Meta bünyesinde faaliyet gösteren Denetim Kurulu, platform genelinde hesapların devre dışı bırakılmasına yönelik karar alma süreçlerini incelemeye başladı. İncelemeye konu olan dosya, bir kullanıcının bir kadın gazeteciye yönelik görsel şiddet tehditleri ve sistematik taciz paylaşımları nedeniyle hesabının kalıcı olarak kapatılmasıyla ilgili. Kurul, bu kararın hangi ölçütler doğrultusunda alındığını ve Meta’nın uyguladığı iç denetim mekanizmalarının ne derece şeffaf olduğunu değerlendirmeyi amaçlıyor. Bunun yanında, benzer durumlarla karşılaşan kullanıcıların hangi itiraz yollarına sahip olduğu da tartışmaya açılmış durumda. Süreç kapsamında kamuoyunun görüşlerine başvurulması, platform yönetiminde daha açık bir yaklaşımın benimsenebileceğine işaret ediyor.
Meta tarafından paylaşılan bilgilere göre, söz konusu hesap kapatma kararından önceki bir yıl içinde beş farklı paylaşım, topluluk kurallarının ihlal edildiği gerekçesiyle şirkete iletildi. Bu ihlaller; nefret söylemi, zorbalık ve taciz, şiddet ve kışkırtma ile yetişkinlere yönelik cinsel içerik başlıkları altında değerlendirildi. Gazeteciye yönelik taciz içeriklerinin yanı sıra, hesap sahibinin bazı politikacılara karşı eşcinsel karşıtı hakaretler kullandığı ve azınlık gruplara yönelik cinsel içerikli suçlamalarda bulunduğu da tespit edildi. Tüm bu paylaşımlar, ihlallerin süreklilik arz ettiğini gösteren bir tablo ortaya koydu.
Meta Denetim Kurulu farklı konuları ele alıyor
Meta’nın iç inceleme uzmanları, hesabın kalıcı olarak kapatılmasına gerekçe olarak tekrarlanan ihlalleri ve açık şiddet çağrılarını gösterdi. Ne var ki, bu karar Meta’nın kendi yönergelerinde belirtilen standart yaptırım eşiklerinin altında bir “ihlal sayısı” söz konusu olmasına rağmen alındı. Şirketin resmi rehberlerine göre, yedi ihlalin dahi çoğu zaman yalnızca bir günlük geçici engellemeyle sonuçlandığı biliniyor. Buna rağmen Meta’nın hesap bütünlüğü sayfasında, “yakın ve gerçek zarar riski” bulunan durumlarda daha ağır yaptırımların uygulanabileceği açıkça ifade ediliyor. Bu çelişki, karar alma sürecinin ne ölçüde tutarlı olduğu sorusunu beraberinde getiriyor.
Denetim Kurulu, bu dosya üzerinden özellikle hesapları askıya alınan veya tamamen kapatılan kişilere adil yargılama benzeri bir sürecin nasıl sağlanabileceğini tartışmaya açtı. Bunun yanı sıra, sosyal medya platformlarının özellikle kamuoyunda tanınmış kişiler ve gazeteciler üzerinde yoğunlaşan tehdit ve taciz içeriklerine karşı ne kadar etkili önlemler aldığı da değerlendirme başlıkları arasında yer alıyor. Kadın gazetecilere yönelik çevrim içi şiddetin giderek artması, bu konunun daha geniş bir çerçevede ele alınmasını zorunlu kılıyor.
Kurulun gündemindeki bir diğer önemli konu ise platform dışı bağlamın nasıl dikkate alınacağı. Tehditlerin yalnızca platform içindeki paylaşımlarla sınırlı kalmadığı, kimi zaman çevrim dışı gelişmelerle birleşerek daha ciddi riskler doğurabildiği biliniyor. Buna ek olarak, cezalandırıcı yaptırımların çevrim içi davranışları ne ölçüde değiştirdiği ve alternatif müdahale yöntemlerinin etkisi de kamuoyundan görüş istenen alanlar arasında bulunuyor. Şeffaflık raporlaması ve itiraz mekanizmalarının nasıl geliştirilebileceği de bu kapsamda ele alınıyor.
Bu dosya, Denetim Kurulu’nun Meta’da bir hesabın kalıcı olarak devre dışı bırakılmasını ilk kez incelemesi açısından ayrı bir önem taşıyor. Kurul, bu incelemenin kullanıcılara daha fazla şeffaflık sağlama, hesap yaptırımlarına ilişkin politikaları netleştirme ve gelecekte ele alınabilecek vaka türlerini genişletme potansiyeli barındırdığını belirtiyor.
Teknoblog, teknoloji gündemini farklı platformlarda düzenli biçimde paylaşıyor. WhatsApp kanalında öne çıkan haberleri anlık olarak aktarıyor, Google Haberler üzerinden güncel içerikleri sunuyor, Instagram ve X hesaplarında dikkat çeken başlıkları özetliyor, YouTube kanalında ise ürün incelemeleri ve detaylı anlatımlarla içeriği tamamlıyor.








