor. Güç tasarrufu özelliğinde pil ömrünü biraz uzatmak ve maksimuma çıkarmak için farklı modlar sunuluyor.

LG Q7+’ın 3000 mAh kapasiteli pili hızlı şarj desteğine de sahip. Bu destek sayesinde telefonun pilini kısa bir süre içinde tamamen doldurmak mümkün oluyor. Pil tamamen boşken yüzde 10 doluluk oranına 10 dakikadan kısa bir süre içinde ulaşabiliyor.

20 dakikanın sonunda ise doluluk oranı yüzde 25’i buluyor. 40 dakikanın sonunda pilin doluluk oranı yüzde 60 seviyesine iyice yaklaşıyor. 75 dakikada yüzde 80 barajını geçen telefon, yaklaşık 100 dakikanın sonunda tamamen dolu bir pile kavuşuyor.

LG Q7+ inceleme: Ses

LG Q7+’ın altında bulunan küçük hoparlörden çıkan ses, hem yükseklik hem de kalite bakımından kullanıcıları tatmin etmekten uzak. Q7+ ile cihazın kendi hoparlörü üzerinden müzik dinlerken keyif almak oldukça zor oluyor. Ancak işin içine kulaklık veya başka bir ses aksesuarı girdiğinde olayın rengi değişiyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:
LG ve Türk Telekom'dan G7 ThinQ, Q7+ ve Q Stylus+ kampanyası

Akıllı telefonda DTS:X 3D Surround ses desteği bulunuyor. Bu destek, telefona bir ses cihazı bağlandığında aktif hâle geliyor. Dolby Atmos standardıyla rekabet etmesi amacıyla tasarlanan DTS:X standardı, akıllı telefonlarla daha gelişmiş bir müzik keyfi yaşanmasını sağlıyor. DTS:X 3D Surround aktif hâle geldiğinde kullanıcılara 3D dijital ses ve 7.1 kanallı ses çıkışı sunuluyor. Telefonun kutusundan yüksek akustikli üst sınıf Hi-Fi Quad DAC kulaklık çıkıyor. Bu sayede LG Q7+ ile müzik dinlerken alınan keyif üst seviyeye çıkıyor.

LG Q7+ inceleme: Yazılım

LG Q7+ kutusundan Android 8.1 Oreo yüklü olarak çıkıyor. Mümkün olduğunca saf Android deneyiminden fazla uzaklaşmamaya çalışan LG’nin yaptığı özelleştirmelerin büyük kısmı fazla dikkat çekmiyor. Bunda LG’nin dokunuşlarını mümkün olduğunca gizli tutmaya çalışması önemli bir rol oynuyor.

lg q7+ incelemeLG Q7+’ın arayüzü LG’nin diğer Android telefonlarından aşina olduğumuz arayüzden fazla uzaklaşmıyor. Şirketin arayüzde uygulama çekmecesine yer vermemesi dikkat çekse de, bu durum kullanıcıları pek fazla zorlamıyor. Uygulama çekmecesinin olmamasının kullanıcıları cihaz üzerinde kendi düzenlemelerini yapma konusunda teşvik ettiği bile söylenebilir.

Android işletim sistemli telefonların neredeyse hepsinin ana ekranında gördüğümüz Google klasörü, LG Q7+’ın ana ekranında da kullanıcıları karşılıyor. Bu klasörde Gmail, Google Drive, Google Duo, Google Haritalar ve YouTube gibi uygulamalar bulunuyor. Bunlara ek olarak, telefonda Chrome’un varsayılan internet tarayıcısı, Gmail’in varsayılan e-posta uygulaması ve Android Mesajlar uygulamasının da varsayılan mesaj uygulaması olduğunu belirtmek gerekiyor. Google’ın çözümlerini varsayılan çözüm olarak sunmanın LG Q7+’ı şişkinlikten kurtardığını söylemek yanlış olmayacaktır.

LG Q7+ yazılım bakımından şişirilmiş bir telefon olmasa da, bu LG’nin telefona kendi seçtiği bazı uygulamaları önden yüklemediği anlamına gelmiyor. Güney Koreli şirket tarafından sunulan araçlar içinde ilk olarak QuickMemo+ uygulaması göze çarpıyor. Söz konusu uygulamayla, LG Q7+ sahipleri hızlı biçimde not oluşturup bunu çizimlerle destekleyebiliyor. Telefon beraberinde kalem veya benzeri bir aksesuar getirmese de, yeteneklerine güvenen kullanıcılar ekran üzerinde parmaklarıyla yazı yazabiliyor ve çizim yapabiliyor.

