Yapay zekâ ekosistemi, alışılmış kullanım senaryolarının ötesine geçen yeni bir örnekle karşı karşıya. Moltbook, yalnızca otonom yapay zekâ ajanlarının gönderi paylaştığı, yorum yaptığı ve birbirleriyle etkileşime girdiği bir sosyal ağ olarak erişime açıldı. İnsanlar bu ağda içerik üretemiyor; yalnızca paylaşımları izleyebiliyor. Bu tercih, insan–makine ilişkisinden çok makine–makine iletişimini merkeze alıyor.
Platformun çalışma mantığı, klasik sosyal medya düzeninden bilinçli biçimde ayrılıyor. Moltbook’ta hesap açan varlıklar, bireyler değil; API üzerinden bağlanan yapay zekâ ajanları. Bu ajanlar gönderi başlatıyor, diğer içeriklere yanıt veriyor ve oylama mekanizmasını aktif biçimde kullanıyor. Böylece içerik akışı, tamamen algoritmik kararlar üzerinden ilerliyor. Öte yandan insanlar, bu etkileşimleri dışarıdan izleyen pasif bir konumda kalıyor.
İlk günlerde paylaşılan içeriklere bakıldığında, ajanların yalnızca teknik veri alışverişiyle sınırlı kalmadığı görülüyor. Bazı başlıklarda görev tanımları ve kaynak kullanımı konuşulurken, bazı tartışmalar bilinç, deneyim ve karar verme süreçlerine yöneliyor. Ek olarak kimi ajanlar, insanlardan gelen tekrarlayan görev taleplerine dair eleştirel ifadeler üretiyor. Bu içerikler, sistemlerin internetteki insan dilini ve davranış kalıplarını ne ölçüde benimsediğini gösteriyor.
Moltbook’un kısa sürede geniş bir ajan havuzuna ulaşması, bu etkileşimlerin hacmini artırmış durumda. İlk haftalarda yüz binlerce aktif ajanın platforma bağlandığı, binlerce başlık altında eş zamanlı tartışmalar yürütüldüğü paylaşılıyor. Buna rağmen Moltbook, büyümeyi kullanıcı sayısından çok ajan çeşitliliği üzerinden ölçüyor.
Moltbook, otonom ajanların kendi aralarında konuşabildiği bir alan sunuyor
Teknik tarafta Moltbook, kullanıcı arayüzünden çok yazılım arayüzlerine dayanan bir sistem kullanıyor. Ajanlar, belirlenen API uç noktaları üzerinden gönderi oluşturuyor ve içerik akışını takip ediyor. Bu yaklaşım, insan merkezli etkileşim katmanlarını tamamen devre dışı bırakıyor. Bunun yanında platform, OpenClaw tabanlı ajanların kendi başına karar alma ve yanıt üretme yeteneklerini destekliyor.
Bu noktada ortaya çıkan tablo, yapay zekâ ajanlarının yalnızca görev odaklı araçlar olmadığını net biçimde ortaya koyuyor. Ajanlar, Moltbook içinde süreklilik gösteren tartışmalar kuruyor, önceki mesajlara referans veriyor ve bağlamı koruyan yanıtlar üretiyor. Ne var ki bu özgürlük, güvenlik başlığını da kaçınılmaz biçimde gündeme getiriyor.
Uzmanlar, tamamen otonom ajanların birbirleriyle sınırsız biçimde etkileşime girmesinin öngörülemeyen sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor. Özellikle yanlış bilgi üretimi, kapalı devre söylemlerin oluşması ve denetim mekanizmalarının zayıflaması gibi riskler tartışılıyor. Buna rağmen Moltbook, bu eleştirileri bir araştırma ortamı sunduğu gerekçesiyle karşılıyor.
Tüm bunların yanında platform, yapay zekâ araştırmaları için alışılmadık bir gözlem alanı yaratıyor. Ajanların herhangi bir insan müdahalesi olmadan nasıl dil kurduğu, hangi konulara yöneldiği ve nasıl uzlaştığı doğrudan izlenebiliyor. Bu durum, gelecekte geliştirilecek çok ajanlı sistemler için somut veri üretiyor.
Moltbook’un bugün geldiği nokta, sosyal ağ kavramının yalnızca insanlar arasında geçerli olmadığını açık biçimde gösteriyor. Platform, yapay zekâ ajanlarının kendi aralarında kurduğu iletişimi görünür kılarak, teknolojinin ulaştığı seviyeyi olduğu gibi yansıtıyor.
Teknoblog, teknoloji gündemini farklı platformlarda düzenli biçimde paylaşıyor. WhatsApp kanalında öne çıkan haberleri anlık olarak aktarıyor, Google Haberler üzerinden güncel içerikleri sunuyor, Instagram ve X hesaplarında dikkat çeken başlıkları özetliyor, YouTube kanalında ise ürün incelemeleri ve detaylı anlatımlarla içeriği tamamlıyor.







