Apple TV sonunda Türkiye’de resmi olarak izlenebilir hâle geldi. Bunu klasik bir yayın platformu aboneliği gibi değil, iCloud+ üzerinden sunulan daha geniş bir Apple paketi olarak değerlendirmek gerekiyor. Apple’ın açıklamasına göre Türkiye’deki iCloud+ aboneleri, bu aydan itibaren Apple TV ve Apple Arcade’e ek ücret ödemeden erişebilecek. Başka bir deyişle Apple TV için Türkiye’de ayrıca bağımsız bir abonelik açmanız gerekmiyor. Ücretli iCloud+ planına geçtiğinizde, Apple TV kataloğu da bu paketin parçası hâline geliyor.
Bu model Türkiye’deki kullanıcılar için önemli bir fark yaratıyor. Çünkü Apple TV, yıllardır Türkiye’de doğrudan erişilemeyen Apple servislerinden biri olarak kalmıştı. Şimdi ise en düşük ücretli iCloud+ paketiyle Apple TV’ye giriş kapısı açılıyor. Apple’ın güncel iCloud+ sayfasında 50 GB planı 49,99 TL/ay, 200 GB planı 169,99 TL/ay, 2 TB planı 549,99 TL/ay, 6 TB planı 1.699,99 TL/ay ve 12 TB planı 3.399,99 TL/ay olarak listeleniyor. Ücretsiz 5 GB iCloud planı ise Apple TV ve Apple Arcade erişimini içermiyor. Bu nedenle Apple TV izlemek isteyenlerin en az 50 GB’lık ücretli iCloud+ planına geçmesi gerekiyor.
Doğrusunu söylemek gerekirse bu yapı, Apple TV’yi Türkiye’de daha ilginç bir konuma yerleştiriyor. Çünkü burada sadece bir video servisine para vermiyorsunuz. Aynı pakette iCloud+ depolama alanı, Apple TV, Apple Arcade, E-Postamı Gizle, Özel E-Posta Alanı ve plana göre HomeKit Güvenli Video gibi ek özellikler de geliyor. Aile İçi Paylaşım desteği sayesinde iCloud+ planınızı ailenizden beş kişiyle daha paylaşabiliyorsunuz. Apple TV ve Apple Arcade de bu paylaşımın içinde otomatik olarak yer alıyor. Böyle bakınca Apple TV, Türkiye’de tek başına bir yayın servisi olmaktan çok, iCloud+ aboneliğinin eğlence tarafını güçlendiren ana servislerden biri hâline geliyor.
Apple TV’ye Türkiye’de nasıl abone olunur, fiyatlar nedir?
Türkiye’de Apple TV’ye erişmek için ücretli bir iCloud+ planına geçmeniz gerekiyor. iPhone, iPad veya Mac kullanıyorsanız Ayarlar ya da Sistem Ayarları içinden Apple Hesabınıza girip iCloud bölümünden planınızı yükseltebilirsiniz. Apple’ın iCloud+ sayfasında da iCloud+’a geçmek için iPhone, iPad veya Mac’te iCloud Ayarları bölümüne gitmenin yeterli olduğu belirtiliyor. Ücretli plana geçtikten sonra Apple TV uygulamasını açıp Apple Hesabınızla oturum açarak Apple Originals içeriklerine erişebilirsiniz.
Burada özellikle altını çizmekte yarar var: Apple TV ve Apple Arcade, Türkiye’de ayrı abonelik hâlinde sunulmayacak. Apple, mevcut Apple TV veya Apple Arcade aboneliği bulunan kullanıcıların iCloud+ aboneliği üzerinden erişime devam edeceğini ve mevcut bireysel Apple TV veya Apple Arcade üyeliğinin artık gerekmediği için iptal edileceğini belirtiyor. Bu da Türkiye’de Apple TV’ye erişimin merkezine doğrudan iCloud+ planlarını yerleştiriyor. Ne var ki dağıtım eylül sonuna kadar kademeli ilerleyeceği için, bazı kullanıcıların hesaplarında Apple TV erişimini hemen aynı gün görmemesi mümkün olabilir.
Günün Öne Çıkan Fırsatları

REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir.
| iCloud+ planı | Aylık fiyat | Apple TV durumu | Apple Arcade durumu | Paylaşım |
|---|---|---|---|---|
| iCloud 5 GB | Ücretsiz | Dahil değil | Dahil değil | Standart ücretsiz iCloud kullanımı |
| iCloud+ 50 GB | 49,99 TL | Dahil | Dahil | Aileden beş kişiyle paylaşılabilir |
| iCloud+ 200 GB | 169,99 TL | Dahil | Dahil | Aileden beş kişiyle paylaşılabilir |
| iCloud+ 2 TB | 549,99 TL | Dahil | Dahil | Aileden beş kişiyle paylaşılabilir |
| iCloud+ 6 TB | 1.699,99 TL | Dahil | Dahil | Aileden beş kişiyle paylaşılabilir |
| iCloud+ 12 TB | 3.399,99 TL | Dahil | Dahil | Aileden beş kişiyle paylaşılabilir |
Apple TV’yi izlemek için Apple ürünü sahibi olmanız şart değil. Apple TV uygulaması iPhone, iPad, Mac, Apple TV 4K, desteklenen akıllı televizyonlar, oyun konsolları, Android mobil cihazlar ve Windows cihazlarda kullanılabiliyor. Ayrıca tv.apple.com üzerinden web tarayıcısıyla da izleyebilirsiniz. Buna rağmen Apple ekosistemi içinde yaşıyorsanız deneyim daha akıcı ilerliyor. Örneğin iPhone’da başladığınız bir bölüme Apple TV 4K’da devam edebilir, AirPlay ile görüntüyü televizyona aktarabilir veya Aile İçi Paylaşım üzerinden aynı iCloud+ planını evdeki diğer kişilerle kullanabilirsiniz.
Apple TV uygulamasında gördüğünüz her içeriğin Apple TV aboneliğine dahil olmadığını da akılda tutmak gerekiyor. Apple TV aboneliği, Apple Originals dizilerini, filmlerini ve belgesellerini kapsıyor. Uygulama içindeki bazı kiralama, satın alma veya üçüncü taraf içerikler ayrıca ücret isteyebilir. Bu nedenle Apple TV’ye ilk kez girerken Apple TV sekmesi altındaki Apple Originals içeriklerine odaklanmanız daha doğru olur. Severance, Ted Lasso, Silo ve Slow Horses gibi yapımlar, platformun ne sunduğunu anlamak için gayet iyi başlangıç noktaları oluşturuyor.
Apple TV’ye yeni başlayanlar için izleme listesi
| Sıra | Yapım | Tür | Neden önce izlenmeli? |
|---|---|---|---|
| 1 | Severance | Bilim kurgu, psikolojik gerilim | Apple TV’nin en özgün dünyalarından birini kuruyor |
| 2 | Ted Lasso | Komedi, spor | Platformun en kolay sevilen ve en sıcak dizilerinden biri |
| 3 | Silo | Distopik bilim kurgu | Gizem, gerilim ve kapalı toplum anlatısını güçlü biçimde birleştiriyor |
| 4 | Slow Horses | Casusluk, kara mizah | Gary Oldman’lı kirli, hızlı ve sivri dilli bir casusluk hikâyesi sunuyor |
| 5 | The Morning Show | Drama | Medya dünyasını yıldız oyuncu kadrosuyla perde arkasından anlatıyor |
| 6 | Shrinking | Komedi, drama | Yas, terapi ve aile ilişkilerini dengeli bir mizahla ele alıyor |
| 7 | Pachinko | Tarihi drama | Kuşaklara yayılan güçlü ve zarif bir aile hikâyesi kuruyor |
| 8 | Foundation | Bilim kurgu | Büyük ölçekli galaktik hikâye arayanlara hitap ediyor |
| 9 | For All Mankind | Alternatif tarih, bilim kurgu | Uzay yarışını hiç bitmemiş gibi yeniden hayal ediyor |
| 10 | Black Bird | Suç, gerilim | Kısa, yoğun ve psikolojik açıdan etkili bir suç hikâyesi anlatıyor |
Bu liste Apple TV’ye giriş için pratik bir yol haritası sunuyor. Bilim kurgu seviyorsanız Severance, Silo, Foundation ve For All Mankind çizgisi size platformun en kuvvetli tarafını gösterecektir. Daha sıcak, karakter odaklı ve kolay akan işler arıyorsanız Ted Lasso ile Shrinking daha rahat bir başlangıç sağlar. Gerilim tarafında Slow Horses ve Black Bird daha hızlı sonuç verir. Daha ağır, sinematografik ve uzun soluklu drama isteyenler ise Pachinko ve The Morning Show tarafına yönelebilir.
Severance Apple TV’ye başlamak için güçlü bir neden

