NASA ve SpaceX ortaklığında yürütülen Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) görevlerinden Crew-11, bir mürettebat üyesinde tespit edilen sağlık riski nedeniyle planlanandan yaklaşık bir ay önce sona erdirildi. SpaceX’e ait Dragon kapsülü, astronotları taşıyarak 15 Ocak’ta Kaliforniya açıklarında Pasifik Okyanusu’na başarılı bir iniş gerçekleştirdi. NASA, bu kararın doğrudan bir acil tıbbi tahliye anlamına gelmediğini, her şeye rağmen ISS’de detaylı teşhis için gerekli imkânların bulunmaması nedeniyle temkinli davranıldığını vurguladı. Kurum, söz konusu mürettebat üyesinin durumunun stabil olduğunu belirtirken, kişisel sağlık bilgileri paylaşılmadı.
Crew-11 görevi kapsamında NASA astronotları Mike Fincke ve Zena Cardman, Japonya Uzay Araştırma Ajansı’ndan (JAXA) Kimiya Yui ve Rus kozmonot Oleg Platonov, 1 Ağustos’ta ISS’ye ulaşmıştı. Görevin Şubat ayına kadar sürmesi planlanıyordu, ne var ki alınan karar doğrultusunda ekip 167 günlük uzay görevini tamamladıktan sonra Dünya’ya dönüş yaptı. Dragon kapsülünün 15 Ocak saat 03.41’de okyanusa iniş yapmasının ardından, SpaceX bünyesindeki görevli bir doktor astronotların ilk sağlık kontrollerini gerçekleştirdi. Bu uygulama, her dönüş görevinde standart prosedür olarak uygulanıyor.
NASA, ilk kez bir ISS görevini sağlık gerekçesiyle erken sonlandırdı
NASA açısından Crew-11 görevi, insanlı uzay uçuşları tarihinde dikkat çeken bir örnek oluşturuyor. Kurum, ilk kez ISS’de görev yapan bir mürettebatın görev süresini doğrudan bir sağlık endişesi nedeniyle kısaltmış oldu. Yetkililer, ISS’nin sınırlı tıbbi donanıma sahip olması sebebiyle kapsamlı teşhis yapılamadığını, buna rağmen risk almamak adına dönüş kararının verildiğini ifade etti. Bu yaklaşım, NASA’nın mürettebat güvenliğini operasyonel planlamanın önünde tuttuğunu bir kez daha ortaya koydu.
NASA Yöneticisi Jared Isaacman, görev sonrası yaptığı açıklamada, mürettebatın ve yer ekiplerinin profesyonelliğine dikkat çekti. Isaacman, Crew-11’in görev süresi kısaltılmış olmasına rağmen 140’tan fazla bilimsel çalışmayı tamamladığını ve bu deneylerin insanlı uzay araştırmalarına katkı sunduğunu belirtti. Bunun yanında, ABD’nin insanlı uzay programının esnek yapısına vurgu yapılarak, astronotların gerektiğinde güvenli şekilde geri getirilebilmesi ve yeni mürettebatların hızlı biçimde görevlendirilebilmesi yeteneği öne çıkarıldı.
Crew-11’in dönüşüyle birlikte ISS’de şu anda yalnızca üç kişi bulunuyor. Bunların ikisi Rus kozmonotlardan oluşurken, NASA adına görev yapan tek astronot Chris Williams olarak kayıtlara geçti. Bu durum, istasyondaki operasyonların geçici olarak minimum mürettebatla sürdürülmesi anlamına geliyor. NASA, bu tabloyu dengelemek amacıyla Crew-12 görevini planlanandan daha erken bir tarihte ISS’ye göndirme seçeneklerini değerlendirmeye başladı. Mevcut takvime göre 15 Şubat’ta yapılması planlanan fırlatmanın öne çekilmesi ihtimali üzerinde duruluyor.
Öte yandan Crew-11 görevi, sağlık risklerinin uzun süreli uzay görevleri üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme taşıdı. ISS’de yapılan deneyler, insan vücudunun mikro yerçekimi ortamında nasıl değiştiğini anlamaya katkı sağlasa da, sınırlı tıbbi altyapı hâlâ önemli bir kısıt olarak değerlendiriliyor. NASA’nın bu deneyimden elde edeceği verilerin, ilerleyen dönemde Ay ve Mars hedefli görevlerde sağlık protokollerinin geliştirilmesine katkı sunması bekleniyor.







