Instagram’ın kullanıcıların uygulamada geçirdiği süreyi yakından izlediğine ilişkin şirket içi belgeler, ABD’de görülen bir davada gündeme taşındı. Los Angeles İl Yüksek Mahkemesi’nde şubat ayında görülen duruşmalarda Meta CEO’su Mark Zuckerberg’in verdiği ifadeler sırasında paylaşılan dokümanlara göre, Instagram için günlük ortalama kullanım süresi 2023’te 40 dakikayken 2026’da 46 dakikaya yükseldi. Şirket yöneticilerinin bu artışı yıllık “kilometre taşları” olarak değerlendirdiği belirtiliyor. Söz konusu zaman metrikleri, davanın merkezindeki unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Zuckerberg’in jüri önüne çıktığı nadir davalardan biri olması nedeniyle süreç teknoloji dünyasında yakından izleniyor.
“K.G.M. v. Platforms et al.” adıyla devam eden davada jüri, sosyal medya şirketlerinin platform tasarımlarının gençlerin ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler doğurup doğurmadığını ve şirketlerin bundan hukuki sorumluluk taşıyıp taşımadığını değerlendirecek. Snap ve TikTok dava başlamadan önce uzlaşmaya giderken, Meta ve YouTube yöneticileri mahkemede ifade veriyor. 19 yaşındaki davacı, kamuoyunda K.G.M. ya da “Kaley” olarak anılıyor ve küçük yaşta sosyal medya kullanımının kendisinde bağımlılığa ve depresyona yol açtığını, intihar düşüncelerine kadar varan ciddi ruh sağlığı sorunları yaşadığını iddia ediyor. Meta ise uygulamanın söz konusu sorunların temel nedeni olduğu iddiasını kabul etmiyor.
Instagram içi belgeler ve gençlere yönelik hedefler
Davacı tarafın avukatları, Meta’nın platformda geçirilen süreyi artırmaya yönelik iç hedefler belirlediğini ve platformda çok sayıda reşit olmayan kullanıcı bulunduğunu bilmesine rağmen bu yönde adımlar attığını öne sürüyor. Zuckerberg’e, 2024’te ABD Kongresi’nde 13 yaş altı çocukların Instagram’da yer almasına izin verilmediğini söylemesine rağmen, 2015 tarihli şirket içi belgelerde uygulamada yaklaşık 4 milyon 13 yaş altı kullanıcının bulunduğunun görülmesi soruldu. Belgelerde bu sayının ABD’deki 10-12 yaş grubunun yaklaşık yüzde 30’una karşılık geldiği bilgisi yer alıyor. Zuckerberg ise Kongre’de şirket politikasını aktardığını ve tespit edilen yaş altı hesapların kaldırıldığını savundu.
Buna rağmen davacı tarafın sunduğu diğer belgelerde, şirket içinde genç ve “tween” olarak tanımlanan 10-12 yaş aralığındaki kullanıcı grubuna yönelik ilginin arttığına dair ifadeler yer aldı. Eski bir ürün yöneticisinin yazdığı bir e-postada, şirket genelinde hedefin “gençlerin toplam geçirdiği süre” olduğuna ilişkin ifadeler bulunduğu aktarıldı. 2018 tarihli bir pazar analizinde ise ABD’de en yüksek elde tutma oranına sahip yaş grubunun “tween” kullanıcılar olduğu tespitine yer verildi. Öte yandan, Zuckerberg’in eski danışmanı Nick Clegg’in kaleme aldığı bir e-postada Instagram’ın yaş gerekliliklerinin fiilen uygulanmasının zor olduğuna dikkat çekildiği belirtildi.
Davacı avukatları, Instagram’ın mevcut yaş altı kullanıcı sorununa yönelik kapsamlı adımları ancak Ağustos 2021’de, kullanıcıların doğum tarihi girmesini zorunlu hale getirmesiyle attığını savunuyor. Meta ise yeni kullanıcılar için yaş bilgisinin 2019’dan itibaren talep edildiğini ifade ediyor. Her ne kadar şirket son yıllarda ebeveyn denetimleri ve gençlere yönelik koruma araçlarını devreye almış olsa da, şirket içi belgelerde Instagram’ın ABD’de ve küresel ölçekte aylık aktif genç kullanıcı sayısında en büyük platform olma hedefinin sürdüğü görülüyor.
Dava süreci, sosyal medya platformlarının tasarım tercihleri ile gençlerin ruh sağlığı arasındaki ilişkiye dair daha geniş bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Bunun yanında, ABD’de ve Avrupa’da düzenleyici kurumların çocukların çevrim içi güvenliği konusunda daha sıkı kurallar üzerinde çalıştığı biliniyor.







