Teknoblog İncelemeler

Retina ekranlı iPad mini İncelemesi

PAYLAŞ

Geçen yıl iPad mini dünya çapında satışa sunulurken New York’taydık ve  Beşinci Cadde üstünde bulunan Apple mağazasının önünde, dondurucu soğukta yaklaşık üç buçuk saat boyunca beklemiştik. Bu uzun bekleyişten sonra iPad mini’ye kavuşup kutusunu büyük bir heyecanla açtığımızda karşılaştığımız ürün bizi büyülemişti. Ne var ki, ürünü açıp ekranına baktığımızda bu büyülenme yerini biraz hayalkırıklığına bırakmıştı.

Evet, geçen yıl tanıştığımız iPad mini’nin tasarımı fazlasıyla etkileyiciydi, ancak 7.9 inç ekranın 1024 x 768 gibi düşük çözünürlüğe sahip olması bunu gölgeliyordu. Apple’ın bu tableti daha yüksek çözünürlüklü bir ekranla sunması gerektiğini daha o zamanlar söylemiştik ki, geçen ekim ayında Apple bizi üzmedi ve ikinci nesil iPad mini’yi 2048 x 1536 çözünürlüklü Retina ekranla sundu. Üstelik bununla sınırlı kalmadı; birinci nesli büyük ekranlı iPad’e göre daha aşağıda teknik özelliklere sahip olan iPad mini’nin ikinci neslini iPad Air ile hemen hemen aynı donanım bileşenleriyle sundu. Tüm bunlar bir iPad satın alacakları ikilemde bıraktı. Acaba hangisini seçmeliler? iPad Air’i geçtiğimiz günlerde incelemiştik. Şimdi sıra Retina ekranlı iPad mini’de…

Video İnceleme

İnceleme Başlıkları
TasarımEkranDonanım ve PerformansKameraYazılımSonuç

Tasarım

Apple, iPad Air’in tasarımını iPad mini çizgisine getirirken, Retina ekranlı iPad mini’nin görünüşünü ufak tefek oynamaların dışında aynı tutmuş. 200 x 134.7 x 7.5 mm.’lik boyutlarıyla ikinci nesil iPad mini selefine göre 0.3 mm. daha kalın bir gövdeye sahip. Bu durum iPad mini ile birlikte satın alacağınız Smart Case kılıfın iPad mini’yi biraz olsun sıkmasına neden oluyor, yine de bu kalınlık farkı iPad mini için üretilmiş aksesuarların Retina ekranlı yeni tabletle kullanılmasında herhangi bir sorun teşkil etmiyor. Öte yandan yeni iPad mini geçen yılın tabletine göre 20-30 gr. daha ağır geliyor. Aradaki bu ağırlık farkını da hissediyorsunuz.

iPad mini Retina’nın aleyhine görünen ağırlık ve kalınlık farklılıklarına rağmen, bu tablet selefiyle aynı hissi yaşatıyor. Tabii ki, 7.9 inç ekranlı iPad mini’yi tek elle tutmak, 7 inç tabletleri tutmak kadar kolay olmuyor; bunda iPad mini’nin 4:3 ekran oranının da biraz rolü bulunuyor. Ayrıca ekran çerçevesinin ince olması da baş parmakların ekrana taşmasına neden oluyor. Neyse ki, Apple bu durumun yanlış dokunma komutlarına yol açmasına engel olacak adımları atmış ve bu durum çok fazla rahatsız etmiyor.

Soldaki ikinci nesil iPad mini sağdaki birinci nesil iPad mini’ye göre 0.3 mm. daha kalın.

