Teknoloji

Yapay zekâ veri merkezleri elektrik tüketimini yüzde 40 azaltabiliyor

yapay zekâ

İngiltere’de gerçekleştirilen yeni bir çalışma, yapay zekâ veri merkezlerinin elektrik tüketimini şebeke ihtiyaçlarına göre dinamik biçimde ayarlayabildiğini ortaya koydu. Geleneksel veri merkezleri genellikle sürekli ve yüksek düzeyde enerji çeken tesisler olarak çalışıyor. Bu durum, özellikle talebin arttığı saatlerde elektrik şebekesi üzerinde baskı oluşturuyor ve enerji maliyetlerini yukarı çekebiliyor. Ne var ki son deneme, doğru yazılım ve koordinasyonla bu tesislerin esnek biçimde çalışabileceğini gösterdi. Böylece hem şebeke istikrarı destekleniyor hem de kritik yapay zekâ iş yüklerinde kesinti yaşanmıyor.

Aralık 2025’te beş gün boyunca Londra’daki bir veri merkezinde 200’den fazla simüle edilmiş “şebeke olayı” test edildi. Bu senaryolarda tesisin enerji tüketimini anlık olarak azaltma veya artırma kabiliyeti ölçüldü. Çalışmada Emerald AI tarafından geliştirilen yazılım kullanıldı. Bunun yanında NVIDIA, National Grid, Nebius ve kâr amacı gütmeyen Electric Power Research Institute de projede yer aldı. Her bir simülasyonda veri merkezi, talep edilen enerji seviyesine başarıyla uyum sağladı.

Yapay zekâ veri merkezleri yüzde 40’a kadar yük azaltabildi

Denemeler sırasında tesisin elektrik tüketimini yüzde 40’a varan oranlarda düşürebildiği bildirildi. Buna rağmen kritik iş yüklerinin sorunsuz biçimde çalışmaya devam ettiği belirtildi. Özellikle futbol karşılaşmalarının devre aralarında yaşanan ani talep artışları gibi senaryolar test edildi. Bir örnekte veri merkezi, tüketimini 10 saat boyunca yüzde 10 oranında azaltarak şebekeye destek verdi. Başka bir senaryoda ise yalnızca 30 saniye içinde yükünü yüzde 30 düşürdü. Bu hızlı tepki süresi, veri merkezlerinin yalnızca planlı değil ani gelişen talep artışlarında da devreye girebileceğini gösteriyor.

NVIDIA tarafından yapılan açıklamada, bu çalışmanın gelecekte ABD’nin Virginia eyaletinde faaliyete geçirilmesi planlanan 100 megavatlık “güç esnek yapay zekâ fabrikası” için bir referans niteliği taşıdığı ifade edildi. Şirket yetkilileri, altyapının şebeke farkındalığına sahip bir varlık gibi davranabildiğini ve talebi gerçek zamanlı olarak ayarlayarak sistem dengesine katkı sunduğunu vurguladı. Bununla birlikte, yapay zekâ iş yüklerinin esnek hale getirilmesinin yeni veri merkezlerinin daha hızlı devreye alınmasına yardımcı olabileceği belirtiliyor.

Öte yandan veri merkezlerinin enerji tüketimi son yıllarda küresel ölçekte tartışma konusu haline geldi. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre veri merkezleri, dünya elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 1 ila 1,5’ini oluşturuyor. Yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla bu oranın artması bekleniyor. Buna rağmen, talep tarafı esnekliği gibi yöntemler sayesinde altyapı yatırımlarının daha verimli planlanabileceği ifade ediliyor. Bu yaklaşım, pahalı şebeke güçlendirme yatırımlarının ertelenmesine ya da azaltılmasına katkı sunabilir.

National Grid Partners Başkanı Steve Smith, veri merkezlerinin yoğun talep anlarında tüketimi azaltmasının, yeni bağlantı başvurularının daha hızlı onaylanmasına yardımcı olabileceğini dile getirdi. Her ne kadar veri merkezi operatörlerinin gönüllü iş birliği her zaman garanti olmasa da, yoğun saatlerde tüketimi kısmak işletme maliyetlerini düşürebilir. Bunun yanında enerji piyasalarındaki kapasite mekanizmaları ve esneklik teşvikleri de bu modeli ekonomik açıdan cazip hale getirebilir.

📡 Teknoblog'u takip et Teknoloji gündemini kaçırmamak için 📰 Google Haberler'e ekle, 💬 WhatsApp kanalımıza katıl, ▶ YouTube'a abone ol, 📷 Instagram'da ve 𝕏 X'te bizi takip et.