Meta, sosyal medya platformlarında uzun süredir tartışma konusu olan “ünlü tuzağı” (celeb bait) dolandırıcılık faaliyetlerine karşı hukuki süreci başlattığını duyurdu. Şirket, Brezilya ve Çin merkezli kişi ve grupların, ünlü isimlerin görsellerini ve yapay zekâ destekli deepfake videoları kullanarak kullanıcıları sahte yatırım sitelerine ve dolandırıcılık amaçlı sağlık ürünlerine yönlendirdiğini açıkladı. Söz konusu ağların ABD ve Japonya başta olmak üzere çeşitli ülkelerdeki kullanıcıları hedef aldığı bildirildi. Meta, bu girişimlerin platform politikalarını ihlal ettiğini ve kullanıcı güvenliğini riske attığını belirtti.
Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre Brezilya’da bazı kişi ve gruplara karşı, onaylanmamış ya da sahte sağlık ürünlerinin tanıtımı ve bu ürünleri pazarlayan çevrim içi kursların reklamı nedeniyle dava açıldı. Bunun yanında Çin merkezli bir yapının, ünlü isimleri içeren reklamları daha geniş çaplı bir yatırım dolandırıcılığı organizasyonunun parçası olarak kullandığı öne sürüldü. Bu reklamlarda kullanıcıların sözde yatırım gruplarına katılmaya ikna edildiği ifade edildi. Ne var ki Meta, söz konusu reklamların sayısı, kaç kullanıcıya ulaştığı ya da dolandırıcılık faaliyetlerinin ne kadar süredir devam ettiği konusunda ayrıntılı veri paylaşmadı.
Meta reklam denetim politikalarını sıkılaştırıyor
“Ünlü tuzağı” reklamları Meta açısından yeni bir sorun değil. Geçmiş yıllarda da özellikle Elon Musk ve bazı medya figürlerinin görsellerinin kullanıldığı sahte yatırım ve sağlık ürünü reklamları gündeme gelmişti. Buna rağmen şirket, bu tür içeriklerin tespiti ve kaldırılması konusunda zaman zaman yetersiz kalmakla eleştirildi. Meta Gözetim Kurulu da daha önce şirketin dolandırıcılık reklamlarına karşı daha etkili önlemler alması gerektiğini vurgulamıştı. Şirket ise dolandırıcılık reklamlarının gerçek içeriklere benzer şekilde tasarlandığını, bu nedenle tespit sürecinin her zaman kolay olmadığını savunuyor.
Meta, bu kapsamda yüz tanıma sistemini genişlettiğini ve 500 binden fazla ünlü ve tanınmış kişiyi sisteme dahil ettiğini açıkladı. Buna göre sistem, ünlülerin yüzlerini izinsiz kullanan reklamları otomatik olarak tespit etmeyi amaçlıyor. Bunun yanında “cloaking” olarak bilinen ve reklam inceleme mekanizmalarını atlatmak için kullanılan tekniklere karşı da denetim kapasitesinin artırıldığı bildirildi. Cloaking yönteminde, reklam inceleme ekiplerine farklı, kullanıcılara ise farklı içerikler gösterilebiliyor. Her ne kadar bu yöntem teknik olarak karmaşık olsa da Meta, son güncellemelerle bu tür girişimlerin daha hızlı belirlenebileceğini aktarıyor.
Öte yandan Reuters tarafından yayımlanan bir araştırma, şirket içindeki bazı değerlendirmelerde reklam gelirlerinin yaklaşık yüzde 10’una kadarının dolandırıcılık ve yasaklı ürünlerden gelebileceğine işaret etmişti. Bu iddialar, Meta’nın sorunlu reklam verenlere karşı neden daha sert adımlar atmadığı sorusunu gündeme taşıdı. Şirketin milyarlarca dolarlık reklam gelirinin bir bölümünün bu tür içeriklerden sağlanmış olabileceği yönündeki tartışmalar, kamuoyundaki baskıyı artırdı. Buna rağmen Meta, son dönemde açılan davalar ve teknik önlemlerle denetim sürecini güçlendirmeye çalıştığını belirtiyor.
Bununla birlikte şirket yalnızca Brezilya ve Çin merkezli yapılarla sınırlı kalmadı. Vietnam merkezli bir reklam verenin, Longchamp gibi tanınmış markaların ürünlerini aşırı indirimli gösteren sahte reklamlar yayımladığı iddiasıyla hukuki süreç başlatıldı. Buna ek olarak sekiz eski “Meta Business Partner” hakkında da, hesapların yasağını kaldırma ya da hesap kurtarma hizmeti sundukları gerekçesiyle yasal işlem yapıldığı duyuruldu. Meta, gönderilen ihtar ve durdurma taleplerine uyulmaması halinde ek davaların gündeme gelebileceğini bildirdi.








