ManşetlerTeknoloji

TCL, Türkiye’de akıllı cihaz ekosistemini genişletti

Türkiye pazarında uzun süredir adım adım ilerleyen TCL, 14 Ocak 2026 tarihinde düzenlediği lansmanla yalnızca yeni cihazlarını değil, bu cihazların birbiriyle kurduğu ilişkiyi de sahneye taşıdı. Tanıtımda akıllı saatler, kâğıt hissi veren tablet ekranları, taşınabilir projeksiyonlar ve giriş seviyesine konumlanan mobil çözümler birlikte ele alındı.

Ürünlerin tek tek teknik özelliklerinden çok, günlük kullanım alışkanlıklarıyla kurduğu bağ öne çıktı. Özellikle çocuklara yönelik güvenli dijital deneyim, göz sağlığını önceleyen ekran teknolojileri ve ev içi eğlence senaryoları ortak bir çerçevede anlatıldı. Lansman dili, donanım gücünden çok kullanım senaryosu üzerinden ilerledi. Böylece Türkiye pazarına özel beklentiler doğrudan merkeze alındı.

Lansmanda yapılan açıklamalarda, Türkiye’nin yalnızca satış hacmiyle değil, kullanıcı davranışlarıyla da yakından izlendiği net biçimde ifade edildi. TCL Communication Orta Doğu ve Türkiye Bölge Direktörü Serhan Tunca, erişilebilir fiyat politikası ile uzun ömürlü cihaz hedefinin birlikte ele alındığını vurguladı. Burada küresel AR-GE birikimi ile yerel beklentilerin kesiştiği alanlar öne çıkarıldı. Ürün gamının çocuklardan yetişkinlere, eğitimden ev eğlencesine uzanması tesadüf olarak konumlanmadı. Anlatım boyunca dijital refah kavramı, soyut bir başlık yerine doğrudan ürün özellikleri üzerinden örneklendirildi. Bu yaklaşım, ekosistemin nasıl kurulduğunu anlamayı kolaylaştırdı.

Çocuklara yönelik MOVETIME MT48 akıllı saat, bu ekosistemin en net örneklerinden biri olarak sunuldu. 4G görüntülü arama desteği, hassas konum takibi ve güvenli bölge tanımlama özellikleri cihazın temel kullanım çerçevesini belirledi. IP68 sertifikası, saatle temas eden fiziksel koşulların doğrudan hesaba katıldığını gösterdi. Bununla birlikte uyku düzeni ve fiziksel aktivite takibi, yalnızca güvenlik değil günlük yaşam takibine de alan açtı. Bu noktada ebeveyn-çocuk iletişiminin dijital araçlarla nasıl şekillendiği netleşti. Cihazın eğlenceli tasarımı, teknik işlevlerle bilinçli biçimde dengelendi.

tcl nxtpaper 14

Tablet tarafında ise NXTPAPER 14, TCL’in ekran teknolojileri konusundaki birikimini doğrudan yansıttı. 14,3 inçlik 2.4K çözünürlüklü ekran, NXTPAPER 3.0 teknolojisiyle birlikte kâğıt benzeri mat bir yüzey sunuyor. Bu yüzey uzun süreli kullanımda göz konforunu korumayı hedefliyor. Helio G99 işlemci, 8 GB RAM ve 256 GB depolama alanı, çoklu görev senaryolarını destekleyen bir donanım dengesi kuruyor. 10.000 mAh batarya ve 33W hızlı şarj, kesintisiz kullanım tarafında belirleyici rol üstleniyor. Ön yüzdeki çift kamera yerleşimi ve arka kamera, çevrim içi ders ve görüntülü görüşme ihtiyaçlarını kapsıyor. T-Pen desteği ise çizim ve not alma senaryolarını doğrudan genişletiyor.

TCL, cihazları tek başına değil birlikte kurguluyor

NXTPAPER 14’ün yanında tanıtılan TAB 11 Gen 2 ve TAB 10L Gen 4, farklı kullanıcı profillerini hedefleyen tamamlayıcı tabletler olarak konumlandı. 11 inç FHD+ ekranlı TAB 11 Gen 2, MediaTek Helio G80 işlemci ve 6 GB RAM ile günlük üretkenlik ve eğlence ihtiyaçlarını dengede tutuyor. 8.000 mAh batarya, uzun video izleme sürelerine alan açıyor. TAB 10L Gen 4 ise 10,1 inç ekranı, 6.000 mAh pili ve 18W PD hızlı şarj desteğiyle daha temel kullanım senaryolarına odaklanıyor. Bu modelde uzun bekleme süresi, taşınabilirlik tarafında belirleyici oluyor. Tablet ailesinin bu şekilde ayrıştırılması, ürünlerin birbiriyle çakışmasını önlüyor.

Ev eğlencesi tarafında tanıtılan C1 ve A1s projeksiyonlar, TCL’in görüntü tarafındaki uzmanlığını farklı bir alana taşıyor. C1230 ISO lümen parlaklık ve 30.000+ saat ışık kaynağı ömrüyle kompakt kullanım senaryolarını hedefliyor. SGS sertifikası, parlaklık ve renk doğruluğu tarafında belirli bir standardı işaret ediyor. A1s modelinde ise 600 ISO lümen1080P çözünürlük ve 4K destekli içerikler ön plana çıkıyor. Özel lens yapısı, ışık verimliliğini artırarak daha net görüntüler sunuyor. Bu iki model, taşınabilirlik ile görüntü kalitesi arasında net bir ayrım kuruyor.

Lansman programının son bölümünde düzenlenen “Yapay Zekâ Çağında Çocuk-Teknoloji Etkileşimini Yeniden Okumak” başlıklı panel, donanım tanıtımının dışına çıkan bir içerik sundu. Prof. Dr. Kerem Rızvanoğlu, çocukların teknoloji kullanımının yalnızca ekran süresiyle açıklanamayacağını aktardı. Doç. Dr. Elif Posos Devrani, ebeveyn-çocuk ilişkisinde etkinleştirici arabuluculuk kavramını somut örneklerle ele aldı. Dr. Öğr. Üyesi Gökçe Elif Baykal ise sosyal yapay zekâ eşlikçilerinin çocuklar üzerindeki olası etkilerini tasarım perspektifiyle değerlendirdi. Panel boyunca akademik çalışmalar, ürün ekosisteminin arka planıyla yan yana ilerledi.