Teknoloji

Yeni veri merkezleri gündemdeyken Microsoft’tan enerji maliyetlerine yönelik net mesaj

microsoft build

Microsoft, yapay zekâ altyapısını genişletmeye yönelik yeni veri merkezi yatırımlarını duyururken, bu sürecin yerel topluluklar üzerindeki etkilerine ilişkin dikkat çekici taahhütlerde bulundu. Şirket, son 12 ayda veri merkezlerine yönelik artan toplumsal tepkilerin farkında olduğunu ortaya koyarak, elektrik maliyetlerinin hane halkına yansıtılmayacağını ve çevresel etkilerin sınırlandırılacağını açıkladı. Açıklama, Meta CEO’su Mark Zuckerberg’in şirketinin kendi yapay zekâ altyapı programını duyurmasından yalnızca bir gün sonra geldi. Buna rağmen Microsoft’un yaklaşımı, yalnızca yatırım miktarıyla değil, kullanılan dil ve verilen güvencelerle de öne çıktı.

Microsoft, geçtiğimiz yıl yapay zekâ kapasitesini artırmak için milyarlarca dolarlık harcama planlarını kamuoyuyla paylaşmıştı. Her şeye rağmen, bu kez yapılan açıklamada yatırımların nasıl yönetileceğine dair ayrıntılı sosyal ve ekonomik taahhütlerin ön plana çıkması dikkat çekti. Şirket, “önce topluluk” yaklaşımı benimsediğini belirterek, veri merkezlerinin kurulduğu bölgelerde iyi bir komşu olmayı hedeflediğini vurguladı. Bu yaklaşım, özellikle enerji ve su kullanımı gibi tartışmalı başlıklara doğrudan yanıt niteliği taşıyor.

Microsoft elektrik ve çevre konusunda net taahhütler verdi

Şirketin verdiği en net mesajlardan biri, veri merkezlerinin neden olacağı ek elektrik yükünün konut abonelerine yansıtılmayacağı yönünde oldu. Microsoft, yerel elektrik dağıtım şirketleri ve fiyatları onaylayan eyalet komisyonlarıyla yakın çalışacağını belirtti. Buna göre şirket, kullandığı enerjinin şebeke üzerindeki tüm maliyetini kendisi karşılayacak ve bu yükün hane halkının faturalarına eklenmesini engellemeye çalışacak. Bu açıklama, özellikle enerji fiyatlarının hassas bir konu haline geldiği ABD’de siyasi ve toplumsal açıdan büyük önem taşıyor.

Bunun yanında Microsoft, veri merkezlerinin su tüketimini asgari düzeyde tutmayı amaçladığını da ifade etti. Veri merkezlerinin yoğun su kullanımı, birçok bölgede çevresel kaygıların artmasına yol açmıştı. Şirket, yeni tesislerde daha verimli soğutma sistemleri kullanacağını ve yerel su kaynakları üzerindeki baskıyı azaltmaya odaklanacağını belirtti. Buna ek olarak, yatırımların bulunduğu bölgelerde istihdam yaratılacağı, hem kısa vadeli inşaat işleri hem de uzun vadeli teknik pozisyonlar için fırsatlar sunulacağı dile getirildi.

Microsoft’un bu açıklamaları, artan kamuoyu baskısının bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Veri merkezi projeleri, son yıllarda ABD genelinde siyasi ve toplumsal bir gerilim alanına dönüşmüş durumda. Data Center Watch adlı oluşumun verilerine göre, 24 eyalette faaliyet gösteren en az 142 farklı grup, yeni veri merkezi projelerine karşı örgütlenmiş durumda. Bu tepkiler yalnızca genel kamuoyuyla sınırlı kalmıyor; yerel yönetimler ve politikacılar da sürece dâhil oluyor.

Bu durum Microsoft’u doğrudan da etkilemişti. Şirket, geçtiğimiz ekim ayında Wisconsin eyaletindeki Caledonia kasabasında planlanan bir veri merkezi projesini, gelen yoğun olumsuz geri bildirimler nedeniyle iptal etmişti. Michigan’da ise benzer bir proje, küçük bir yerleşim yerinde protestolara neden oldu. Öte yandan Ohio’da devam eden veri merkezi yatırımları sırasında, yerel bir gazetede yayımlanan bir köşe yazısında Microsoft ve benzeri şirketler iklim değişikliği tartışmalarının merkezine yerleştirildi.

Tepkiler federal düzeye kadar uzanmış durumda. Beyaz Saray’da yapay zekâ altyapısının genişletilmesi önemli başlıklardan biri olurken, ABD Başkanı Donald Trump da sosyal medya üzerinden Microsoft’un elektrik maliyetleri konusunda değişiklikler yapacağını öne sürdü. Trump, Amerikalıların şirketlerin enerji tüketiminin bedelini ödememesi gerektiğini vurguladı. Bu açıklamalar, veri merkezlerinin artık yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda politik bir mesele haline geldiğini gösteriyor.