Apple TV’ye tek bir yapımla başlayacaksanız, Severance en güvenli seçeneklerden biri olarak duruyor. Dizi, çalışanların iş ve özel hayat anılarını birbirinden ayıran bir teknoloji üzerinden ilerliyor. İlk bakışta bu fikir soğuk bir bilim kurgu kurgusu gibi görünebilir. Fakat birkaç bölüm sonra hikâye kurumsal hayat, kimlik, hafıza, özgür irade ve insanın kendisiyle kurduğu ilişki üzerine sert ve etkileyici bir anlatıya dönüşüyor.
Severance büyük fikrini küçük ve rahatsız edici mekânlarda anlatıyor. Parlak ofis koridorları, tekrarlayan görevler, açıklanmayan şirket ritüelleri ve karakterlerin kendi hayatlarına yabancı kalması, diziyi kısa sürede merak duygusu yüksek bir deneyime dönüştürüyor. Ne var ki burada sadece “sonra ne olacak?” sorusu yok. Dizi aynı zamanda “iş hayatı insandan ne kadarını alabilir?” sorusunu da nazik ama ısrarlı biçimde izleyicinin önüne koyuyor.
Apple TV’nin daha seçici ve fikir odaklı içerik anlayışını görmek isteyenlerin Severance ile başlaması bu yüzden mantıklı. Dizi kolay bir seyirlik sayılmaz, bunu belirtmek gerek. Fakat biraz sabır gösterdiğinizde, Apple TV’nin neden sadece katalog genişliğiyle ölçülmemesi gerektiğini rahatlıkla görebilirsiniz.
Ted Lasso Apple TV’nin en kolay sevilen dizisi

Ted Lasso, Apple TV kataloğunda en geniş kitleye hitap eden yapımlardan biri. Jason Sudeikis’in canlandırdığı Ted Lasso, Amerikan futbolu geçmişinden gelen ve İngiltere’de bir futbol takımının başına geçen iyimser bir teknik direktör olarak hikâyenin merkezinde yer alıyor. Dizi bu ters köşe fikrini basit bir kültür çatışması komedisi gibi başlatıyor, fakat zamanla arkadaşlık, kırılganlık, başarısızlık ve yeniden toparlanma üzerine daha duygusal bir çizgiye oturtuyor.
Bu diziyi yalnızca “iyi hissettiren komedi” diye tanımlamak eksik kalır. Ted Lasso karakterlerinin zaaflarını hafife almadan sıcak bir dünya kuruyor. Ağır bilim kurgu veya karanlık gerilim istemeyen kullanıcılar için de Apple TV’ye en rahat giriş kapılarından birini açıyor. Akşam yorgunluğunun ardından daha yumuşak ama boş olmayan bir şey izlemek isteyenler burada aradığını kolayca bulabilir.
Silo gizem sevenleri hızla içine çekiyor

