NASA ve ABD Enerji Bakanlığı, uzay görevlerinde nükleer güç ve itki çalışmalarını genişleten yeni mutabakatı 8 Ekim’de imzaladı. NASA Başkanı Jared Isaacman ile Enerji Bakanı Chris Wright’ın imzaladığı anlaşma, 1 Kasım itibarıyla yürürlüğe girecek. Bununla birlikte ortak çalışma, araştırmadan yakıt geliştirmeye, testlerden fırlatma hazırlığına ve görev sırasındaki işlemlere kadar uzanacak.
NASA’nın resmî anlaşma duyurusu, Ay’da kullanılacak bir reaktörü 2030’da fırlatmaya hazır hâle getirme hedefini yeni iş birliğiyle ilişkilendiriyor. Öte yandan kurum, SR-1 Freedom adlı nükleer itkili uzay aracının 2028’de fırlatılmasını hedeflediğini aynı açıklamada belirtiyor. Dolayısıyla belirtilen yıllar, gerçekleşmiş görev tarihlerini veya teslim edilmiş sistemleri değil kurumun ileriye dönük uzun vadeli çalışma hedeflerini gösteriyor.
Ayrıca NASA, Ay’daki yaşam alanları, haberleşme sistemleri, gezgin araçlar ve kaynak kullanımı için sürekli enerji ihtiyacını vurguluyor. Anlaşmanın kapsadığı çalışmalar arasında Dragonfly’a güç sağlayacak radyoizotoplu jeneratörle birlikte küçük ısıtıcı birimlerin hazırlanması da bulunuyor. Bunun yanı sıra kurum, ESA’nın Rosalind Franklin gezgininde kullanılacak ısıtıcı birimleri de ortak çalışmaların örnekleri arasında sayıyor.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

NASA, LISA teleskobunun geliştirmesinde yeni aşamaya geçti

NASA, uzay istasyonunun çöpünü taşıyan araçta 12 yeni ısı kalkanını deniyor

NASA’nın Otter uzay aracı 2027’de çalışmayan uydulara yaklaşarak inceleme yapacak

SPHEREx, 37 kahverengi cücenin atmosferinde su ve metan izlerini ayırt etti

Webb, bilinen en uzak hızlı radyo patlamasının küçük galaksisini buldu
Dragonfly, Güneş’ten uzaktaki Titan’da radyoizotoplu güç sistemiyle çalışacak
Dragonfly görevi, Satürn’ün uydusu Titan’da farklı yüzey noktaları arasında uçarak kimyasal süreçleri ve yaşanabilirlik koşullarını inceleyecek. NASA’nın Dragonfly görev sayfası, fırlatma için en erken Temmuz 2028’i, Titan’a varış içinse 2034’ün sonunu hedefliyor. Bununla birlikte Titan’daki planlı bilim çalışmaları, yaklaşık 3,3 yıl boyunca farklı arazilerden ölçümler ve örnekler toplamayı kapsıyor.
Öte yandan sekiz rotorlu araç, kumulların bulunduğu bölgelerden Selk çarpma kraterine uzanan farklı alanlarda araştırmalar yapacak. Titan’ın yoğun ve büyük ölçüde azottan oluşan atmosferi, aracın aynı görev içinde birden fazla noktaya uçmasını destekliyor. Dolayısıyla hareket kabiliyeti, yalnızca ilk iniş bölgesine bağlı kalmadan farklı yüzey malzemelerini karşılaştırma olanağı da sunuyor.
Günün Öne Çıkan Fırsatları





REKLAM — Bu içerikte satış ortaklığı bağlantıları bulunmaktadır. Bu bağlantılar üzerinden yapılan alışverişlerden Teknoblog komisyon kazanabilir.
Bunun yanı sıra Titan’daki bir gün, Dünya’da yaklaşık 16 güne karşılık geliyor ve görev bu ritme göre ilerleyecek. NASA, aracın her bir veya iki Titan gününde yeni bir noktaya uçabileceğini görev planında açıkça belirtiyor. Uçuşlar birkaç mil uzaklıktaki hedeflere ulaşırken araç, duraklarda bilim aletleriyle çevresini ve topladığı yüzey malzemelerini inceleyecek.
Ayrıca görev, Titan’daki organik kimyanın geçmişini araştırırken yaşamla ilişkili süreçlerin hangi koşullarda gelişebileceğini anlamaya da çalışacak. Bu hedef, Titan’da yaşam bulunduğunun açıklandığı veya bir yaşam keşfinin görevin sonucu olarak garanti edildiği anlamına gelmiyor. Johns Hopkins Uygulamalı Fizik Laboratuvarı’nın yürüttüğü proje, uluslararası ekiplerle birlikte bu ölçümleri gerçekleştirecek bilim araçlarını hazırlıyor.