Ön bölüme bakıldığında iPad mini 2’yi selefinden ayırmak mümkün değil. 7.9 inç ekran büyük bir alan kaplarken ince çerçevenin üstünde de birkaç bileşen yer alıyor. Ekran altında her zaman olduğu gibi ana ekran tuşu bulunuyor. Tıpkı iPad Air’da olduğu gibi iPad mini’de de iPhone 5s’teki Touch ID sensörüne yer verilmediğini görüyoruz. Belki iPad Air çok büyük olduğu için Touch ID sensörünü kullanmak çok mantıklı sayılmazdı, ancak iPad mini’nin boyutları Touch ID parmak izi okuyucusunun kullanımı için yeterli rahatlığı sağlıyor gibi görünüyor. Ekran üstünde de 1.2 megapiksel FaceTime HD kamera ve çevresel ışık sensörü konumlanmış.

iPad mini’nin kavisli kenarları cihazı tutarken ek rahatlık sağlıyor. Tuş ve diğer bileşenlerin yerleşimiyse geçen yılın iPad mini’si ve bu yılın iPad Air’ına göre fazla değişiklik göstermiyor. Altta Lightning portu ve bunun her iki yanına yerleştirilmiş hoparlörler yer alıyor. Sağ kenarda seçime göre düşey yön kilit veya ses kapatma işlevi gören anahtar ve ses tuşları göze çarparken üstte de 3.5 mm. kulaklık jakı, mikrofon ve güç butonu dikkat çekiyor. Sağ kenar ise temiz bırakılmış, bu alan Smart Cover kapağın tutunmasını sağlayan mıknatıs içeriyor.

iPad mini’nin arkasında 5 megapiksel iSight kamera yer alırken bununla aynı doğrultuda ikinci mikrofonu görüyoruz. Ortada Apple logosu, alta doğru da iPad yazısı dikkat çekiyor. iPad mini de iPad Air ile aynı seçeneklerle geliyor. Gümüş renkli model ön yüzü beyaz şekilde gelirken, uzay grisi olarak adlandırılan yeni seçenek geçen yılın siyah renkli seçeneğinin yerini alıyor. Geçen yılın siyah renkli modelinde arka panel biraz daha siyaha yakın bir gri renge boyanmıştı. Bu yılın iPad mini’sinde daha açık bir gri renge sahip arka panel görüyoruz. Uzay grisinin tablete daha çekici bir hava kattığını düşünüyoruz.

Ekran

Yazının başında da söylediğimiz gibi, 2012 model iPad mini’nin en zayıf yanı 1024 x 768 piksel çözünürlüklü ekranıydı. Bu ekran nedeniyle iPad mini’den aradığımız tadı alamıyorduk. Her ne kadar bu ekran piksel yoğunluğu bakımından birinci ve ikinci nesil iPad’in ekranına göre daha iyi olsa da, yazılar ve grafiklerde bulanıklık ve pikselleşme rahatlıkla seziliyordu.

İkinci nesil iPad mini ile birlikte büyük bir olumsuzluk ortadan kalktı. Apple’ın bu tablete yerleştirdiği ekran, çözünürlük bakımından iPad Air’da yer alan 9.7 inç ekranınkinden geride kalmıyor. 2048 x 1536 piksel çözünürlük, 7.9 inç’lik köşeden köşeye uzunluktaki ekranda 326 ppi gibi bir piksel yoğunluğunun elde edilmesini sağlıyor. Bu, iPad mini’nin Retina ekranının iPhone 5s’in ekranıyla aynı değere ulaştığı, ayrıca iPad Air’ın 264 ppi’lik piksel yoğunluğuna sahip ekranından daha yoğun bir piksel dizilimi içerdiği anlamına geliyor.

Soldaki Retina ekranın farkı ortada.

Gerçekten de iPad mini ve iPad Air’ın Retina ekranlarına yakından bakıldığında iPad mini’nin ekranının daha keskin yazı ve grafiklere sahip olduğu anlaşılıyor. iPad mini’yi ilk kez açtığınız andan itibaren ekran, hem parlaklık ve canlılık, hem de keskin yazı ve grafikleriyle sizi etkileyecektir. iPad mini ile web sitelerini görüntülemek, kitap okumak bir hayli keyifli. Aynı şekilde fotoğraflara bakmak ve video izlemek de bu yüksek çözünürlüklü ekran sayesinde daha keyifli hâle geliyor.