Silo, Apple TV’nin bilim kurgu tarafındaki en kuvvetli yapımlarından biri. Dizi, insanlığın yer altında dev bir yapıda yaşadığı ve dış dünyanın ölümcül kabul edildiği bir düzende geçiyor. Bu dünyanın kuralları ilk başta net gibi görünse de hikâye kısa sürede bilgi kontrolü, sınıf ayrımları, otorite ve gerçeklik algısı üzerine kurulu daha büyük bir gizeme dönüşüyor. İzleyici daha ilk bölümlerden itibaren aynı soruya takılıyor: Dışarıda gerçekten ne var?
Rebecca Ferguson’ın merkezde yer aldığı hikâye, kapalı toplum düzenini güçlü bir karakter yolculuğuyla birleştiriyor. Silo distopik dünyasını sadece dekor olarak kullanmıyor. Her kat, her görev, her yasak ve her söylenti, sistemin nasıl çalıştığını biraz daha görünür kılıyor. Aslına bakarsanız Silo, Apple TV’nin bilim kurgu alanında neden ayrı bir dikkat istediğini iyi anlatıyor.
Slow Horses casusluk dizilerine başka bir tat katıyor

Slow Horses, Apple TV’de hızlı, sivri dilli ve daha kirli bir casusluk hikâyesi arayanlar için doğru adreslerden biri. Dizi, MI5 içinde kariyerlerinde hata yapmış veya gözden düşmüş ajanların toplandığı Slough House adlı birimi merkezine alıyor. Gary Oldman’ın canlandırdığı Jackson Lamb ise bu dağınık ekibin hem en rahatsız edici hem de en akılda kalan karakteri olarak diziyi taşıyor.
Burada parlak takım elbiseli kusursuz ajanlar yok. Bunun yerine dağınık masalar, kirli operasyonlar, kurum içi hesaplaşmalar ve bolca İngiliz kara mizahı var. Slow Horses casusluk türünü fazla ciddiye alıyormuş gibi yapmadan ciddiye alıyor. Dizi bir yandan karakterlerinin beceriksizlikleriyle eğleniyor, öte yandan her sezon net bir tehdit ve akıcı bir operasyon dosyası sunuyor. Uzun lafın kısası, Apple TV’de tempolu ve zekice yazılmış bir şey arıyorsanız Slow Horses listenin üst sıralarında durmalı.
The Morning Show medya dünyasının perde arkasına bakıyor

The Morning Show, Apple TV’nin ilk dönemlerinden bu yana platformun vitrin dizilerinden biri olmayı sürdürüyor. Jennifer Aniston, Reese Witherspoon ve Billy Crudup gibi isimlerin yer aldığı dizi, Amerikan sabah televizyonu üzerinden medya sektöründeki güç ilişkilerini, ekran önü imajını, kurum içi krizleri ve kariyer hesaplarını anlatıyor.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Apple TV sonunda Türkiye’ye geliyor

The Last of Us üçüncü sezonuyla bitebilir, HBO henüz kesin karar açıklamadı

Yeni Açlık Oyunları fragmanı Haymitch’in 50. Oyunlar’daki mücadelesini gösterdi

Spotify çocuk şarkılarının önerilerinizi etkilemesini önlüyor

Organize İşler Karun Hazinesi 16 Ekim’de Netflix’e geliyor
Dizi bazen melodram dozunu yükseltiyor, bunu söylemek gerek. Fakat medya dünyasının arka odalarına ilgi duyanlar için hâlâ güçlü bir seyirlik sunuyor. Haber merkezlerinde alınan kararlar, kamuoyu baskısı, marka güveni, kriz yönetimi ve ekran önündeki kişiliklerin kırılganlığı dizinin en verimli alanlarını oluşturuyor. Türkiye’de medya sektörünü takip eden izleyiciler de bu temaların bir kısmını oldukça tanıdık bulacaktır.
Shrinking sıcak ama hafif olmayan bir komedi sunuyor

