Midjourney, metin komutlarından görsel üreten yapay zekâ platformuyla tanınsa da şirket şimdi çok farklı bir alana yöneliyor. Şirket, Midjourney Medical adı altında geliştirdiği ilk donanım ürünü olan “Scanner” isimli sistemi duyurdu. Tam vücut görüntüleme amacıyla tasarlanan cihaz, ultrason teknolojisini kullanarak insan vücudunun üç boyutlu haritasını yaklaşık 60 saniye içinde oluşturmayı hedefliyor. Midjourney bununla da yetinmeyerek cihazların kullanılacağı özel merkezler açmayı planladığını açıkladı. İlk tesisin gelecek yıl San Francisco’da faaliyete geçmesi öngörülüyor.
Şirketin yayımladığı açıklamada bu girişimin mevcut faaliyet alanlarından oldukça farklı olduğu kabul ediliyor. Midjourney, son dönemde şirketin gelecekte nasıl bir kimlik benimsemesi gerektiğine yönelik değerlendirmeler yaptığını ve bu sürecin sonucunda sağlık teknolojileri alanına yöneldiğini belirtiyor. Şirketin açıklamasına göre hedef, manyetik rezonans görüntüleme (MRI) sistemlerinin sunduğu ayrıntı seviyesine yaklaşırken süreci çok daha hızlı ve erişilebilir hale getirmek. Bu nedenle Scanner, Midjourney Medical markasının ilk ürünü olarak konumlandırılıyor.
Tarama süreci alışılmış görüntüleme sistemlerinden farklı bir yapıya sahip. Kullanıcı bir platform üzerine çıktıktan sonra kontrollü şekilde suya indiriliyor. Vücut, kum tanesi büyüklüğünde yaklaşık yarım milyon kareden oluşan halka biçimindeki bir sistemin içinden geçiyor. Bu karelerin her biri ultrason dalgaları gönderebiliyor ve geri dönen sinyalleri kaydedebiliyor. Midjourney, sistemi yarasalar ve yunusların kullandığı ekolokasyon yöntemine benzetiyor. Elde edilen veriler sayesinde vücudun milimetrenin altında ayrıntı seviyesine sahip üç boyutlu bir modeli oluşturulabiliyor.
Midjourney Scanner MRI sistemlerine alternatif olmayı hedefliyor
Şirketin verdiği bilgilere göre Scanner’ın oluşturduğu görüntüler, günümüzde kullanılan MRI sonuçlarına benzer bir görünüm sunacak. Buna karşın işlem süresinin çok daha kısa olması hedefleniyor. Geleneksel tam vücut MRI taramaları çoğu durumda 60 ila 90 dakika arasında sürebilirken, Midjourney bu süreyi bir dakikanın altına indirmeyi amaçlıyor. Böylece görüntüleme sürecinin daha sık uygulanabilmesi ve erken teşhis imkanlarının genişletilmesi planlanıyor.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

OpenAI Google’ın önde gelen yapay zekâ yöneticilerinden birini transfer etti

Google Android 17 ile yapay zekâ özelliklerini bir adım ileri taşıyor

Yapay zekâ pazarında dengeler değişiyor, ChatGPT pay kaybediyor

Facebook’a yapay zekâ destekli arama ve yeni içerik düzenleme araçları geldi

Anthropic’in iki yapay zekâ modelinin erişime kapatılmasında Amazon’un etkisi tartışılıyor
Teknolojinin geliştirilmesinde taşınabilir ultrason cihazlarıyla tanınan Butterfly Network de yer alıyor. İki şirket arasında Kasım 2025’te imzalanan lisans anlaşması kapsamında Midjourney, Butterfly Network’ün “ultrasound-on-chip” olarak adlandırdığı çip tabanlı ultrason teknolojisinin münhasır kullanım haklarını elde etti. Bu teknoloji, geleneksel ultrason sistemlerinde kullanılan daha büyük ve karmaşık bileşenlerin daha kompakt bir yapıda sunulmasına imkan veriyor.
Projenin başında Midjourney’nin tüketici donanımı projelerinden sorumlu yöneticisi Ahmad Abbas bulunuyor. Abbas, 2023 yılının sonlarında Apple’dan Midjourney’ye katılmıştı. Apple’daki görevinde Vision Pro karma gerçeklik başlığının geliştirilmesine katkıda bulunan isimlerden biri olarak biliniyor. Bu geçmiş, şirketin yalnızca yazılım değil, gelişmiş donanım sistemleri konusunda da iddialı hedefler taşıdığını gösteriyor.
Önümüzdeki 12 aylık dönemde Midjourney, tarama algoritmalarını geliştirmeye, araştırma çalışmalarını sürdürmeye ve ikinci nesil cihaz tasarımı üzerinde çalışmaya devam edecek. Bunun yanında sistemin tanısal kullanım için ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nden (FDA) gerekli onayları alması gerekiyor. Şirket, 2028 yılına kadar daha fazla şehirde faaliyet göstermeyi ve özel tasarlanmış çiplerle çalışan üçüncü nesil sistemi kullanıma sunmayı planlıyor. Bu sürümün görüntü kalitesinde belirgin iyileştirmeler getirmesi bekleniyor.
Midjourney’nin uzun vadeli hedefi ise 2031 yılına kadar dünya genelinde 50 bin Scanner cihazını erişime açmak. Şirket, yaygın ve hızlı görüntüleme teknolojilerinin erken teşhis oranlarını artırabileceğini ve sağlık sistemleri üzerindeki mali yükü azaltabileceğini savunuyor. Bununla birlikte cihazın klinik doğruluğu, tanısal başarısı ve mevcut MRI sistemleri karşısındaki performansı ancak kapsamlı testler ve düzenleyici süreçlerin tamamlanmasının ardından netlik kazanacak. Şu aşamada Scanner, yapay zekâ alanında tanınan bir şirketin sağlık teknolojilerine yönelik en dikkat çekici girişimlerinden biri olarak öne çıkıyor.
⚡️⚡️ BU FIRSATLAR İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR ⚡️⚡️
Teknoblog'un satış ortaklıkları vardır. Bunlar, editoryal içeriği etkilemez, ancak Teknoblog, satış ortaklığı bağlantıları üzerinden satın alınan ürünler için komisyon kazanabilir.


