Avustralya 16 yaş altına yönelik sosyal medya yasağını başlatsa da, yeni bir araştırma çocukların önemli bir kısmının bu kısıtlamaları aşarak platformları kullanmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Molly Rose Foundation tarafından yayımlanan çalışma, 12-15 yaş aralığındaki çocukların büyük bölümünün yasaktan sonra da aktif hesaplarını koruduğunu gösteriyor. Bulgular, söz konusu düzenlemenin pratikte ne ölçüde etkili olduğu konusunda soru işaretleri oluşturuyor. Özellikle yasağın uygulanabilirliği ve denetim mekanizmalarının yeterliliği tartışma konusu haline geliyor.
Mart ayında gerçekleştirilen araştırma kapsamında 1.050 Avustralyalı çocukla görüşüldü. Buna göre daha önce sosyal medya platformlarına erişimi olan 12-15 yaş grubundaki çocukların yüzde 61’i, yasak sonrasında da en az bir aktif hesap kullanmayı sürdürüyor. Bunun yanı sıra, kısıtlanan platformlara erişmeye çalışan çocukların yüzde 70’i bu engelleri aşmanın kolay olduğunu belirtiyor. Bu veriler, teknik önlemlerin ve yaş doğrulama sistemlerinin mevcut haliyle yeterince caydırıcı olmadığını düşündürüyor.
Avustralya hükümeti, 10 Aralık itibarıyla 16 yaş altına sosyal medya kullanımını yasaklayan düzenlemeyi yürürlüğe almıştı. Aradan geçen birkaç aylık sürede yasağın çocukların refahı üzerindeki etkisi de incelendi. Ne var ki Molly Rose Foundation tarafından yapılan değerlendirme, yasağın çocukların psikolojik veya sosyal iyilik hali üzerinde belirgin bir olumlu ya da olumsuz etkisinin henüz gözlemlenmediğini ortaya koyuyor. Bu durum, düzenlemenin kısa vadede beklenen sonuçları üretmediğine işaret ediyor.
Sosyal medya platformlarına yönelik denetimler sürüyor
Öte yandan Avustralya hükümeti de sosyal medya şirketlerinin kurallara uyumunu inceleyen ayrı bir rapor yayımladı. Mart ayında paylaşılan bu rapora göre Snap, TikTok, Facebook, Instagram ve YouTube gibi büyük platformlar, düzenlemelere uyum konusunda inceleme altında bulunuyor. Ülkenin eSafety kurumu, bu platformların yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini değerlendiriyor ve sürecin 2026 ortasına kadar netleşmesi bekleniyor.
Bununla birlikte eSafety kurumunun elindeki yaptırım araçları dikkat çekiyor. Kurum, ihlal tespit edilmesi halinde para cezaları kesebiliyor, mahkeme kararıyla erişim kısıtlamaları talep edebiliyor ve şirketlere yönelik ciddi mali yaptırımlar uygulayabiliyor. Belirtilen üst sınırın 49,5 milyon Avustralya doları seviyesine ulaşması, düzenlemenin teoride güçlü bir yaptırım çerçevesine sahip olduğunu gösteriyor. Yine de uygulamada çocukların platformlara erişmeye devam etmesi, teknik ve hukuki önlemler arasındaki uyumsuzluğu gündeme getiriyor.
Tüm bunlara ek olarak benzer düzenlemelerin diğer ülkelerde de gündeme geldiği biliniyor. Pek çok ülkede 16 yaş altına yönelik sosyal medya kısıtlamaları tartışılırken, Avustralya’daki mevcut tablo bu tür adımların sonuçlarına dair önemli bir referans oluşturuyor. Araştırmanın ortaya koyduğu veriler, yalnızca yasal düzenlemelerin değil, aynı zamanda platform tasarımlarının, ebeveyn denetimlerinin ve dijital okuryazarlığın da birlikte ele alınması gerektiğini gösteriyor. Bu çerçevede, tek başına yasakların çocukların çevrimiçi deneyimini dönüştürmekte sınırlı kaldığı anlaşılıyor.


