OpenAI’ın ses tabanlı yapay zekâ teknolojilerine yönelik yatırımlarını hızlandırdığına dair yeni bilgiler, teknoloji sektöründe giderek belirginleşen bir eğilimi gözler önüne seriyor. The Information tarafından paylaşılan habere göre; OpenAI, son iki ay içerisinde mühendislik, ürün geliştirme ve araştırma ekiplerinin önemli bir bölümünü tek çatı altında toplayarak ses modellerini kapsamlı biçimde yeniden ele aldı. Bu çalışmaların, yaklaşık bir yıl içinde kullanıma sunulması beklenen, önceliği ses olan kişisel bir donanım için yürütüldüğü belirtiliyor. OpenAI’ın bu yaklaşımı, yalnızca ChatGPT’nin daha doğal konuşmasıyla sınırlı kalmıyor; bunun yanında ekran bağımlılığını azaltmaya yönelik daha geniş bir vizyonu da yansıtıyor.
Teknoloji sektöründe sesin giderek merkezi bir arayüz haline gelmesi, OpenAI’ın adımlarını daha anlaşılır kılıyor. ABD’de akıllı hoparlörlerin hanelerin üçte birinden fazlasına girmiş olması, sesli asistanların günlük yaşamın sıradan bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Bununla birlikte Meta’nın Ray-Ban akıllı gözlükleri için sunduğu ve beş mikrofonlu bir sistemle gürültülü ortamlarda konuşmaları netleştirmeyi amaçlayan özellik, sesin yalnızca komut vermekle sınırlı kalmadığını ortaya koyuyor. Google’ın arama sonuçlarını sohbet benzeri sesli özetlere dönüştüren “Audio Overviews” denemeleri ve Tesla’nın xAI tarafından geliştirilen Grok sohbet botunu araçlara entegre etmesi de bu dönüşümün farklı örnekleri arasında yer alıyor.
OpenAI gelişmiş ses modellerine odaklanıyor
Büyük teknoloji şirketlerinin yanı sıra daha küçük girişimler de ses merkezli bir gelecek öngörüsüyle farklı donanımlar üzerinde çalışıyor. Her ne kadar Humane AI Pin gibi ekransız giyilebilir ürünler yüksek yatırımlara rağmen beklentileri karşılayamamış olsa da, bu alandaki arayışlar sona ermiş değil. Friend AI tarafından geliştirilen ve bir kolye formunda sunulan yapay zekâ ürünü, sürekli kayıt yapma iddiası nedeniyle gizlilik tartışmalarını beraberinde getiriyor. Buna rağmen, Pebble’ın kurucusu Eric Migicovsky’nin liderliğindeki bir ekip dahil olmak üzere en az iki şirketin, 2026 yılında sesli etkileşime dayalı yapay zekâ yüzükleri sunmayı planladığı aktarılıyor.
OpenAI cephesinde ise odak noktası daha gelişmiş ses modelleri olarak öne çıkıyor. 2026’nın başlarında hazır olması beklenen yeni ses modelinin, konuşmalar sırasında kesintileri daha doğal biçimde ele alabileceği ve kullanıcı konuşurken dahi yanıt verebileceği ifade ediliyor. Bu yaklaşım, mevcut yapay zekâ sistemlerinin en büyük sınırlamalarından biri olan gecikme sorununa çözüm getirmeyi hedefliyor. Şirketin aynı zamanda gözlük veya ekransız akıllı hoparlör gibi farklı donanımları içeren bir ürün ailesi üzerinde çalıştığı da kulislerde dile getiriliyor.
Bu gelişmeler, OpenAI’ın donanım tarafındaki hamlelerini de daha anlamlı kılıyor. Eski Apple tasarım şefi Jony Ive’ın şirketin donanım çalışmalarına katılması ve io adlı girişiminin 6,5 milyar dolarlık bir anlaşmayla bünyeye dahil edilmesi, ses öncelikli tasarımlara verilen önemi artırmış durumda. Ive’ın geçmişte cihaz bağımlılığına yönelik eleştirileri ve daha az dikkat dağıtan ürünlere vurgu yapması, OpenAI’ın neden ekranları geri plana iten bir yaklaşımı benimsediğini açıklıyor.