Daha küçük olması solda yer alan iPad mini’nin Retina ekranının iPad Air’ın ekranına göre daha keskin görünmesini sağlıyor.

Üçüncü ve dördüncü nesil Retina ekranlı iPad’lerde ön bölümde lokal ısınma sorununun bulunduğunu biliyorduk. iPad Air incelemesi sırasında buna dikkat etmiş ve böyle bir ısınmanın olmadığını görmüştük. Retina ekranlı iPad mini’de bu durumu gözlemlemedik, ancak ekran parlaklığını en yüksek seviyeye getirdiğimizde bir süre sonra ekranın alt yarısında çok hafif bir ısı artışı hissettik.

iPad mini’nin ekranı yüksek çözünürlük dışında ortalamanın üstünde parlaklık değerine sahip. IPS ekran geniş görüş açıları sunuyor. Ayrıca tableti parlak ışık altında da rahatlıkla kullanabilirsiniz. Çevresel ışık sensörü sayesinde ekranın parlaklığı dinamik olarak ayarlanıyor.

Donanım ve Performans

Apple’dan iPad mini’ye yüksek çözünürlüklü Retina ekran eklemesini bekliyorduk, bu bile bize yeterdi. Ancak Cupertino şirketi sadece ekran çözünürlüğünü 2048 x 1536’ya çıkarmakla yetinmemiş, aynı zamanda içerideki donanım bileşenlerini de büyük ekranlı iPad Air’inkilerle aynı seviyeye çıkarmış.

iPad mini’de de Apple A7 işlemci bulunuyor, ancak bu işlemcinin iki çekirdeği 1.3 GHz gibi, iPad Air’in A7’sine göre biraz daha düşük hızda çalışıyor. Dört çekirdekli PowerVR G6430 grafik işlemci biriminin yanı sıra M7 yardımcı hareket işlemcisi de iPad mini’nin A7 işlemci paketinde yer alıyor. M7 sayesinde iPad mini’deki ivmeölçer, jiro ve pusuladaki veriler sürekli toplanıyor ve güç tüketimini artırmayacak şekilde işleniyor.

iPad mini’yi, özellikle de dışarıda daha rahat kullanabileceğiniz hücresel şebeke destekli iPad mini’yle adım sayınıza bakabilirsiniz ancak bu, iPhone 5s’teki kadar pratik olmayacaktır. M7 hareket işlemcisi bunun dışında Apple Haritalar ile navigasyonu kullanırken veya cihaz bekleme modundayken de pilin idareli şekilde tüketilmesine yardımcı edecektir.

Donanım bileşenlerinin iPad Air ile aynı olması, doğal olarak iPad mini Retina’nın benchmark testlerinde büyük ekranlı tabletle hemen hemen aynı sonuçları vermesini sağlıyor. Aralarında iPad Air lehine küçük bir fark var ve işlemci hızındaki farklılık sayesinde bu durum mantıklı karşılanıyor. iPad mini’yi geçen yıl çıkan selefiyle karşılaştırdığımızda ise arada dağlar kadar fark olduğunu görüyoruz. iPad mini Retina her türlü oyunda tatmin edici performans gösterirken video düzenleme, doküman hazırlama veya yüksek çözünürlüklü film izleme gibi kullanımlarda da beklentileri fazlasıyla karşılıyor. Safari’nin elde ettiği benchmark puanı da pratikteki durumla uyuşuyor, iPad mini web sitelerini hızlı bir şekilde yüklüyor, sayfa içinde kaydırma veya yakınlaştırma gibi işlevler seri şekilde gerçekleşiyor.