LG tarafından ön yüklü sunulan diğer uygulamalar da ana ekrandaki klasörlerde bulunuyor. Rehber, Saat, Görevler ve Hesap Makinesi gibi uygulamalar Program Dosyaları klasöründe yer alıyor. LG Q7+’ta yerleşik FM radyonun bulunduğunu ve radyoya da Program Dosyaları klasörü üzerinden erişilebildiğini belirtmekte fayda var.

Yönetim klasörü ise LG Q7+ için bir tür kontrol paneli işlevini görüyor. Telefonu daha etkin kullanmayı sağlayacak araçlara bu klasör üzerinden erişiliyor. Bu araçlardan biri olan Smart Doctor uygulaması telefonda ne kadar depolama alanı ve bellek kullanıldığını gösteriyor, pil kullanımı ve güç tasarrufu menülerine hızlı erişim sağlıyor. Donanım testi yapan Smart Doctor, cihazdaki sorunları da tespit ediyor. Bu uygulamadaki “telefonu optimize et” yazısına dokunulduğunda ise cihaz mümkün mertebe en uygun çalışma koşullarına getiriliyor.

Dosya Yöneticisi uygulaması, tahmin edilebileceği üzere telefona yüklü olan belge ve dosyaları yönetmeye ve rahat biçimde ulaşmaya yardımcı oluyor. LG Mobile Switch ise başka bir telefondan LG Q7+’a geçiş yapmış kullanıcıların verilerini ve bilgilerini taşımalarını kolaylaştırıyor. Hizmetler klasöründe ise LG kullanıcılarının LG’yi daha yakından tanımasını ve şirketle iletişim kurmasını sağlayacak araçlar bulunuyor. Ayarlar uygulamasındaki Şebeke sekmesinde yer alan LG AirDrive da kullanıcıların telefona belge almasını veya telefondan belge göndermesini kolaylaştırıyor. Bu araç da LG hesabı üzerinden bilgisayarlarla kablosuz olarak içerik paylaşımı yapıyor.

LG Q7+’ta ön yüklü sunulan uygulamalar arasında Facebook ve Instagram da bulunuyor. Facebook ve Instagram, Önerilen başlıklı klasörde kullanıcıları bekliyor.

LG Q7+’ta belli uygulamaların ikonlarının üzerine biraz uzun süre dokunulduğunda ikonun üzerinde bir kısayol menüsü beliriyor. Bu menü sayesinde seçilen uygulamadaki bazı işlevler çok daha hızlı biçimde yerine getirilebiliyor. LG Q7+’ta arayüzde gezinmek için de sanal navigasyon tuşları kullanılıyor. Bu tuşlarla ilgili değişiklikler ve düzenlemeler, Ayarlar uygulaması içindeki Ekran sekmesi üzerinden yapılıyor.

LG Q7+’ın arayüzde görsel değişikliklerin gerçekleştirilmesi konusunda oldukça açık davrandığını ve gerekli araçları kolaylıkla erişilebilecek yerlere yerleştirerek kullanıcıların işini kolaylaştırdığı söylenebilir.

LG Q7+’ın ana ekranında yukarıdan aşağıya doğru bir sürükleme hareketi yapıldığında kullanıcıların karşısına gelen e-postalarının, son kullandıkları bazı uygulamaların, ziyaret ettikleri son internet sitesinin gösterildiği bir ekran çıkıyor. Söz konusu ekran üzerinden kullanıcılar LG Q7+’taki kişisel içeriklerini de arayabiliyor. Bu panelin işlevi itibarıyla kısmen de olsa uygulama çekmecesinin yerini tuttuğu söylenebilir.

LG Q7+ inceleme: Kamera

Günümüzde pek çok akıllı telefonda çift lensli arka kamera modülleri kullanılsa da, LG Q7+ bu modayı takip etmiyor. Akıllı telefonun arkasında 16 megapiksel çözünürlüklü tek bir lens bulunuyor. Çevreye duyarlı otomatik odaklama (PDAF) yeteneğine sahip kamerayı ön taraftaki f/1.9 diyafram genişlikli 8 megapiksel çözünürlüklü kamera tamamlıyor.