Shrinking, Apple TV’nin komedi ve dramayı dengeli biçimde birleştiren işlerinden biri. Jason Segel, eşini kaybettikten sonra kendi yas süreciyle baş etmeye çalışan bir terapisti canlandırıyor. Harrison Ford ise dizinin daha kuru, mesafeli ve beklenmedik ölçüde komik tarafını güçlendiriyor.
Bu temel fikir kolayca fazla duygusal veya fazla öğretici bir diziye dönüşebilirdi. Fakat Shrinking çoğu zaman karakterlerine nefes alanı açarak ilerliyor. Baba kız iletişimi, arkadaşlık, profesyonel sınırlar, terapi etiği, kayıp sonrası suçluluk ve yeniden hayata karışma çabası hikâyenin ana eksenini oluşturuyor. Bunun yanı sıra dizi, dramatik yükünü mizahla yumuşatmayı başarıyor.
Ted Lassoyu sevip biraz daha yetişkin tonda, daha kırılgan ve daha gündelik bir hikâye arayanlar Shrinkingi rahatlıkla listeye ekleyebilir. Apple TV’nin sıcak ama boş olmayan komedi anlayışını burada açık biçimde görüyoruz.
Pachinko sabır isteyen ama karşılığını veren bir drama

Pachinko, Apple TV kataloğunda daha ağır, daha zarif ve daha sinematografik bir yerde duruyor. Dizi, Koreli bir ailenin birkaç kuşağa yayılan hikâyesini Japonya, Kore ve göç deneyimi üzerinden anlatıyor. Bu yapı sayesinde Pachinko sadece bir aile dramı olmaktan çıkıyor. Kimlik, aidiyet, dil, kültürel baskı, sınıf ve tarihsel hafıza dizinin ana damarını oluşturuyor.
Hızlı tüketilecek bir yapımdan söz etmiyoruz. Büyük sürprizlerin peşinden koşan, her bölüm sonunda keskin bir dönemeç arayan izleyiciye göre olmayabilir. Buna rağmen sabırlı izleyici için Apple TV’nin en değerli işlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Görüntü yönetimi, oyunculuklar ve sakin anlatı temposu, diziyi platformun en olgun yapımlarından biri hâline getiriyor.
Foundation büyük evren sevenlere göre

Foundation, Isaac Asimov’un eserlerinden uyarlanan büyük ölçekli bir bilim kurgu dizisi. Galaktik imparatorluk, matematiksel öngörü, uygarlıkların çöküşü ve uzun vadeli tarih fikri hikâyenin temelini oluşturuyor. Bu yönüyle Foundation, Severance veya Silo gibi daha kapalı ve karakter merkezli bilim kurgu dizilerinden ayrılıyor.
Burada ölçek çok daha büyük, olaylar daha geniş zamana yayılıyor ve anlatı daha parçalı ilerliyor. Bu diziyi herkes için kolay bir başlangıç noktası olarak göstermek doğru olmaz. Foundation, dünyasına girmek için izleyiciden daha fazla dikkat istiyor. Fakat büyük evrenler, politik entrikalar, hanedan çatışmaları ve görsel açıdan iddialı bilim kurgu sevenler için Apple TV içinde önemli bir yer tutuyor. Daha görkemli, daha epik ve daha sabırlı bir bilim kurgu arıyorsanız Foundation listenizde bulunmalı.
For All Mankind uzay yarışını yeniden hayal ediyor

For All Mankind, “Uzay yarışını Sovyetler Birliği kazansaydı ne olurdu?” fikrinden yola çıkıyor. Dizi bu soruyu tek bölümlük bir alternatif tarih oyunu olarak kullanmıyor. Bunun yerine NASA, Soğuk Savaş, Ay görevleri, Mars hedefi, aile hayatı ve teknolojik ilerleme üzerinden yıllara yayılan geniş bir dünya kuruyor.
Apple TV’de bilim kurguya daha gerçekçi ve mühendislik tarafı güçlü bir yerden bakmak isteyenler için For All Mankind ayrı bir yere sahip. Dizi uzay keşfini sadece kahraman astronotlar üzerinden anlatmıyor. Politik kararlar, kurum kültürü, kamuoyu baskısı, kişisel bedeller ve aile ilişkileri hikâyeye sürekli eşlik ediyor. Tabii ki bazı sezonlarda dramatik gerilim daha baskın hâle geliyor. Yine de For All Mankind, Apple TV’nin en özgün fikirlerinden birini uzun soluklu biçimde taşıyor.
Black Bird kısa ama etkili bir suç hikâyesi anlatıyor