GeekBench 3 3D Mark SunSpider Benchmark
Single Core Multi Core Ice Storm Ice Storm Extreme Ice Storm Unlimited
iPad mini 2 1397 2509 14243 398.9 ms +/- %0.5
iPad mini 262 497 2894 2676 1288.8 ms +/- %0.9
iPad Air 1481 2695 14801 374.8 ms +/- %1.4
iPad 3 247 451 4317 2738 4125 1278.8 ms +/- %0.7

İkinci nesil iPad mini’nin de büyük kardeşi iPad Air gibi 16, 32, 64 ve 128 GB’lık kapasite seçenekleri bulunuyor. Eğer fiyat konusu sizin için en önemli kriterlerden biriyse 16 GB’lık giriş seviyesi modeli tercih edebilirsiniz. Ancak iPad mini gibi bir cihaz içerik tüketimi noktasında bir hayli elverişli olduğu için iPad Air incelemesindeki tavsiyemizi tekrarlayıp en az 32 GB kapasiteli bir model önereceğiz. Tabii ki, yeteri kadar bütçeniz varsa 128 GB’lık versiyonu tercih etmeniz en güzeli olacaktır. O zaman herhangi bir yer sıkıntısı yaşamayacaksınız.

iPad mini’nin de sadece Wi-Fi veya Wi-Fi+Hücresel modelleri bulunuyor. iPad mini’yi genellikle dış ortamda serbestçe kullanımla özdeşleştirdiğimiz için nano-SIM kartlı bir seçeneği tercih etmeniz daha uygun olacaktır. Eğer tablet için de bir SIM kart ve veri paketi edinmek sizin için ek yük getirmeyecekse, Wi-Fi+Hücresel özellikli bir iPad mini hareket alanınızı daha da genişletecektir. Üstelik iPad mini’nin hücresel şebeke destekli versiyonu ülkemizde kullanılmayan LTE’nin yanı sıra DCHSDPA 42Mbps, HSDPA 21 Mbps ve HSUPA 5.76 Mbps üçüncü nesil mobil geniş bant desteklerini sunuyor. Son üç desteğin ülkemizde mobil operatörler tarafından sunulduğunu belirtelim. Yani iPad mini’nin SIM kartlı versiyonu hareket hâlindeyken hızlı internet erişimi sağlayabiliyor. Öte yandan iPad mini’de yer alan MIMO (çoklu giriş çoklu çıkış) Wi-Fi anteni de cihazın daha iyi bir Wi-Fi sunmasını sağlıyor. Her ne kadar MacBook’larda 802.11ac desteğini görsek de, iPad mini’de çift bant 802.11b/g/n Wi-Fi ile yetinilmiş. Bluetooth 4.0 desteği her çeşitte standart olarak yer alırken hücresel şebeke destekli versiyonlar GPS özelliğini de barındırıyor.

iPad mini’nin pil kapasitesi artırılmış, 23.8 Wh değerine çıkarılmış. Tabii ki, bu önemli artış Retina ekranı yeteri kadar beslemek için yapılmış. Sonuç olarak ikinci nesil iPad mini de birinci nesille aynı pil ömür değerlerine ulaşmayı başarıyor. 10 saate kadar Wi-Fi ile web’de gezinme, video izleme veya müzik dinleme imkanı sağladığı Apple tarafından dile getirilen iPad mini Retina’nın pratikte de buna yaklaşık bir performans sergilediğini söyleyebiliriz. Tableti iki şarj arasında 3-4 gün boyunca kapanmadan kullanmanız mümkün. Tabii ki, hücresel şebeke destekli model hem daha fazla güç tüketeceği hem de dış ortamda daha fazla kullanılacağı için daha erken sürede şarj edilmeyi gerekli kılabilir.