16 megapiksel çözünürlüklü arka kameranın gün ışığındaki ve yeterli ışık koşulları altındaki performansı oldukça makul. LG Q7+ ile gün ışığında çekilen fotoğraflar tatmin edici detay seviyesi sunuyor. Telefonun yakaladığı renklerin canlılığı da ayrıca dikkat çekiyor.

Düşük ışıklı ortamlarda yapılan çekimlerde ise LG Q7+’ın kamerasının performansı pek etkileyici bir performans sergilemiyor. Çekilen kareler en küçük harekete bile hassas hâle gelirken, yakalanan karelerdeki gürültünün fazlalığı da gözden kaçmıyor.

Yapay zekâ günümüzde akıllı telefon kameralarının vazgeçilmez unsurlarından biri olma yolunda ilerliyor. LG Q7+’ın kamerası da yapay zekâ gücünden yararlanıyor. Güney Koreli şirketin bu konudaki tercihi ise görsel arama ekseninde şekilleniyor.

LG Q7+’ın kamerasında QLens isimli bir özellik bulunuyor. Söz konusu özellik, kullanıcıların kamerayı kullanarak görsel arama yapmasını sağlıyor. QLens’te görsel arama için Pinterest’in veri tabanından yararlanılıyor. Kamera QLens moduna geçtikten sonra ekrana dokunulduğunda kadrajdaki nesnenin fotoğrafı çekiliyor. Ardından yapay zekâ devreye giriyor ve çekilen fotoğraftaki nesneyi, Pinterest’in veri tabanıyla karşılaştırıyor. Sistem, kullanıcılara anıtsal yapılarla ilgili olarak bilgi de sağlıyor. QLens menüsü üzerinden QR kodlarını taramak da mümkün oluyor.

LG Q7+’ın ön kamerası da kendisine ayrıcalık kazandıracak bazı özellikler taşıyor. Söz konusu özellikler arasında portre modu öne çıkıyor. Portre modu genellikle arka kamera modülleriyle anılan bir özellik olsa da, ön kamerasında da bu özelliğe yer veren cihazların sayısı artıyor. LG Q7+, portre modu desteğini yazılım yoluyla sağlıyor.

Ön kamera aktif hâle getirildiğinde ekranda beliren portre yazısına dokunulduğunda portre modu aktif hâle geliyor. Arka planın ne kadar bulanıklaştırılacağı konusunda karar kullanıcılara bırakılıyor. LG Q7+’ın geniş açılı ön kamerasıyla kalabalık grup selfie’leri de çekilebiliyor.

LG Q7+’ın arka kamerasıyla 1080p çözünürlüklü video kaydı gerçekleştirilebiliyor.

LG Q7+ inceleme: Sonuç

Akıllı telefon pazarındaki rekabette gözler doğal olarak üst segmentte olsa da, orta segment cihazlar da şirketler için büyük önem taşıyor. Rekabetin yoğun olduğu bu kategoride, üst sınıf cihazlarda görülebilecek çeşitli özellikleri sunmak ve fark yaratacak dokunuşlarda bulunmak önem taşıyor.

LG Q7+ da kendisini rakiplerinden ayrıştıracak bazı özellikleri beraberinde getiriyor. Söz konusu özellikler arasında ilk olarak DTS:X 3D Surround ses desteği öne çıkıyor. Bu desteğin varlığı sayesinde LG Q7+, multimedya içerik tüketimi için uygun bir cihaz hâline geliyor.

Tasarımı itibarıyla akıllı telefon pazarının güncel eğilimlerine yakın duran Q7+, ele rahatlıkla oturması ve tek elle rahatlıkla kullanılabilmesi sayesinde hatırı sayılır bir konfor sağlıyor. Fiziksel konfora ek olarak, kullanıcı arayüzünün rahatlığı ve QLens gibi işlevsel özelliklerin varlığı da telefonun artı hanesine yazılıyor.

LG Q7+ şık görünen bir telefon olsa da, arka panelde parmak izlerinin biraz fazla belirgin olması göze çarpıyor. Kameranın düşük ışık performansı da LG Q7+’ta kullanıcıları tatmin etmeyecek noktalar arasında bulunuyor.

LG Q7+, genel itibarıyla içinde bulunduğu orta segmentin dinamiklerinden fazla uzaklaşmayan bir cihaz profili çiziyor. Hem görüntü açısından şık hem fark yaratan özellikleri bulunan hem de bütçesini fazla zorlamayacak bir telefon arayanlar için LG Q7+ değerlendirmeye alınabilecek seçenekler arasında bulunuyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı ve soyadınızı giriniz