Nvidia, ABD ile Çin arasındaki teknoloji rekabetinin giderek karmaşıklaştığı bir dönemde yeniden gündemin merkezine yerleşmiş durumda. Şirketin CEO’su Jensen Huang’ın Şanghay’a gerçekleştirdiği ziyaret, takvimsel olarak Nvidia’nın her yıl Çinli çalışanlarıyla Ay Yeni Yılı kapsamında bir araya gelme geleneğiyle örtüşüyor. Buna rağmen ziyaretin zamanlaması, son günlerde yaşanan gelişmeler nedeniyle sembolik olmanın ötesine geçiyor. Zira Huang’ın Çin temasları, Nvidia’nın H200 yapay zekâ çiplerinin Hong Kong üzerinden ülkeye girişinin Çin gümrüklerinde beklenmedik şekilde engellenmesinin hemen ardından gerçekleşiyor.
Söz konusu H200 çipleri, Nvidia’nın Çin pazarına sunmasına ABD yönetimi tarafından izin verilen en gelişmiş yapay zekâ donanımları arasında yer alıyor. Aralık ayında, Başkan Donald Trump yönetimi döneminde yapılan düzenlemelerle bu çiplerin Çin’e ihracatına yeniden onay verilmişti. Washington’un bu kararı, aylar süren lobi faaliyetlerinin ardından gelmişti. Her şeye rağmen, Çin gümrüklerinde yaşanan son gelişme, ABD’den alınan ihracat izninin tek başına yeterli olmadığını net biçimde ortaya koymuş durumda. Çinli yetkililer, engellemenin geçici mi yoksa kalıcı mı olduğuna dair resmi bir açıklama yapmazken, Nvidia cephesinin de sessizliğini koruması belirsizliği daha da artırıyor.
Nvidia H200 çipleri ve Çin pazarında artan belirsizlik
H200, özellikle büyük dil modelleri ve veri merkezi odaklı yapay zekâ uygulamaları için geliştirilen yüksek performanslı bir hızlandırıcı olarak biliniyor. Çinli teknoloji devleri Alibaba Group, Tencent ve ByteDance gibi şirketler, bu çipleri son dönemde yalnızca kritik projelerde kullanmaya yönelmiş durumda. Bunun yanında, Çinli düzenleyici kurumların yerli yarı iletken çözümlerine öncelik verilmesi yönündeki uyarıları da giderek daha sık dile getiriliyor. Bu yaklaşım, Nvidia gibi yabancı tedarikçilere olan bağımlılığın azaltılmasını hedeflerken, kısa vadede şirketlerin operasyonel esnekliğini sınırlıyor.
Öte yandan, H200 çiplerine yönelik arzın kısıtlı hale gelmesi, gri piyasada fiyatların ciddi şekilde yükselmesine yol açmış durumda. Resmi kanallardan temin edilemeyen ürünlerin alternatif yollarla piyasaya girmesi, hem maliyetleri artırıyor hem de tedarik zincirinde yeni riskler doğuruyor. Buna rağmen, Çinli firmaların yapay zekâ yatırımlarını tamamen yavaşlatması söz konusu değil. Bu durum, Nvidia ürünlerinin hâlâ stratejik bir konumda bulunduğunu, fakat erişimin giderek daha zahmetli hale geldiğini gösteriyor.
Yaşananlar, ABD ile Çin arasındaki teknoloji rekabetinde yeni bir evreye işaret ediyor. Tam kapsamlı yasaklar yerine, gecikmeler, ek prosedürler ve sessiz onay mekanizmaları öne çıkıyor. ABD açısından bu yöntem, Çin’in ileri teknolojiye erişimini sınırlarken kapıları tamamen kapatmama imkânı sunuyor. Çin tarafında ise bu tablo, yerli yarı iletken ekosisteminin güçlendirilmesi için zaman kazanılmasını sağlıyor.
Önümüzdeki dönemde Nvidia’nın Çin’deki faaliyetlerinin tamamen sona ermesi beklenmiyor. Buna rağmen, her sevkiyatın teknik yeterlilik kadar politik dengelere de bağlı olması, şirket ve müşterileri açısından maliyetleri ve öngörülemezliği artırıyor. Küresel yarı iletken sektöründe faaliyet gösteren firmalar için bu süreç, yalnızca ticari değil, aynı zamanda diplomatik gelişmelerin de yakından takip edilmesini zorunlu kılıyor.
Teknoblog, teknoloji gündemini farklı platformlarda düzenli biçimde paylaşıyor. WhatsApp kanalında öne çıkan haberleri anlık olarak aktarıyor, Google Haberler üzerinden güncel içerikleri sunuyor, Instagram ve X hesaplarında dikkat çeken başlıkları özetliyor, YouTube kanalında ise ürün incelemeleri ve detaylı anlatımlarla içeriği tamamlıyor.







