Avrupa Birliği’nde tamamen elektrikli otomobillerin pazar payı yüzde 22,7’ye ulaştı. Yeni elektrikli model seçeneklerinin genişlediği pazarda, 2026’nın ilk dokuz ayında 1.931.465 bataryalı elektrikli otomobil tescil edildi. Hibritler ise yüzde 36,3 payla en çok tercih edilen güç türü olmayı sürdürdü.
Rakamlar Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği’nin 22 Ekim’de yayımladığı eylül sonu verilerine dayanıyor. Toplam yeni binek otomobil pazarı, yılın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,7 büyüdü. Bu kapsam Avrupa Birliği’ni içeriyor, bütün Avrupa ülkelerini veya Türkiye’yi aynı toplam içine almıyor.
Tamamen elektrikli otomobillerin geçen yılın aynı dönemindeki payı yüzde 16,1 düzeyindeydi. Yeni oranla birlikte artış 6,6 yüzde puana ulaşıyor. Yüzde puan farkını doğrudan yüzde 6,6 satış artışı gibi okumamak gerekiyor, iki değer farklı karşılaştırmaları ifade ediyor.
Elektrikli tescillerde büyük pazarların katkısı sürüyor. Fransa yüzde 79,1, Almanya yüzde 58,1 ve Danimarka yüzde 40,3 artış kaydetti. Belçika’daki büyüme ise yüzde 15,7 oldu, bu dört pazar bataryalı elektrikli otomobil tescillerinin yüzde 64’ünü oluşturdu.
Hibritler, AB’de en büyük yeni otomobil grubunu oluşturuyor
Hibrit otomobillerde toplam tescil 3.090.530 adede ulaştı. İtalya’daki yüzde 20,8 ve İspanya’daki yüzde 20,5 artış, bu güç türünün hacmini destekledi. Almanya’da yüzde 4,9, Fransa’da ise yüzde 0,6 ile daha sınırlı bir yükseliş gerçekleşti.
Fişe takılabilen hibritler, aynı dönemde 860.257 adetle pazarın yüzde 10,1’ini aldı. Geçen yılın aynı döneminde bu pay yüzde 9 seviyesindeydi. Bu grubu, şarj bağlantısı bulunmayan hibritlerle veya tamamen elektrikli otomobillerle tek bir sınıf gibi değerlendirmek toplamları yanlış yorumlamaya yol açıyor.
Üç elektrik destekli güç türünün ayrı izlenmesi, pazarın dönüşümünü daha açık gösteriyor. Bataryalı elektriklide araç enerjisini şarjdan alırken, fişe takılabilen hibritte hem dışarıdan şarj hem içten yanmalı motor bulunuyor. Şarj bağlantısı olmayan hibritlerde ise dışarıdan elektrik doldurulmuyor. ACEA’nın ayrı sütunları, bu farklı kullanım biçimlerini tek bir elektrikli otomobil toplamında eritmemeyi sağlıyor.
Benzinli otomobillerin tescilleri yüzde 19,1 azaldı ve pazar payı yüzde 21,2’ye indi. Dizellerde düşüş yüzde 19,5 olurken pay yüzde 7,1’e geriledi. İki grubun toplam payını birlik yüzde 28,2 olarak veriyor, yuvarlanmış alt oranları toplarken küçük farklar oluşabiliyor.
Veriler yeni tescil edilen binek otomobilleri kapsıyor. Yollardaki bütün araçların yüzde 22,7’sinin elektrikli olduğu veya ikinci el satışların aynı dağılımı izlediği sonucu bu tablodan çıkmıyor. Türkiye’deki alım kararları için de yerel fiyat, şarj altyapısı ve satış verilerini ayrıca değerlendirmek gerekiyor.

