Tesla, son on yıldan uzun süredir otomotiv tüketicilerinin beklentilerini şekillendiren markalar arasında yer alıyor. Kablosuz yazılım güncellemeleriyle yeni özellikler eklenmesi, tamamen dokunmatik ekranlara dayalı kokpit anlayışı, büyük ölçekli tek parça dökümler ve sürücü destekli yarı otonom sistemler bu yaklaşımın öne çıkan unsurları arasında bulunuyor. Bu yeniliklerin büyük bölümü, diğer otomobil üreticileri tarafından da benimsenmiş durumda. Her ne kadar bu tercihler kullanıcılar arasında tartışma yaratsa da, sektör genelinde belirleyici etkiler oluşturduğu görülüyor. Ne var ki Tesla’nın sürücü destek sistemleri, son dönemde yalnızca teknolojik yönleriyle değil, hukuki ve ticari sonuçlarıyla da gündemde yer alıyor.
Şirketin sunduğu iki farklı seviye 2 sürücü destek sistemi bulunuyor. Bunlardan Autopilot, adaptif hız sabitleyici ile şerit takip asistanını bir araya getirirken, FSD olarak adlandırılan daha gelişmiş sistem şehir içi yolları ve bölünmüş otoyolları kapsayacak şekilde tasarlanıyor. Tesla ve şirketin CEO’su Elon Musk, bu sistemlerin yeteneklerini sık sık vurgulasa da, her iki çözüm de sürücünün sürekli dikkatini zorunlu kılıyor. Buna rağmen kullanılan isimlendirme ve pazarlama dili, sistemlerin olduğundan daha yetenekli olduğu izlenimini yarattığı gerekçesiyle eleştiriliyor. Özellikle Autopilot adı, kamuoyunda yanlış algı oluşmasına yol açtığı iddiasıyla inceleme konusu oldu. Bu durum, şirketin karşı karşıya kaldığı hukuki süreci daha da karmaşık hale getirdi.
Tesla FSD kararını alırken hukuki baskılar da etkili oldu
Tesla, son yıllarda Autopilot sistemiyle bağlantılı çok sayıda ölümcül kazaya ilişkin davayla karşı karşıya kaldı. ABD’de federal kurumlar ve Kaliforniya eyaleti, şirketin müşterileri yanıltıp yanıltmadığını araştırdı. Aralık ayında verilen bir idari yargı kararında, Tesla’nın araçlarının kendi kendine gidebildiği izlenimi yaratan pazarlama faaliyetleri yürüttüğü tespit edildi. Bu karar doğrultusunda Kaliforniya Motorlu Taşıtlar Dairesi, şirketin eyalette araç satış lisansını geçici olarak askıya aldı. Her ne kadar bu karar 60 günlüğüne ertelense de, Kaliforniya’nın Tesla için en büyük ABD pazarı olduğu düşünüldüğünde riskin boyutu net biçimde ortaya çıktı.
Bu gelişmelerin ardından Tesla, sürücü destekli direksiyon özelliğini yalnızca FSD paketi kapsamında sunma kararı aldı. Şubat ayının ortasına kadar FSD sistemi için 8 bin dolarlık (Türkiye fiyatı 228 bin 480 TL) tek seferlik ödeme seçeneği korunacak. Fakat 14 Şubat itibarıyla bu seçenek tamamen kaldırılacak ve kullanıcıların aylık 99 dolarlık abonelik modeline geçmesi gerekecek. Bu adım, bazı gözlemcilere göre sistemin kullanımını daha açık biçimde “denetimli” hale getirme çabasının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Buna rağmen, abonelik modelinin uzun vadede kullanıcı maliyetlerini artıracağı yönünde eleştiriler de dile getiriliyor.
Elon Musk, kısa süre önce yaptığı açıklamada bu ücretin sabit kalmayacağını da ima etti. FSD’nin yetenekleri geliştikçe aylık bedelin artacağını belirten Musk, sürücünün tamamen araçtan bağımsız hale geldiği denetimsiz kullanım senaryosunun en büyük değer sıçramasını oluşturacağını ifade etti. Ancak bu tür bir kullanımın yasal ve teknik açıdan ne zaman mümkün olacağı belirsizliğini koruyor. Buna ek olarak, düzenleyici kurumların bu seviyede bir otonomiye nasıl yaklaşacağı da henüz net değil. Bu durum, Tesla’nın abonelik gelirleriyle ilgili beklentilerini doğrudan etkileyebilir.
Otomotiv sektöründe düzenli gelir modelleri, son yıllarda giderek daha fazla önem kazanıyor. Üreticiler, tek seferlik araç satışının ötesine geçerek yazılım ve hizmet abonelikleriyle yatırımcı ilgisini canlı tutmayı hedefliyor. General Motors’un Apple CarPlay ve Android Automotive desteğini sonlandırma kararı ile BMW’nin çeşitli donanım özelliklerini abonelikle sunma denemeleri bu eğilimin örnekleri arasında yer alıyor. Tesla’nın hisse değeri hâlâ yüksek seviyelerde seyretse de, düşen kâr marjları, azalan satışlar ve emisyon kredilerinden elde edilen gelirlerin gerilemesi, düzenli nakit akışını daha cazip hale getiriyor. Bu bağlamda FSD aboneliği, şirketin finansal dengelerini koruma çabalarının bir yansıması olarak öne çıkıyor.
Teknoblog, teknoloji gündemini farklı platformlarda düzenli biçimde paylaşıyor. WhatsApp kanalında öne çıkan haberleri anlık olarak aktarıyor, Google Haberler üzerinden güncel içerikleri sunuyor, Instagram ve X hesaplarında dikkat çeken başlıkları özetliyor, YouTube kanalında ise ürün incelemeleri ve detaylı anlatımlarla içeriği tamamlıyor.