Alt kenarda yer alan çift hoparlör sayesinde iPad mini oyun oynarken, film izlerken veya müzik dinlerken kulaklığa ihtiyaç bıraktırmayacak bir ses çıkış şiddeti sunuyor. Öte yandan iPad Air’dekiyle aynı şekilde yerleştirilmiş iki mikrofon da video çekimi sırasında daha kaliteli bir ses kaydı imkanı sağlıyor, FaceTime HD görüşmelerinde ortam gürültüsünü bastırıyor ve henüz Türkçe konuşup anlamayan Siri’nin kullanıcıyı daha iyi duyup anlamasını mümkün kılıyor.

Kamera

Apple tablet kameralarında fazla iddialı davranmıyor, rakamsal değerlerde veya lens yapısında iPhone 5s’teki kadar iddialı olmuyor. Yine de, fena sayılmayacak kameraları iPad’lerde görüyoruz. iPad mini Retina’nın geçen yılki modeldekiyle aynı özelliklere sahip 5 megapiksel iSight kamerası bulunuyor. Yüz algılama, otomatik odak, arka aydınlatma, f/2.4 diyafram açıklıklı ve beş element lensli bu kamera aynı zamanda HDR modunu da bulunduruyor. Aynı özellikteki iSight kameranın iPad Air’da da bulunduğunu belirtmeden geçmeyelim.

ipad-mini-retina-kamera-fotograflari-00010

Fotoğraf ve video çekimi iOS 7’yle birlikte yenilenen video uygulamasıyla gerçekleştiriliyor. iPad Air incelemesinde bu kamera uygulamasının büyük ekranda kullanım için yeniden düzenlendiğini, ancak boş kalan fazla alanın olduğunu söylemiştik. Neyse ki, iPad mini’nin daha küçük ekranı sayesinde boş alan miktarı azalmış. Kamera uygulaması kare formatında fotoğraflar çekmeye de izin veriyor. Ayrıca önde yer alan ve temel olarak FaceTime görüşmeleri için yerleştirilmiş 1.2 megapiksel FaceTime HD kamerayı kullanarak da fotoğraf veya video çekimi gerçekleştirebilirsiniz.

Galeri: iPad mini Kamerasıyla Çekilen Fotoğraflar

iPad mini bir tablet standardının üstünde video kaydı gerçekleştiriyor. 1080p HD video kayıt yapabilen tablet başka çözünürlükte çekim yapmaya izin vermiyor. Ekranın herhangi bir noktasına dokunarak odağı değiştirme, yüz algılama, üç kat dijital yakınlaştırma da video çekim özellikleri arasında bulunuyor. İkili mikrofon yapısı iPad mini’nin berrak ve stereo ses kaydı yapmasına izin verirken video dengeleme özelliği de el titremelerinin yol açacağı titreşimlerin etkisini azaltıyor. Öndeki 1.2 megapiksel FaceTime HD kamera da 720p HD video kaydı yapmaya izin veriyor.

Yazılım

Apple’ın iPad mini’nin Retina ekranını 2048 x 1536 çözünürlükle sunması, büyük Retina ekranlı iPad’ler için şimdiye kadar hazırlanmış tüm uygulamaların herhangi bir ayarlama veya değişiklik olmadan ikinci nesil mini tablette de çalışmasını sağlıyor. Tim Cook, birkaç hafta önce iPad mini Retina’yı tanıtırken 475 bin civarında tablet uygulamasının App Store’da yer aldığını söylemişti. Geçen zaman zarfında meydana gelen eklentilerle birlikte sayının 500 bine yaklaştığını söyleyebiliriz. Bu da, Retina ekranlı iPad mini ile kullanabileceğiniz binlerce uygulama olduğu anlamaına geliyor.

iPad mini’nin ekranının daha küçük olması tablete özel uygulamaların ikonlarının biraz daha küçülmesine neden oluyor. Bu durum bazı ikon, düğme veya yazılara dokunmayı zorlaştırabiliyor. Yine de, daha yoğun piksellere sahip ekranın hem uygulamaları hem de gazete ve dergileri daha keskin ve berrak gösterdiğini belirtmek gerek. Retina ekranlara tam olarak uyum sağlamayan yazı ve grafiklerde ise bulanıklık ve bozulmalar 9.7 inç’lik Retina ekrandakine göre daha belirgin ve rahatsız edici nitelikte.

