EğlenceManşetler

TV+, tek ekranla dijital yayıncılıktaki dağınıklığı topluyor

tv+ turkcell

Dijital yayıncılık, izleyicinin karşısına her geçen gün daha fazla uygulama, parola ve fatura çıkarırken, ekran başındaki deneyimi de parçalı hâle getiriyor. Tam bu noktada TV+, izleme alışkanlıklarını yeniden düşünmeye zorlayan bir yaklaşımı kamuoyuyla paylaştı. Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç’un katılımıyla düzenlenen basın toplantısında, dijital yayıncılığın bugünkü sorunları açık biçimde masaya yatırıldı. Toplantı boyunca içerik bolluğundan çok, bu içeriğe nasıl ulaşıldığı ve nasıl tüketildiği üzerinde duruldu. Bu çerçevede TV+’ın sunduğu model, izleyicinin zamanını ve bütçesini merkeze alan bir ekran düzeni olarak tanımlandı.

TV+’ın “TV+ sana yeter” söylemi, çok sayıda platforma dağılmış izleme alışkanlıklarına doğrudan karşılık veriyor. Günlük kullanımda farklı uygulamalar arasında geçiş yapmak, içerik ararken kaybolmak ve art arda gelen abonelik ödemeleri, izleyici tarafında ciddi bir yorgunluk yaratıyor. Bu tablo içinde TV+, yerli ve global içerikleri tek bir arayüz altında toplayarak karmaşayı azaltmayı hedefliyor. 150’yi aşkın canlı TV kanalıyla birlikte diziler, filmler ve spor yayınları tek bir ekran düzeninde sunuluyor. Böylece “1 kutu ya da 1 uygulama, 1 arayüz, 1 abonelik, 1 şifre, 1 fatura” yaklaşımı somut bir deneyime dönüşüyor.

Toplamda 22 bin saatlik içerik kütüphanesi, TV+’ın bu yaklaşımını destekleyen en güçlü unsurlar arasında yer alıyor. Ödüllü filmlerden seçilmiş dizilere, canlı spor yayınlarından nostaljik yapımlara kadar geniş bir yelpaze sunuluyor. Bu çeşitlilik, izleyicinin farklı platformlar arasında dağılmadan içeriklere erişmesini sağlıyor. Yayıncılık tarafında IPTV ve OTT dünyaları bir araya gelirken, alışkanlıklar tamamen terk edilmiyor. Aksine, mevcut izleme refleksleri korunarak daha sade bir yol haritası çiziliyor.

Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç, teknolojik dönüşümün hızına dikkat çekerken, bu hızın deneyimi daha karmaşık değil daha anlaşılır hâle getirmesi gerektiğini vurguluyor. Eskiden uzun yıllara yayılan değişimlerin artık çok daha kısa sürelerde gerçekleştiğini hatırlatıyor. Bu değişimle birlikte izleyici beklentileri de hızlı biçimde evriliyor. Araştırmaların çoklu aboneliklerin hem psikolojik hem de finansal baskı yarattığını göstermesi, TV+’ın bu yaklaşımını besleyen önemli bir veri olarak öne çıkıyor.

TV+ içerik kürasyonu ve teknoloji entegrasyonunu birlikte sunuyor

TV+ Genel Müdürü Gülçin Alıcı Gökçe, izleyicinin artık yalnızca ne izlediğini değil, içeriğe nasıl ulaştığını da sorguladığını ifade ediyor. Bu noktada kürasyon anlayışı, platformun temel dayanaklarından biri olarak konumlanıyor. Dağınık kataloglar yerine yönlendirici, sade ve erişilebilir bir içerik düzeni kuruluyor. Aradığınız yapımı uzun aramalar yapmadan bulabiliyorsunuz. Böylece ekran karşısındaki zaman, içerik aramak yerine izlemeye ayrılıyor.

Uluslararası iş birlikleri bu bütünlüğü genişleten bir başka unsur olarak öne çıkıyor. DreamWorks, Paramount, Universal ve AMC gibi stüdyoların yapımları tek abonelik altında sunuluyor. Bunun yanında Apple TV ile yapılan ve 25 filmi kapsayan özel anlaşma, katalog çeşitliliğini artırıyor. Nostalji tarafında ise Alf ve Mavi Ay gibi dizilerle başlayan arşiv, kademeli biçimde genişletiliyor. Bu tercihler, farklı kuşaklara hitap eden bir izleme alanı oluşturuyor.

En kapsamlı entegrasyonlardan biri ise HBO Max ile gerçekleştirilen iş birliği olarak öne çıkıyor. HBO Max kütüphanesindeki tüm içerikler, TV+ içinde eş zamanlı olarak erişilebilir hâle geliyor. Burada yalnızca içerik lisansı değil, doğrudan bir teknoloji entegrasyonu devreye giriyor. Ayrı bir uygulamaya geçmeden HBO Max yapımlarına TV+ arayüzü içinden ulaşabiliyorsunuz. Game of Thrones evreninde geçen A Knight of the Seven Kingdoms dizisinin ön gösterimi de bu entegrasyonun somut örneklerinden biri olarak sunuluyor.

Teknik özellikler tarafında ise izleme kontrolü büyük ölçüde kullanıcıya bırakılıyor. Canlı TV yayınları yedi güne kadar geri alınabiliyor ve yeniden izlenebiliyor. Kaydet-izle ve indir-izle seçenekleri, zaman bağımsız bir kullanım sağlıyor. Kişiselleştirilmiş öneri sistemi, hem canlı yayın akışında hem de içerik kütüphanesinde daha hızlı yön bulmayı mümkün kılıyor. Platforma tablet, bilgisayar, cep telefonu ve televizyon üzerinden erişilebiliyor ve içerikler 4K yayın kalitesi ile izlenebiliyor.

Ocak ayı itibarıyla A Knight of the Seven KingdomsFormula 1Gangs of LondonDoctor FosterThe OfficeLutherFargoThe Addams Family ve The Girl with the Dragon Tattoo gibi yapımlar aynı ekran düzeni içinde sunuluyor. Bu çeşitlilik, TV+’ın tek abonelik altında geniş bir içerik alanı oluşturma hedefini destekliyor. Dijital yayıncılıkta izleyicinin karşısına çıkan dağınıklık, bu modelle daha sade ve erişilebilir bir forma kavuşuyor.