ManşetlerTeknoloji

Yapay zekâ veri merkezleri RAM’i tüketiyor, Samsung alarm veriyor

samsung hdr10+ advanced

Samsung, küresel ölçekte yaşanan bellek arz sorunlarının şirketin ürün fiyatlarını etkileme ihtimalinin giderek güçlendiğini kamuoyuyla paylaştı. Şirketin küresel pazarlamadan sorumlu yöneticisi Wonjin Lee, CES 2026 sırasında Bloomberg’e verdiği röportajda, özellikle RAM maliyetlerindeki artışın sürdürülebilir olmadığını ve bunun fiyatlandırma kararlarını zorlayabileceğini ifade etti. Aralık ayının başında Reuters’a yapılan daha temkinli açıklamalara kıyasla bu söylem değişikliği, Samsung’un piyasayı olası bir fiyat güncellemesine hazırlama niyetinde olduğu şeklinde yorumlandı. Lee’nin açıklamaları, bellek pazarındaki dengesizliklerin artık yalnızca tedarik zinciri tarafında değil, nihai ürün fiyatlarında da hissedileceğine işaret ediyor. Buna rağmen şirketin tüketicilere doğrudan yük bindirmemek için seçenekleri değerlendirdiği vurgulanıyor.

Lee, yarı iletken tedarikinde yaşanan sorunların tüm sektörü etkilediğini ve maliyetlerin halihazırda yükseldiğini dile getirirken, bu artışların görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaştığını belirtti. Her ne kadar Samsung fiyat artışlarını son çare olarak değerlendirdiğini ifade etse de, mevcut koşullar altında yeniden fiyatlandırmanın gündeme gelmesinin kaçınılmaz olabileceği aktarılıyor. Bu açıklamalar, özellikle akıllı telefonlar, dizüstü bilgisayarlar ve diğer tüketici elektroniği ürünleri açısından dikkatle izleniyor. Çünkü RAM, bu ürünlerin maliyet yapısında önemli bir kalem olmaya devam ediyor.

Yapay zekâ veri merkezleri RAM arzını nasıl etkiliyor?

Küresel RAM kıtlığının arkasındaki temel neden olarak yapay zekâ odaklı veri merkezlerinin artan bellek talebi gösteriliyor. Yüksek bant genişliğine sahip bellek çözümleri, büyük dil modellerinin eğitimi ve çıkarım süreçlerinde kritik bir rol oynuyor. Bu nedenle bellek üreticileri, üretim kapasitelerini daha kârlı olan yüksek performanslı bellek türlerine yönlendirmiş durumda. Buna ek olarak, bu yönelim zincirleme bir etki yaratarak otomotiv sektöründe kullanılan daha düşük bant genişliğine sahip RAM türlerini dahi etkiliyor. Öte yandan, arzın bu şekilde daralması, fiyatların yalnızca ileri teknoloji ürünlerde değil, daha geniş bir ürün yelpazesinde artmasına yol açıyor.

Greyhound Research CEO’su Sanchit Vir Gogia’nın daha önce yaptığı değerlendirmelerde de vurguladığı gibi, yapay zekâ iş yükleri bellek merkezli bir mimari üzerine kurulu bulunuyor. Eğitim ve çıkarım sistemleri, yüksek kapasiteye sahip, sürekli erişilebilir ve işlem birimlerine yakın bellek çözümleri gerektiriyor. Bu gereksinimlerin düşürülmesi performanstan ciddi ödünler verilmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla bellek talebindeki bu yapısal değişim, kısa vadede dengelenmesi zor bir tablo ortaya koyuyor.

ChatGPT’nin kullanıma sunulmasından bu yana geçen üç yılı aşkın sürede yapay zekâ uygulamaları hızla yaygınlaştı. Bu süreçte şirketler, üretken yapay zekâ araçlarını verimlilik ve otomasyon vaadiyle öne çıkardı. Buna rağmen, bazı finans çevreleri bu hızlı büyümenin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri dile getiriyor. Her şeye rağmen bellek pazarındaki mevcut durum, yapay zekâ yatırımlarının somut ve kalıcı bir kaynak baskısı yarattığını gösteriyor. Tüm bunlara ek olarak, RAM maliyetlerindeki artışın kısa vadede son kullanıcıya daha yüksek fiyatlar olarak yansıma ihtimali giderek güçleniyor.