Apple A7 işlemcinin varlığı iPad Air’da düzgün çalışabilen her türlü oyun ve uygulamanın iPad mini Retina’da da rahatlıkla kullanılabileceği anlamına geliyor. Bu durum iPad mini’ye hitap eden uygulama sayısını daha da artırıyor, maksimuma yaklaştırıyor.

Yeni satın alınan iOS cihazları için iWork ve iLife uygulamaları ücretsiz sunuluyor. Yani yeni bir iPad mini satın aldığınızda Pages, Numbers, Keynote, iMovie, iPhoto ve GarageBand uygulamalarını da herhangi bir ücret ödemeden tabletinize yükleme şansına sahip olacaksınız.

iPad mini Retina multimedya tarafında genellikle Apple’ın çizdiği çerçevede hareket ediyor. iTunes Store şarkı veya film satın alma işleri için kolay ve pratik, aynı zamanda ücretli bir yol sunarken, App Store’dan indirebileceğiniz üçüncü taraf video uygulamaları da tablete bilgisayardan film dosyaları yükleme fırsatı tanıyor. İnternet radyo uygulamaları da iPad mini’yle müzik dinlemek için önemli alternatifler arasında bulunuyor.

Sonuç

Retina ekranlı ikinci nesil iPad mini’nin fiyatları 999 TL’den başlıyor. Retina ekranın varlığı nedeniyle fiyatlar geçen yılki modelinkine göre biraz daha yüksek seviyelerde konumlanıyor. Ancak bu farkı makul karşılamak gerekiyor. Ne de olsa ortada büyük bir görsel kalite değişimi var. Birinci ve ikinci nesil iPad mini’leri yan yana getirip ekranların sunduğu görüntülerdeki farkı gördüğünüzde buna hak vermemeniz elde olmayacaktır. Öte yandan iPad mini’de Apple A7 ve bunun gibi üst sınıf donanım bileşenlerine yer verilmesi de fiyat artışının önemli unsurları arasında bulunuyor.

Apple geçen yılki iPad mini’yle daha düşük profildeki teknik özelliklere sahip küçük bir tablet sunmuştu ve büyük ekranlı iPad ile arada büyük bir sınıf farkı vardı. Ancak bu yıl durum değişti, iPad mini’deki “mini” takısı sadece boyut farkını ifade eder oldu. Yani iPad mini ikinci nesille birlikte sınıf atladı.

iPad mini ve iPad Air’ın aynı teknik özelliklerle sunuluyor olması, hangisini seçeceğine karar vermekte zorlananları biraz daha zorluyor. Ancak ihtiyaçlarınızı belirlediğiniz takdirde karar vermeniz de kolaylaşacaktır. Eğer dışarıda çok gezen birisiyseniz ve tabletinizi yanınızdan ayırmak istemiyorsanız, öncelikli tercihiniz iPad mini olmalı. Eğer hücresel şebeke destekli bir model seçerseniz daha iyi olacaktır.

Eğer tabletle vaktinin büyük kısmını evde geçirecek bir kullanıcı olacaksanız, bu durumda Retina ekranlı iPad mini yerine Retina ekranlı iPad Air’ı tercih etmeniz daha iyi olacaktır. iPad mini’nin Retina ekranı film izlerken, dergi veya kitap okurken yeteri kadar kaliteli ve net görüntüler sunuyor, ancak imkan bulunan durumlarda büyük ekrandan yararlanmak her zaman daha iyidir diye düşünüyoruz.

PAYLAŞ
  • Rasih

    Açıkçası hiçbir tartışmaları değerlendirmeyen bir inceleme olmuş. Nerede Dead Pixel ve Ghosting testleri ve yorumlarınız ?