BilimManşetler

Starlink ve Ay görevleri için geliştirilen SpaceX Starship V3 test aşamasında

spacex starship

SpaceX, Starship roketinin yükseltilmiş üçüncü sürümü için planlanan ilk test uçuşunu mart ayının ortasına erteledi. Şirketin CEO’su Elon Musk tarafından X platformunda paylaşılan bilgiye göre, daha önce gecikmeler yaşayan test süreci yeniden şekillendirildi. Geliştirilen yeni versiyon, hem boyut hem de itki kapasitesi açısından önceki sürümlere kıyasla daha iddialı bir yapıya sahip. Buna rağmen, SpaceX cephesinden test takvimiyle ilgili kesin bir tarih henüz paylaşılmış değil. Şirket, hazırlık sürecinde teknik doğrulamaları tamamlamayı öncelik olarak ele alıyor.

Starship V3, yalnızca fiziksel özellikleriyle değil, üstleneceği görevlerle de dikkat çekiyor. Bu sürümün, SpaceX’in yeni nesil Starlink uydularını uzaya taşımak için kullanılması planlanıyor. Daha yüksek veri hızları sunması hedeflenen bu uydular, önceki nesillere kıyasla daha ağır ve daha büyük bir tasarıma sahip. Bunun yanında, Starship V3 ilk kez Dünya yörüngesinde diğer Starship araçlarıyla kenetlenme yeteneğine sahip olacak şekilde geliştirildi. Bu teknik kapasite, hem Ay hem de Mars görevleri için gerekli görülen yakıt ikmali ve uzun süreli görev senaryoları açısından temel bir unsur olarak öne çıkıyor.

SpaceX Starship V3, NASA’nın Ay planlarında kilit rol oynuyor

Starship programındaki bu gelişmeler, SpaceX’in kurumsal hedefleriyle de yakından ilişkili. Şirketin yıl sonuna doğru halka arz planlarını değerlendirdiği bilinirken, ABD yönetiminin Ay’a insanlı dönüş hedefleri de program üzerinde baskı oluşturuyor. NASA’nın Artemis programı kapsamında Starship, astronotları Ay yüzeyine indirecek ana araçlardan biri olarak konumlandırılmış durumda. Her ne kadar bu hedefler iddialı olsa da, Starship’in performansı bu planların zamanlamasını doğrudan etkiliyor.

Aslında SpaceX, 2025’in sonlarına doğru Starship V3 için daha erken bir test sürecine hazırlanıyordu. Ne var ki Kasım ayında gerçekleştirilen bir test sırasında, güçlendirici aşamada meydana gelen patlama programı sekteye uğrattı. Şirket, olayın gaz basınç sistemi testleri sırasında yaşandığını açıklamakla yetindi. Buna rağmen, patlamanın nedenlerine ilişkin ayrıntılı teknik rapor henüz kamuoyuyla paylaşılmış değil. Patlama sırasında çelik gövdenin bir bölümünün tamamen zarar görmesi, kapsamlı bir yeniden değerlendirme ihtiyacını beraberinde getirdi.

Önceki Starship V2 sürümü ise karmaşık bir tablo ortaya koymuştu. Bu versiyonla yörüngeye ulaşılması, test amaçlı Starlink uydularının konuşlandırılması ve geri dönen güçlendiricilerin fırlatma alanında yakalanması önemli kazanımlar arasında yer aldı. Fakat aynı süreçte çok sayıda patlama ve beklenmedik arıza da yaşandı. Bazı aksaklıklar, SpaceX’in sınırları zorlamaya dayalı geliştirme yaklaşımının doğal sonucu olarak değerlendirilirken, bazıları daha öngörülemez sorunlar şeklinde ortaya çıktı. Özellikle geçtiğimiz haziran ayında yerde yapılan testler sırasında yaşanan büyük patlama, programın risklerini gözler önüne serdi.

Tüm bunlara ek olarak, SpaceX’in küresel fırlatma pazarındaki liderliği de yeni sınamalarla karşı karşıya. Son on yılda sektöre hakim olan şirket, bu konumunu korumak için Starship’e büyük ölçüde güveniyor. Buna rağmen, rekabet giderek artıyor. Jeff Bezos’un kurduğu Blue Origin, New Glenn adlı ağır yük roketini 2025 yılı içinde iki kez başarıyla fırlattı ve ikinci görevinde NASA için ticari bir yükü uzaya taşıdı. Bununla birlikte, güçlendirici aşamanın başarılı bir şekilde indirilmesi de şirket adına dikkat çekici bir gelişme oldu.

Blue Origin’in şubat sonu için planladığı üçüncü New Glenn uçuşu ve ilerleyen dönemde Ay’a iniş aracı gönderme hedefi, rekabetin ivme kazandığını gösteriyor.

Teknoblog, teknoloji gündemini farklı platformlarda düzenli biçimde paylaşıyor. WhatsApp kanalında öne çıkan haberleri anlık olarak aktarıyor, Google Haberler üzerinden güncel içerikleri sunuyor, Instagram ve X hesaplarında dikkat çeken başlıkları özetliyor, YouTube kanalında ise ürün incelemeleri ve detaylı anlatımlarla içeriği tamamlıyor.