Jeffrey Epstein’ın 20 bini aşkın e-postasını içeren belgeler, ABD Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi tarafından bu ayın başlarında kamuoyuyla paylaşıldıktan sonra, belgelerde adı geçen bazı önemli isimler hakkında yeni incelemelerin başlatılmasına yol açtı. Eski Harvard Üniversitesi rektörü ve OpenAI yönetim kurulu üyesi Larry Summers gibi isimlerin yer aldığı Epstein yazışmaları, geniş kapsamlı bir dijital arşiv çalışması sayesinde artık çok daha kolay bir biçimde incelenebiliyor. “Jmail” adı verilen bu yeni platform, kullanıcıya tanıdık bir e-posta arayüzü sunarak, söz konusu belgeleri Gmail benzeri bir tasarım içerisinde erişilebilir kılıyor.
Projenin arkasındaki isimler Luke Igel ve Riley Walz, kamuya açık kaynaklardan elde edilen bu belgeleri yeniden düzenleyerek kullanıcı dostu bir yapıya kavuşturdu. Daha önce sahte bir Manhattan restoranı için web sitesi oluşturan ve YouTube’daki eski iPhone videolarını ortaya çıkaran Walz, bu proje için Google’ın Gemini yapay zekâ modelini kullanarak optik karakter tanıma işlemi gerçekleştirdiklerini belirtti. Böylece belgeler, orijinal formatlarından çok daha okunabilir ve aranabilir bir hale geldi.
Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası yürürlüğe girdi
Jmail kullanıcıları, arayüz üzerinden “Trump” ya da “SEO” gibi anahtar kelimelerle arama yaparak, söz konusu kelimelerin geçtiği e-postalara kolaylıkla ulaşabiliyor. Her e-postanın yanında yer alan bağlantılar sayesinde, ilgili yazışmanın orijinal belge üzerindeki haline doğrudan erişim sağlanabiliyor. Böylece içeriklerin doğruluğu kamuya açık belgeler üzerinden denetlenebiliyor. Bu yönüyle platform, hem gazeteciler hem araştırmacılar hem de konuyla ilgilenen kamuoyu için pratik bir kaynak niteliği taşıyor.
Belgelerin yayınlanmasının ardından, ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan “Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası” da yürürlüğe girdi. Bu yasaya göre, Adalet Bakanlığı’nın elinde bulunan tüm sınıflandırılmamış belgelerin 30 gün içinde indirilebilir ve aranabilir formatta halka sunulması gerekiyor. Yasada yalnızca, halen yürürlükte olan bir soruşturmayı tehlikeye atabilecek içeriklerin geçici olarak hariç tutulabileceği belirtiliyor.
Buna rağmen, elde edilen verilerin büyük çoğunluğunun kamuoyuna açık hale getirilmesi bekleniyor. Yayınlanacak yeni belgeler de, Jmail benzeri platformlar sayesinde hızlıca erişilebilir ve analiz edilebilir yapıya dönüştürülebilecek. Bu da Epstein’la bağlantılı kişi ve kurumlar hakkında daha fazla bilginin gün yüzüne çıkmasını sağlayabilir.
Öte yandan, belgelerde yer alan bazı isimlerin halen kamuoyunun ve basının dikkatini çekmeye devam ettiği görülüyor. Özellikle Epstein’ın iş ilişkileri, bağış faaliyetleri ve üniversitelerle kurduğu bağlantılar gibi konular, yeni belgelerin ışığında daha ayrıntılı biçimde incelenmeye başlanmış durumda. Bu süreçte dijital arşivleme araçlarının rolü, bilgiye şeffaf ve hızlı erişim konusunda belirleyici olmaya devam ediyor.








