Orta Doğu’da devam eden savaş, bu kez teknoloji altyapılarını doğrudan hedef alan açıklamalarla yeni bir boyut kazandı. İran, ABD’nin olası saldırı planlarına karşılık olarak bölgedeki enerji ve teknoloji tesislerini hedef alabileceğini duyurdu. İranlı askeri yetkililerin paylaştığı açıklamalar, özellikle yapay zekâ veri merkezlerinin de potansiyel hedefler arasında yer aldığını ortaya koydu. Bunun yanında, son dönemde artan askeri hareketlilik ve karşılıklı tehditler, bölgedeki kritik dijital altyapıların güvenliği konusunda endişeleri artırmış durumda. Buna rağmen taraflar arasındaki diplomatik temasların sınırlı kalması, gerilimin kısa vadede düşmeyeceğine işaret ediyor.
İran ordusu sözcüsü Ebrahim Zolfaghari tarafından yayımlanan videoda, ABD’nin sivil altyapıya yönelik olası saldırılarına karşı sert bir karşılık verileceği ifade edildi. Videoda yer alan görsellerde dünya haritası üzerinden Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki “Stargate” veri merkezine odaklanılması dikkat çekti. Bunun yanı sıra “Google tarafından gizlenmiş olsa da hiçbir şey gözümüzden kaçmaz” mesajının verilmesi, dijital altyapıların doğrudan hedef alınabileceği yönündeki söylemleri güçlendirdi. Öte yandan bu açıklama, yalnızca askeri bir mesaj değil, aynı zamanda küresel teknoloji şirketlerine yönelik bir uyarı olarak da değerlendiriliyor.
Stargate projesi ve bölgedeki riskler
Stargate projesi, OpenAI, SoftBank ve Oracle ortaklığında geliştirilen ve toplamda 500 milyar dolarlık yatırım büyüklüğüne ulaşması planlanan büyük ölçekli bir yapay zekâ veri merkezi girişimi olarak öne çıkıyor. Ocak 2025’te duyurulan proje, her ne kadar finansman ve maliyet baskıları nedeniyle başlangıç aşamasında zorluklar yaşamış olsa da, uluslararası genişleme hedefi doğrultusunda Orta Doğu gibi stratejik bölgelerde konumlanmaya yöneldi. Bununla birlikte, bölgedeki siyasi ve askeri risklerin artması, bu tür büyük ölçekli teknoloji yatırımlarının sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Buna ek olarak, veri merkezlerinin enerji tüketimi ve kritik altyapıya bağımlılığı, onları olası saldırılar karşısında daha kırılgan hale getiriyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sert açıklamaları ise gerilimi daha da tırmandırdı. Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaması durumunda, ülkenin elektrik santralleri ve su arıtma tesisleri gibi sivil altyapılarını hedef alabileceklerini ifade etti. Her ne kadar bu tür açıklamalar diplomatik baskı unsuru olarak görülse de, sahadaki askeri hareketlilik bu tehditlerin ciddiyetini artırıyor. Bunun yanında, Hürmüz Boğazı’nın küresel ticaret açısından kritik bir geçiş noktası olması, yaşanan krizin sadece bölgesel değil, küresel etkiler doğurabileceğini gösteriyor.
Öte yandan, çatışmaların teknoloji altyapılarına yansıması halihazırda somut örneklerle görülmüş durumda. İran tarafından fırlatılan füzelerin Bahreyn’deki Amazon Web Services (AWS) veri merkezleri ile Dubai’deki bir Oracle tesisini vurduğu bildirildi. Bunun yanında, Nvidia ve Apple gibi büyük teknoloji şirketlerinin de doğrudan hedef gösterilmesi, gerilimin yalnızca fiziksel altyapıyla sınırlı kalmayabileceğine işaret ediyor. Buna rağmen, teknoloji şirketlerinin bölgedeki yatırımlarını tamamen durdurup durdurmayacağı henüz netlik kazanmış değil.