Black Bird, Apple TV’de uzun sezonlara vakit ayırmak istemeyenler için iyi bir seçenek. Dizi, gerçek olaylardan ilham alan karanlık bir suç hikâyesi anlatıyor. Taron Egerton ve Paul Walter Hauser’ın performansları, Black Birdü sıradan bir suç dramasının ötesine taşıyor. Burada asıl gerilim, iki karakter arasındaki psikolojik oyundan doğuyor.
Black Bird hikâyesini kısa ve kontrollü tutuyor. Gereksiz yan yollarla dağılmıyor, izleyiciyi suç, itiraf, manipülasyon ve güven ilişkisi etrafında sıkı bir atmosfere çekiyor. Ağır tonu nedeniyle herkes için rahat bir seyirlik sayılmaz. Buna rağmen gerçek suç, sorgu psikolojisi ve karakter merkezli gerilim sevenler için Apple TV’nin en net önerilerinden biri olduğunu belirtmek gerek.
Hafta sonu içinde bitirilebilecek ama etkisi daha uzun süren bir dizi arayanlar Black Birde öncelik verebilir. Özellikle sınırlı dizi formatını sevenler için burada gereksiz uzatılmamış, derli toplu bir anlatı var.
Apple TV Türkiye’de kimler için doğru seçim olur?
Apple TV, Türkiye’de geniş katalog beklentisiyle gelen herkesi aynı ölçüde memnun etmeyebilir. Çok sayıda lisanslı eski dizi, yerli içerik yığını, reality programlar veya her akşam rastgele açılacak geniş bir arşiv arıyorsanız başka servislerde daha fazla seçenek bulabilirsiniz. Ne var ki Apple TV, belli türlerde oldukça güçlü bir çizgi yakalıyor. Özellikle bilim kurgu, prestij drama, casusluk gerilimi, karakter komedisi ve sınırlı suç dizisi arayanlar için platformun değeri artıyor.
Türkiye’de asıl fark, Apple TV’nin iCloud+ ile birlikte gelmesinde yatıyor. Zaten iCloud+ kullanan biriyseniz, Apple TV’ye ayrıca ödeme yapmadan erişim kazanmanız bu servisi denemeyi çok daha kolay hâle getiriyor. Henüz iCloud+ kullanmıyorsanız, 50 GB’lık giriş planı Apple TV ve Apple Arcade ile birlikte daha anlamlı bir pakete dönüşüyor. Bununla birlikte bu paketin asıl değeri, Apple ekosisteminde ne kadar yaşadığınıza göre değişecektir.
Apple TV’ye yeni başlayacaklar için en mantıklı yol, platformu birkaç güçlü yapım üzerinden test etmek. İlk hafta Severance, Ted Lasso, Silo ve Slow Horses dörtlemesiyle başlayabilirsiniz. Bu dört yapım, Apple TV’nin bilim kurgu, komedi, gizem ve casusluk tarafındaki karakterini hızlıca gösterir. Ardından The Morning Show, Shrinking, Pachinko, Foundation, For All Mankind ve Black Bird ile katalogdaki farklı tonları keşfedebilirsiniz.
Apple TV’nin Türkiye’deki asıl vaadi, her akşam sonsuz seçenek sunmak değil. Platform, daha az ama daha seçici içerik izlemek isteyen kullanıcıya hitap ediyor. iCloud+ ile birlikte sunulması ise bu vaadi daha ulaşılabilir hâle getiriyor. Buna rağmen Severance, Ted Lasso, Silo ve Slow Horses gibi yapımlar, platforma tek başına güçlü bir başlangıç değeri kazandırıyor. Apple TV’ye yeni giriyorsanız, bu 10 yapım nereden başlayacağınızı fazlasıyla netleştirir.
REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir.






