TEI, GÖKBEY helikopteri ve insansız hava platformları için geliştirilen millî motor programlarında yeni takvimi açıkladı. Şirketin TEKNOFEST Güneydoğu duyurusunda sergilediği TS1400, TF6000 ve TF10000 motorları farklı test aşamalarında ilerliyor. Türkiye’nin havacılık motoru çalışmalarıyla bağlantılı KAAN uçuşları da yerli güç sistemlerinin önemini artırıyor.
TEI Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit’in verdiği bilgiye göre TS1400 uçuş olgunluğuna ulaştı. GÖKBEY için geliştirilen turboşaft motorun sertifikasyon sürecinde son aşamaya gelindi. Sekiz motorun paralel biçimde test edilmesi, dayanıklılık ve farklı çalışma koşullarına ilişkin verilerin aynı dönemde toplanmasını sağlıyor.
TS1400, kalkış sırasında 1.400 şaft beygir gücü sınıfında güç üretiyor. Motorla gerçekleştirilen ilk GÖKBEY uçuşu 19 Nisan 2023 tarihinde yapılmıştı. Sertifikasyon tamamlandığında seri üretim helikopterlerde ithal motor yerine yerli çözümün kullanılmasının önü açılacak.
Sabit kanatlı ve insansız platformlar tarafında TF6000 öne çıkıyor. Altı bin libre itki sınıfındaki turbofan motorun uçuş öncesi hazırlıklarının sürdüğü belirtiliyor. Art yakıcı teknolojisine uyumlu tasarım, daha yüksek itki sınıfındaki motorlar için de mühendislik birikimi oluşturuyor.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
TF10000 için hedef 2027 sonundan önce ilk çalışma
TEI’nin bir sonraki basamağı TF10000 olacak. Şirket, motoru 2027 yılı bitmeden çalıştırmayı hedefliyor. Altı bin libre kuru itki ve art yakıcıyla 10 bin libre seviyesine çıkacak motor, insanlı ve insansız farklı hava araçlarında kullanılabilecek bir teknoloji göstericisi niteliği taşıyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları

REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir.
Bunun yanında TF6000 ile TF10000 aynı çekirdek teknoloji ailesinden yararlanıyor. Kompresör, türbin, yanma odası, kontrol sistemi ve art yakıcı gibi bileşenlerde kazanılan deneyim daha büyük motor projelerine aktarılabiliyor. Fakat yer testinden uçuşa geçiş, uzun süreli dayanıklılık ve güvenlik doğrulaması gerektiriyor.
KIZILELMA için hangi motor sürümünün hangi blokta kullanılacağı platformun ağırlığı ve performans hedeflerine göre şekillenecek. TEI’nin açıklaması belirli bir teslimat tarihinden çok motorların ulaştığı teknik aşamayı ortaya koyuyor. Bu nedenle uçuş takvimi için platform üreticisinin ayrıca açıklama yapması gerekiyor.
Ek olarak sertifikasyon ile seri üretimin birbirinden farklı süreçler olduğunu hatırlatmak gerekiyor. Bir motorun uçuş testini tamamlaması, yüksek adetli üretimin hemen başlayacağı anlamına gelmiyor. Tedarik zinciri, kalite güvencesi ve bakım altyapısı kurulduğunda millî motorların operasyonel kullanımı kalıcı hâle gelecek.
Motorların yerli olması bakım ve yedek parça planlamasında da daha fazla kontrol sağlayabilir. Buna karşılık seri üretimde aynı kaliteyi korumak, test motoru geliştirmekten farklı bir sanayi disiplini gerektiriyor. TEI’nin önündeki aşama, teknik başarıyı sürdürülebilir üretim kapasitesine dönüştürmek olacak.











