X platformunun mühendislik ekibi, geçtiğimiz ay “Sana Özel” akışını yöneten algoritmanın kodlarını kamuoyuyla paylaştı. Şirketin sahibi Elon Musk, bu adımı şeffaflık adına atılmış bir gelişme olarak nitelendirdi ve algoritmanın kusurlu olduğunu kabul ederken, sürecin herkes tarafından izlenebilmesinin önemli olduğunu savundu. Musk’a göre, büyük sosyal ağlar arasında bu düzeyde bir kod paylaşımı yapan başka bir şirket bulunmuyor. Her ne kadar bu yaklaşım ilk bakışta açık bir sistem izlenimi verse de, akademisyenler ve algoritma araştırmacıları paylaşılan içeriğin gerçek anlamda denetlenebilir olmaktan uzak olduğunu belirtiyor.
Uzmanlara göre X tarafından yayımlanan kod, daha önce 2023 yılında paylaşılan sürümde olduğu gibi önemli ölçüde “ayıklanmış” bir yapı sunuyor. Cornell Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü’nden John Thickstun, bu tür paylaşımların yüzeysel bir şeffaflık algısı yarattığını ifade ediyor. Thickstun’a göre, kodun dışarıdan bakanlar tarafından incelenmesi, algoritmanın toplumsal etkileri ya da olası yanlılıkları hakkında anlamlı bir denetim yapılmasına olanak tanımıyor. Buna rağmen, birçok kullanıcı paylaşılan koddan içerik üreticilere yönelik stratejiler çıkarmaya çalışıyor.
X algoritmasında yapay zekâ etkisi daha da arttı
Kodun yayımlanmasının ardından platformda, görünürlüğü artırmaya yönelik öneriler içeren uzun paylaşımlar dikkat çekti. Kimileri etkileşim odaklı paylaşımların öne çıkarıldığını savunurken, bazı kullanıcılar video içeriklerin daha fazla erişim sağladığını öne sürdü. Öte yandan Thickstun, bu tür çıkarımların yayımlanan koddan elde edilmesinin mümkün olmadığını ve içerik üreticilerin bu yorumlara temkinli yaklaşması gerektiğini vurguluyor. Paylaşılan bilgiler arasında, bir günden eski içeriklerin filtrelenmesi gibi sınırlı teknik detaylar yer alsa da, bunların pratikte yol gösterici olmadığı belirtiliyor.
Algoritmanın yapısında dikkat çeken temel değişikliklerden biri, sıralama sürecinde büyük dil modellerine dayalı bir yaklaşımın benimsenmesi oldu. Graz Üniversitesi’nden doktora araştırmacısı Ruggero Lazzaroni, önceki sistemde beğeni, paylaşım ve yanıt sayılarının doğrudan bir puanlamaya dönüştürüldüğünü hatırlatıyor. Yeni yapıda ise, Grok benzeri bir modelin kullanıcının bir içeriği beğenme veya paylaşma olasılığını tahmin ettiğini aktarıyor. Bu durum, algoritmanın karar mekanizmasını daha da kapalı hale getiriyor.
Thickstun’a göre, karar alma süreçlerinin giderek sinir ağlarına taşınması yalnızca kamuoyunun değil, sistemi geliştiren mühendislerin bile tam olarak anlayamadığı bir yapı ortaya çıkarıyor. Bunun yanında, 2023’te paylaşılan sürümde yer alan etkileşim ağırlıkları gibi ayrıntıların bu kez “güvenlik gerekçesiyle” çıkarılması, araştırmacıların eleştirilerini artırmış durumda. Önceki açıklamalarda bir yanıtın kaç yeniden paylaşıma denk geldiği gibi veriler bulunurken, yeni kodda bu tür bilgiler yer almıyor.
Buna ek olarak, algoritmanın hangi veri setleriyle eğitildiğine dair hiçbir bilgi paylaşılmaması da önemli bir eksiklik olarak görülüyor. Carnegie Mellon Üniversitesi’nden Mohsen Foroughifar, eğitim verilerindeki olası yanlılıkların modelin sonuçlarını doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Eğitim sürecine dair şeffaflık olmadan, algoritmanın tarafsızlığını değerlendirmek mümkün görünmüyor. Lazzaroni ise, yayımlanan kodun çalıştırılabilir olmasına rağmen gerekli model bileşenlerini içermediğini ve bu nedenle sistemin yeniden üretilemediğini söylüyor.
Araştırmacılar, X algoritmasının gerçekten incelenebilir olması halinde sosyal medya dışındaki alanlara da ışık tutabileceğini ifade ediyor. Özellikle üretken yapay zekâ sistemlerinde karşılaşılan etik ve toplumsal sorunların, öneri algoritmalarıyla benzer dinamikler taşıdığına dikkat çekiliyor. Lazzaroni, şirketlerin kullanıcı etkileşimini artırmaya odaklandıkça doğruluk ve ruh sağlığı gibi unsurların geri planda kaldığını vurguluyor. Tüm bunlara rağmen, mevcut haliyle paylaşılan kodun şeffaflıktan çok sınırlı bir teknik vitrin sunduğu görüşü akademik çevrelerde ağırlık kazanıyor.
Teknoblog, teknoloji gündemini farklı platformlarda düzenli biçimde paylaşıyor. WhatsApp kanalında öne çıkan haberleri anlık olarak aktarıyor, Google Haberler üzerinden güncel içerikleri sunuyor, Instagram ve X hesaplarında dikkat çeken başlıkları özetliyor, YouTube kanalında ise ürün incelemeleri ve detaylı anlatımlarla içeriği tamamlıyor.





